bubblethepoet

bubblethepoet
ben atlara ve uzaklara hayrandım
Masa da masaymış ha
Adam yaşama sevinci içinde Masaya anahtarlarını koydu Bakır kâseye çiçekleri koydu Sütünü yumurtasını koydu Pencereden gelen ışığı koydu Bisiklet sesini çıkrık sesini Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu Adam masaya Aklında olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta İşte onu koydu Kimi seviyordu kimi sevmiyordu Adam masaya onları da koydu Üç kere üç dokuz ederdi Adam koydu masaya dokuzu Pencere yanındaydı gökyüzü yanında Uzandı masaya sonsuzu koydu Bir bira içmek istiyordu kaç gündür Masaya biranın dökülüşünü koydu Uykusunu koydu uyanıklığını koydu Tokluğunu açlığını koydu. Masa da masaymış ha Bana mısın demedi bu kadar yüke Bir iki sallandı durdu Adam ha babam koyuyordu. Edip Cansever
Şiir
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Beklenmedik, hem de akla, mantığa şiddetle aykırı bir biçimde yolundan alıkonmuş bir insanın kendi basit inancından şüpheye düşmesi görülmemiş bir şey değildir. Böyle bir durumda insan, çok tuhaf da olsa, karşı tarafın haklı ve mantıklı olabileceğini düşünmeye başlar. Dolayısıyla, çevrede olayın dışında duran başka birileri varsa, kendi duralamış düşüncelerine destek vermeleri için onlara başvurur. "Hindi," dedim. "Ne diyorsun bu olana? Ben haklı değil miyim?" “
Edebiyat ve Psikoloji
SOKRATES: “Bilge biri olmalı! Benim cehaletimi ve yaşıtlarını yoldan çıkardığımı fark eder etmez, anasına koşan bir çocuk gibi gidip beni kente şikâyet etmiş. Siyasetle ilgilenmeye en doğru yerden başladığını kabul etmek zorundayım. Çünkü siyasete, olabildiğince iyi yetişmelerini sağlamak üzere gençlerden başlanmalıdır. İyi bir çiftçinin önce körpe fidanlarla, sonra diğer ağaçlarla ilgilenmesi gibi!”
Felsefe
“Bugün bir resim yapmaya karar vermişti, bir şeyler bulmalıydı. Ama öyle rastgele bir şey değil. Aslında çirkin ve iğrenç de olsa, güzelleştirebileceği bir şey... Çünkü sanat, yeryüzünde ve insanların içinde olup bitenleri, çöplükle sarayı aynı hakikatten uzak ve güzelleştirici örtüye bürüyen ay ışığı gibi, tatlı bir yalan bulutunun arkasından göstermeye mecburdu, sanat eserinden faydalanabilecek durumda olanlar, her şeyden önce avunmak, oyalanmak istiyorlardı; sanatkârın ekmeği de işte bu tatlı rüya meraklılarına bağlıydı, yoksa kömür kayığında yüzükoyun yatan yırtık zıpkalı Bartın uşağına değil.”
Kitap Alıntısı
“Acı çekmek, ister fiziksel olsun ister duygusal, hayvanlar âleminin en büyük eğiticisidir.”
Nöropsikoloji