Mahkeme Başkanı: Nerede tahsil ettiniz Şeyh Said Efendi?
Cevap: Muş'ta, Malazgirt'te, Palu'da tahsil ettim.
Başkan: Oralarda nerede tahsil ettiniz, medresede mi okudunuz, kimlerden ders aldınız?
Cevap: Evet, medreselerde okudum. Palu'da Amcam Şeyh Hasan'ın yanında okudum. Muş'ta Fakı Mehmed Emin Efendi, Malazgirt'te Abdülhâkim ve Hınis'ta da Musa Efendi'nin yanında okudum.
Başkan: Ne okudunuz Şeyh Efendi?
Cevap: Envar, Muharrer, Nahiv, Sarf, Mantık, Meani, İstiare, Beyan, Bedii, Akâid gibi şeyler okudum.
Başkan: İstiare dediniz, ne demektir?
Cevap: İstiare benzetileni terk etmek, istiare kaynaktır. Sarf sorusunu sorarsanız.
Başkan: Akâid de okudunuz, değil mi?
Cevap: Evet, Akâid de okudum.
Başkan: İsyan hareketlerini siz nasıl düşündünüz, nasıl buldunuz, sizi teşvik eden oldu mu veyahut ilham mı geldi?
Cevap: Hâşâ, ilham gelmedi. Kitaplarda gördük ki "Hükümdar ne zaman şeriatın kararlarını uygulamazsa ayaklanma vaciptir." (diyor). Hükûmete şeriat meselesini anlatmak istedik. Hiç olmazsa bir kısmının uygulanmasını talep edecektik. Allah Teâla'nın kaderi beni bu işe düşürdü. İçine bir düştüm, bir daha çıkamadım.
Başkan: Buyurdunuz ki fıkıh kitapları Hükümdar şeriattan saparsa ayaklanma vaciptir (diyor). Bunun hiçbir şartı yok mu, Şeyh Efendi?
Cevap: Bunun şartı nedir? Şartını bilmiyorum. Şeriata göre vaciptir (diye) biliyorum.
Başkan: Bu hâlin Hükümdardan olduğunda bir Müslüman isyan mı eder?
Cevap: Benim de niyetim böyle değildi, mecburen oldu. Sapma yok; şeriatın kurallarını uygulamazsa dedim.
Başkan: Siz gayeniz demek ki (isyanın) şeriattan kaynaklandığına hükmettiniz. Ondan ayaklandınız öyle mi? Şeyh Efendi, ayaklanmanızın gerekçesi neydi?
Cevap: Kitap, ayaklanma vaciptir, diyor. Şeriatı