Ekoloji bu yüzden önemlidir ve bu sadece felsefi bir önem değildir. Hepimiz ekolojiyle yakından ilişki içerisindeyiz ve geleceğimiz ona bağlı. Kaplanların yeryüzünden silinmesi berbat bir trajedi olsa da, balarılarının ve polen yayan diğer böceklerin neslinin tükenmesi tam bir felaket olacaktır: Ekinlerimiz yetişmeyecek, milyonlarca canlı hayatını kaybedecektir. Bunun başka yolu yoktur: Hayvanlara ve bitkilere, onlara hayran kalmak ve üzerine hayallere dalmaktan çok daha önemli sebepler yüzünden ihtiyaç duyarız.
Ekosistem ne kadar zenginse, ne kadar fazla türe ev sahipliği yapıyorsa, değişime o kadar dayanıklıdır, hareket alanı o kadar büyüktür. En nihayetinde tüm ekosistemler birbiriyle bağlantılıdır. Bu yüzden vahşi doğaya her açıdan dikkatle yaklaşmak ve onu desteklemek bizim yararımıza olacaktır. Yine de günün birinde eşyalarımızı toplayıp dünyayı terk etmek zorunda kalabiliriz. Stephan Hawking böyle düşünüyordu ve bir şeyler bildiği inkar edilemez. Ancak bunun kadar muhteşem bir gezegen bulmamız zor olacaktır.
Yaşamlarımız doğayla daha uyumlu olsaydı, muhtemelen kendimizi onun sıcağından ya da soğuğundan bu kadar koruma gereği hissetmez, tıpkı bitkiler ve dört ayaklıların yaptığı gibi, onu daimi bakıcımız ve yarenimiz olarak görürdük.