SudeŞahin

SudeŞahin
@butimarslibrary
Instagram üzerinden bilgi dolu paylaşımlar yapıyorum.
Anadolu Üniversitesi
80 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Bu kitap ile ilgili pek bir şey söylemeyeceğim. Fragmanlar okumak istiyorsanız, bu yayını önermiyorum. Parmenides ve hayatı hakkında merak ettikleriniz varsa, internette zaten yazıyor. Bir filozofu anlamanın en iyi yolu -anlamaktan anladığımıza bağlı- onun yazdıklarının üzerine yazılanları okumak değildir. Sizin onun hakkında okuduklarınızı anlayarak, onun hakkında ne kadar anlatım yapabileceğinize bağlıdır. Sevgili Kaan Ökten, kitabın içerisine kendi yorumlarını ve sözlük niteliğinde açıklamalarda bulunmuş. Bu sizin için iyimser bir açıklama ise mutlaka alınız. Lakin benim gibi okumak istediklerinizin arasına farklı görüşler sızıyorsa, sinirden kitabı fırlatabilirsiniz. Ben öyle yaptım. Parmenides ve görüşleri sadece 15-20 sayfa. Kitabın geri kalanı Ökten’e ait. Kitabın üzerinde yazan, ‘Notlandıran’ kelimesini suyun sızmasından korkar gibi yazmışlar. Okur bunu daha net görmeli. Kararını öyle vermeli. Demek istediğimi daha iyi anlamışsınızdır. Emeği için minnettarım, bir işi yapmadan konuşmak kolaydır. Geceler ve gündüzler katmıştır bu sayfalar için lakin benim öğrenme arzuma ters bir durum. Parmenides çoğu filozof gibi yazılarına ulaşabileceğimiz bir düşünür değil. Günümüze gelen tek şiiri var, onu da bu kitapta görüyorsunuz. Yakın zamanda Platon’un diyaloklarına göz atacağım.
Felsefe
FragmanlarParmenides · Alfa Yayınları · 0329 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
Kitabın çevirmeni Ahmet Aydoğan’a derin minnetlerimi sunmakla birlikte, ilk defa bir kitabın giriş sayfalarını çekinmeden okudum. Türkçesine aşık olunur, yermelerine hak vermeden duramazsınız. Şöyle başlıyor sunuş sayfası: “Farkında mısınız ayağımızın altındaki zemin her gün biraz daha kayıyor. Tutunmak için sarıldıklarımız bir bir elimizde kalıyor. Ne yaptık da bu topraklarla bağımızı bu kadar cılız ve eğreti hale getirdik?” Keşke kitaplar yazsa, sözlükler çıkarsa. Nefesimi tutarak okumak isterim. Bu topraklardaki nadir umutlarından. Önsöz sayfalarındaki bazı cümleleri, fotoğrafları yana kaydırarak okuyabilirsiniz. Şimdi, Kant ve eğitim anlayışına gelebiliriz. Kant disipline ve ahlak anlayışının getirilerine önem veren ödevleri ile anılır. Kant, bebeklikten çocukluk eğitimine dair her adım için tespitlerde bulunuyor. İnsan eğitime ihtiyaç duyan tek varlıktır, diye başlıyor eserine. Çocuğun kundaklanmasından, okuması gereken kitap türlerine değiniyor. Çocuğa verilmesi gereken alanları ihmal etmemekle birlikte, çocuğun yalan söylediğini anladığımızda ne yapmamız gerektiğini de anlatıyor. Çocuğun yanında örümcekten korktuğunuzu aşırı tepkilerle gösterirseniz, çocuk hayatı boyunca bu korkuyu içinden atamaz. “İnsanlığın zayıflıklarının çoğu eğitim eksikliğinden değil, daha ziyade yanlış izlenimlerinden ileri gelir.” “Çocuklara erken yaşlarda çalışmanın öğretilmesinin hayati önemi haizdir. Eğer aşırı ilgiye-müsamahaya alıştırılmamışlarsa çocuklar tabiatları gereği doğal sonucu yorgunluk olan eğlenceler ve güç kullanımı gerektiren işlere düşkündürler. Tatlar yahut zevkler söz konusu olduğunda en iyi yol onların titiz olmalarına izin vermemektir, yine seçim konusu da onlara bırakılmamalıdır.” Şimdi burada bir yorum yazmak istiyorum. Çocukluğumda annem tarafından sıkı bir
Felsefe
Eğitim Üzerine (Ruhun Eğitimi-Ahlaki Eğitim-Pratik Eğitim)Immanuel Kant · Say Yayınları · 20202,109 okunma

SudeŞahin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Toplumların ve bireyin aldığı eğitimin yanı sıra, şahsın birikim odaklı sunulan yolları tercih etmesini daha doğru bulmaya başladım. Bu düşüncem günden güne eğitim alamadığım ve sorduğum sorulara cevap bulamadığım “eğitimciler” sayesinde daha fazla zihnimi tırmaladı. İktisat eğitimi almaya başladıktan sonra, gördüğüm manzaranın şaşkınlığına uğramadan, büyük bir çukura itildiğimi tekrardan anladım. Öğrenmiyordum, koro halinde çıkan sesleri dinlemek zorunda kalıyordum! “İktisat, kaderimizi gözü kapalı teslim edebileceğimiz bir bilim olarak tahayyül edilemez.” Aynı zamanda dogmatik düşüncelerin egemen olduğu eğitim sistemlerinde, öğrencinin “körlük” yanılgısına düşerek, araştırma merakının durgunlaşması hali son derece olağandır. Kitap bu konuda bir manifesto niteliğinde! Ben öğrenci olarak “öğrencilik haklarımı” savunma niyetinde bulunurken, kitabın anlatmakta direndiği konu ise; teksesli iktisat korosu! Fransa’da iktisat alanında yapılan yeni yaklaşımların önünün kesilmesi, bir grup araştırmacıyı bir araya getiriyor. Önsöz kısmında Çınla Akdere: “Türkiye’de iktisat eğitimine başlayan genç bir öğrencinin, genellikle eğitiminin üçüncü yılına kadar farklı iktisadi sorunların farklı yaklaşımlar getirebileceğini sezinleyebilmesi neredeyse olanaksızdır. Sıradan bir öğrenci, iktisat eğitimin en temel iki dersi kabul edilen mikro iktisat ve makro iktisat derslerinde edindiği bilgilerin hangi iktisatçı ya da iktisatçılar tarafından geliştirildiğini bilmez.” Kitapta, araştırmacılar muhaliflerinden gelen bir dizi iddiaya yanıt vermek amaçlı karşı tezler oluşturuyorlar. İktisat bilimi yapmanın tek yolu olduğunu, sözel bir iktisat istendiğini söyleyen araştırmacılara, karşı tartışma ve düşünme biçimlerinden bahsediyorlar. İktisat biliminin çoğulcu olması gerektiğini, çeşitli
Ekonomi
Hepsi Aynı Şeyi Söyleyecekse Bu Kadar Çok İktisatçıya Ne Gerek Var?Kolektif · İletişim Yayınları · 201823 okunma

SudeŞahin

, bir kitap okudu
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı