Yaşamak farkına varılmayan bir şeydi .
Sayfa 105 - Everest·Kitabı okuyor
Toplummuş ... Toplum , zayıfları ezer güçlüye boyun eğer. Toplum için tek önemli şey budur. Kimine iftira der toplum, kimini de recmeder.
Sayfa 91 - Everest·Kitabı okuyor
Reklam
Ve ben, ancak acıları paylaşabildiği için, çevresindekilerin acılar içinde kıvranmasını bekleyen uğursuz bir cadı gibi, kıskanıyordum hepinizi. Hayır, yalnız olmayışınızı değil, yalnız olmadığınız yalanına böylesine kalpten inanabilmenizi…
Sayfa 215 - Everest
Bilinçdışındaki kadın imgesi, arkaik ve çocuksu baskınlıkları harekete geçiren enerji yükünü üstüne almıştır. Tüm bilinçdışı içerik, ayrışmış libido ile etkinleştiğinde dış nesnelere yansıtılacağından, gerçek kadının değerinin düşmesi kötücül tutumlarla ödünlenir. O artık bir sevgi nesnesi olarak değil zalim ya da cadı olarak belirir. Geç Ortaçağın silinmeyen lekesi cadı avı, Meryem Anaya olan derin saygının artmasının bir sonucuydu.
Sayfa 76
Zübeyde Hanım:
"... iyidir, oştur, kişizadedir ama...bu kız, okumuş kız!.. " "... ani ne demişler...'erkeğin okumuşu kadı... kadının okumuşu cadı..." "... ana kısmısı, gönül gözüyle görür... öyle görürürüm ben de...Bu kız Mustafa'yı... benim çakır Mustafa'mı değil Mustafa Kemal Paşa'yı ister...mal mülk ister gibi..."
Sayfa 464
Alıntı
Cadı'nın (bilmeden) diktiği lamba Narnia ormanında gece gündüz ışıldadı, büyüdüğü yer Fener Çoraklıkları diye adlandırıldı ve yıllar sonra, bizim dünyamızdan bir başka çocuk karlı bir gecede Narnia'ya geldiğinde ışığın hala yandığını gördü.
Reklam
Reklam