Eğitim imkânı sağlayan bir hizmetin insanlara doğuştan hak olarak verildiğini görür gibiyim. Elde ettikleri yardımı muhtemelen yaşamlarının erken dönemlerinde elde edememiş fakirleri desteklemek için, daha sonra gelen, sayıca çoğalmış kullanıcılar için bu ilgiyi çoğaltacak bir imkân oluşturulabilir. Bu tip, karşılıksız olarak sunulacak imkânlar; pek çok insanın rahat bir şekilde, daha hızlı, daha ucuz ve okula göre daha az yan etkiyle, yoğun talep duyan yetenekleri elde etmesine olanak tanıyacaktır.
Okul sisteminin dayandığı ikinci önemli yanılsama, öğrenmenin öğretme sonunda ortaya çıktığı yolundadır. Öğretme ediminin bazı durumlarda, belirli öğrenmelere yardımcı olabileceği doğrudur. Fakat pek çok insan sahip oldukları bilgilerin çoğunu okul dışında edinmektedir.
Eşit eğitim fırsatı, gerçekten de, hem arzu edilebilir hem de uygulanabilir bir amaçtır. Fakat bunu ancak zorunlu okullaştırma ile mümkün saymak, kurtuluşu, kiliseyle karıştırmak anlamına gelmektedir.
Zorunlu eğitim kaçınılmaz bir şekilde toplumu kutuplaştırdığı gibi uluslararası kast sistemine göre dünya milletleri arasında bir sınıflamanın oluşmasına da yol açmaktadır.