Çalışmalı için, yüksek morale sahip olacağınız zamanı beklerseniz gelmez. Geldiğinde ise sizi oyalar. Harekette bereket vardır. Çalıştığınızda enerjiniz size sıkıntılarınızı unutturur. Moralsizliğinize rağmen okuyan,yazın, konusun, satın. Her şeye rağmen çalışmaya devam ederseniz sıkıntılarınızı unutursunuz. Neden Hz. Abdulkadir Geylani Canınız sıkılınca çalışın diyor sizce? Çünkü çalışmak dinlendirir.
Boş Ev – Detaylı Düz Yazı Özeti (Spoilerlı) Sherlock Holmes'un öldüğü sanılmasının üzerinden üç yıl geçmiştir. Dr. Watson, en yakın dostunu Reichenbach Şelalesi'nde kaybettiğine inanarak yaşamına devam etmektedir. Bu süre içinde Londra'da suç oranı yeniden artmış, Holmes'un yokluğu özellikle polis teşkilatında hissedilmeye başlamıştır. Bir gün şehirde büyük yankı uyandıran esrarengiz bir cinayet işlenir. Genç ve zengin aristokrat Ronald Adair, Park Lane'deki evindeki çalışma odasında başından vurulmuş halde bulunur. Odanın kapısı içeriden kilitlidir. Penceresi açıktır ancak odada herhangi bir silah yoktur. Kimsenin eve girip çıktığına dair hiçbir iz de bulunamaz. Polis olayın nasıl gerçekleştiğini açıklayamaz. Watson da merakına yenik düşerek olay yerini incelemeye gider. Kalabalığın arasında yaşlı bir kitap satıcısıyla çarpışır. Adam yere düşürdüğü kitapları toplarken Watson ona yardım eder. Olayın ardından yaşlı adam Watson'ın evine gelir ve bir anda peruk, sakal ve makyajını çıkarır. Karşısındaki kişi Sherlock Holmes'tur. Watson gördüklerine inanamaz. Öldüğünü sandığı dostu yıllar sonra karşısındadır. Holmes, Reichenbach Şelalesi'nde aslında ölmediğini anlatır. Profesör Moriarty ile boğuşurken Japon dövüş tekniklerinden yararlanarak onun dengesini bozmuş, Moriarty uçurumdan düşmüştür. Kendisi ise kayalıkların arasındaki dar çıkıntılara tutunarak kurtulmuştur. Ancak Moriarty'nin suç örgütündeki diğer üyelerinin de peşinde olduğunu bildiği için hayatta kaldığını kimseye söylememiştir. Üç yıl boyunca Tibet, Fransa ve Orta Doğu gibi birçok yerde gizlice yaşamış, suç örgütünün kalan üyelerini takip etmiştir. Holmes artık Londra'ya dönme zamanının geldiğini söyler. Çünkü Moriarty'nin en tehlikeli adamlarından biri olan Albay Sebastian Moran hâlâ serbesttir. Holmes,
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her birimiz içimizde küçük bir evren taşıyoruz, bu evren bir bilgisayarın boş sabit diski gibi bilgiyle, duygularla, deneyimlerle doldurulmayı bekliyor. Her zaman da bekleyecek çünkü zihnimiz yorulmak bilmez. Bilinç uyuduğunda da çalışmaya devam eder.
Alıntı
İrili ufaklı yirmi kadar çatışmaya katıldım. En uzun Beytüşşebab'da tabur basılınca. "800 kişi gelecekler 400 kişiyi gözden çıkarmışlar, bayrak dikecekler" diye duyum geldi. Bayrak dikmek için kimseyi sağ bırakmaması lazım. Tabur o gece basıldı. Herkes gergin. Taburdaki G3 çalışırsa, bil ki felaket... Taburda havan, top, ağır silah çalışır. G3'ler yarım saat sonra çalışmaya başladı. Çok akıllı bir tim komutanı vardı, gerçek bir asker; kıdemli üsteğmendi. Bizi o kurtardı; ondan önce Allah kurtardı. Üsteğmen girebilecekleri tek yerden ateş ettirmedi. En kritik bölgemiz orasıydı, dere yatağından olduğu gibi bütün taburu sarabilirlerdi. Bir buçuk-iki gün falan sürdü. Hiç uyumadık, taburda mermi kalmadı, beş-altı şehit verdik. Her yer kan içinde, adamın üstüne havan düşmüş, bacak parçası yerde. Duyuma göre 20-25 de karşı taraf zayiat vermiş. Bizde yaralı çoktu. O zamanın parasıyla, tabur komutanı açıkladı, 94 başları, 15 milyarlık mühimmat gitmiş o gece. O kadar kötüydü ki, mermim kalmadı. Bir de korku yaşadım, attığım silahın sesini duymuyordum. On yerden ateş ediliyor. Sağında solunda makineli varsa, yandın, hiç kafanı kaldıramıyorsun. Ben takır takır, peş peşe atıyorum. Kafama bir şey çat etti. Tüfek elimden kaydı, baygınlık geçirdim. Ne anam aklıma geldi ne babam, boştasın. Nefesim kesildi, konuşamıyo rum, kitlendim. Kendime gelir gibi olunca, baktım ölmüyorum. Teri kan zannediyorum. Kafada delik yok, korkudan on dakika kalkmadım. Beni vuruldu zannetmişler. Devam ettim, ama çok korkmuştum. Saçı ma çok düşkünüm, ne olursa olsun saçımı tararım. Elimi şöyle bir geriye attım, saç yok. Çok kötü oldum. Askerlerin çoğu öyleydi, saçları bölge bölge dökülürdü..
Sayfa 66 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı
Uykuya daldığında zihni çalışmaya devam ederdi ve şu anda da beyaz bilinmez­likte dolaşıyor, bitimsiz yollarda köpeklerle boğuşuyor, erkeklerin erkek gibi yaşadığı, zorlu işler yaptığı ve erkek gibi öldüğü rüyalar görüyordu.
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Alıntı
Alt sınıfların kas gücüyle çalışmaya devam edip daha fazlasını hayal etmemeleri için beynimizin zeki olmayı üst sınıflarla özdeşleştirecek şekilde yıkandığını söylüyor.
Sayfa 75·Kitabı okudu