72 sayfalık bu minicik, mütevazi kitap içinde çokça hayat öğretileri bulabileceğiniz bir hazine sandığı gibi.
Kitabımızın anlatıcısı, adı hiçbir sayfada geçmeyen Fransız bir iş adamı.
Çin’e iş gezisi için gelen anlatıcımız, kaldığı otelin tuvaletlerinin temizliğinden sorumlu Bayan Ming ile tanışıp onunla ayak üstü bir sohbete başlar.
Bu yaşlı kadının anlattıklarının çoğunun yalan olduğunu düşünmesine rağmen onunla olan sohbetlerinden bir türlü vazgeçemez.
Çin’de tek çocuk yasası vardır, birden fazla hamile kalan kadınlardan bebeklerini düşürmeleri istenmektedir. Buna rağmen Bayan Ming 10 tane çocuğunun olduğunu söyleyince, “Bu nasıl mümkün olabilir ki?” Sorusu hem anlatıcımızın hem de okuyucunun aklından sıklıkla geçiyor.
Çocuklarının hepsine ait teker teker hikayeler anlatması, okuyucuyu keyifli, merak uyandırıcı sohbetlerin içine çekiyor.
Bu anlatıların içinden yaşama dair pek çok ders çıkarmak mümkün. Konfüçyüs öğretilerini de hikaye ile harmanlayan yazar ortaya tadından yenmez bir eser çıkarmış bana göre.
Bu kitabın bende bıraktığı en büyük etki, gerçeğin eğilip bükülebileceği ve hatta bunu zaman zaman yapmanın ruh sağlığımız açısından önemli olduğu, mutlu olabilmek için gerçeklerin şekil değiştirmesinin bir sakıncası olmadığını anlayabilmek oldu.
Hakikat, bizim en hoşumuza giden yalanın ta kendisidir.
Uzunca bir öykü ya da novella olarak sınıflayabiliriz bu kitabı. 2 saat içinde rahatlıkla okuyup bitirebileceğiniz kadar akıcı bir dili var.
Dünyanın gerçekleri ile boğulanlara önerimdir.
Keyifli okumalar