hacı abi ben hiç tv seyretmiyorum ya, hep kitap okuyorum.
Haa, belki de ondan mutlusundur sen bu kadar. Cahil kaldığın için. Cehalet mutluluktur derler.
Vahdettin zaten, cahil, dünya meselelerinden uzak, ne ve nasıl düşündüğü bilinmeyen, güven duyulmayan soyuna yakışan bir Osmanlı veliahdı idi. Bırakın ülkesini yabancı bir ülkede temsil etmeyi, kendi ülkesini, Yıldız-Dolmabahçe Sarayı güzergâhı dışında, İstanbul'u ve o güzergâh üzerinde "Sen çok yaşa Padişah'ım" diyen kullarının dışında, halkını da tanımıyordu. Üstelik doğru dürüst tanımadığı halkına karşı kendisini cuma namazına giderken koruyan da, İngiliz askerleriydi.
Cehalet ancak zenginlikle bir arada bulunduğu zaman soysuzlaştırıcıdır. Sefalet ve ihtiyaç yoksul insanı sınırlar; onun işi yahut uğraşı bilgisinin yerini alır ve düşüncelerini işgal eder. Fakat cahil olan zenginler sadece zevkleri peşinde koşarak ömürlerini tüketirler ve vahşi bir hayvana benzerler; her gün görülebileceği üzere: Bunlar aynı zamanda servetlerini ve boş vakitlerini kendilerine en büyük değeri kazandıran şey için kullanmadıklarından ötürü de tenkit edilmelidirler.
"Bir insanın kendi zihnine ördüğü duvarlar, en yüksek duvarlardır. İnsanlar, gerçekleri öğrenmekten korktukları için değil, bildikleri gerçeğin hayatlarını kökten değiştireceğinden korktukları için cahil kalırlar. Konfor, hakikatin en büyük düşmanıdır."