9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Selamlar kitapkurtlarım. Size bir soru ile geldim. Sabah uyandığınızda veya durduk yere kendinize “Ben mi şu an hayal alemindeyim, yoksa rüyamda mı hayal alemindeydim?” diye o karman çorman düşüncelere daldığınız oldu mu? İşte böyle birkitap var elimde: Karanlık Madde. Kendi kendime rüyalarımdaki o hayatı öyle bir seviyorum ki geri dönmek istemiyorum veya hiç sevmeyip “Çok şükür benim gerçek hayatım burasıymış” diyerek can havliyle uyanıyorum. Kitabı okurken aklım sürekli bu gitgellerle ve şu soruyla boğuştu:Belki de şu an bu dünyada varolan halimiz, sadece tek bir olasılığın sonucu. Çoklu âlemlerin, farklı boyutların içerisinde bu hayatın bambaşka versiyonları aynı anda yaşanıyor olabilir. Başka bir boyutta, seçmiş olduğumuz farklı olasılıkların getirdiği bambaşka bir sonuçla, tamamen farklı bir formda hayat süren diğer “bizler” nefes alıyor olabilir. Rüyalarımızda gidip geldiğimiz, bazen kaybolduğumuz o yerler belki de sadece basit birer rüya değildir; ruhumuzun veya zihnimizin diğer âlemlerdeki versiyonlarımıza anlık birer ziyaretidir, kim bilir? O’na salat ve selam göndermiyor muyuz? İşin fizik kuralları, paralel evrenleri ya da kuantum kutuları sadece bu hikayenin bilimsel süsü. Kitap resmen bizim ihtimaller algımızla oynuyor. Kendi gerçekliğinin kıymetini bilmek ya da “ya diğer boyuttaki, diğer formdaki halim daha güzelse” diye o sarsıcı boşluğa düşmek isteyenler için harika bir yolculuk. Hikaye, kuantum fiziği profesörü olan Jason Dessen’ın etrafında dönüyor. Jason, ailesiyle mutlu ve sıradan bir hayat yaşarken bir gece maskeli bir yabancı tarafından kaçırılır. Kendine geldiğinde, hayatı tamamen değişmiştir: Artık evli değildir ve bir oğlu yoktur.Sıradan bir profesör değil, kuantum fiziğinde devrim yaratmış, imkansız bir teknolojiyi (çoklu evrenler arası
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018445 okunma
Puan vermedi·352 syf.·
2026 424. kitabı
Yahudiler ;1376'da Macaristan'dan, 1394'te Fransa'dan, 1420'de Venedik'ten ve 1470'te Bavyera'dan kovuldular, her defasında çözümü Osmanlı'ya sığınmakta buldular." Atakan Büyükdağ Tarih severler,yine Almanya Hitler ve onun doneminden yansıyanlari okuduk Kavgamız Avrupa’dan göçen Yahudi bilimadamlarının Amerika’yı tercih etmesinin ardında yatan asıl sebep neydi? Almanya’nın tarihi hiperenflasyon döneminde neler yaşandı, Hitler bu dönemi nasıl avantaja dönüştürdü? Yahudiler neden bir anda istenmeyen ırk haline geldiler? I. Dünya Savaşı’ndan sonra Macaristan’da yaşanan kızıl terörle Yahudilerin nasıl bir bağlantısı vardı? Almanya’da Hitler’i başa getiren iç karışıklıklara kimler, nasıl sebep oldular? Hitler’den önceki geçiş kabineleri nasıl engellendi? Albert Einstein’ı Almanya’dan kaçmaya zorlayan nedenler nelerdi? Einstein nasıl bir anda kendisini antisemitizmin hedefinde buldu? II. Dünya Savaşı süresince Hitler’i yenilmez kılan etkenler nelerdi, Hitler II. Dünya Savaşı’nın ilk yıllarında nasıl bu kadar hızlı ilerledi? Atom bombası adım adım nasıl ve neden keşfedildi? Yahudi bilimadamları Hitler’den intikam almak için neleri göze alabileceklerdi? Albert Einstein’ın Türkiye’ye göndermek istediği 40 Yahudi bilimadamının amacı neydi, İsmet İnönü Einstein’ın bu teklifini neden reddetti? • Türkiye’deki eğitim reformu nasıl gelişti? Atatürk, II. Abdülhamit’in yeniden açtığı Darülfünun’u neden kapattı ve İstanbul Üniversitesi neden kuruldu? Kimileri bu kavganın sonunu bilerek şeytanla anlaşma imzaladı, kimileri ise can havliyle sığındığı limanda kendisini azgın dalgalara teslim etti. Birçoğu daha sonradan pişmanlık duyacaktı ama iş işten çoktan geçmiş, koca bir millet can vermiş olacaktı. Kavgamız
Araştırma-İnceleme Siyaset-Politika Tarih
KavgamızAtakan Büyükdağ · Destek Yayınları · 2017791 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ah Ülker Abla!!!
10/10
·160 syf.··
2026 60. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
Hem benzersiz hem de fazlasıyla tanıdık biri Ülker. Kocasından şiddet görmüş, gidecek yeri olmadığından bu eziyeti yıllarca sineye çekmiş bir kadın. Derken, bir gece evini terk eder. Yeni bir yaşam alanı ararken can havliyle bir hastaneye sığınır ve orada kalabilmek için kimsesiz insanlara refakatçilik etmeyi iş edinir. "Ağlayanın bir, gülenin bin derdi var," diyen Ülker... * *arka kapak
Ülker AblaSeray Şahiner · Everest Yayınları · 20213,434 okunma
Spoiler Allert!
Puan vermedi·290 syf.··
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 00:34
Pirandello'nun Biri, Hiçbiri, Binlercesi eserini incelerken mikro-kozmos sosyoloğu Erwing Goffman'ın damga kitabından faydalanmıştım. Söz konusu incelemede Goffman'ın Günlük Hayatta Benliğin Sunumu eseri ise bir değini düzeyinde yer bulmuştu. Anlaşılan o ki, Pirandello ile Goffman arasındaki bu paralellik, muhtelif eserlerde de devam ediyor. Zira bu kitap (aslında tahmin ettiğim üzere) bir "Günlük Hayatta Benliğin Sunumu" eseri. O halde önce Goffman. Günlük Hayatta Benliğin Sunumu eserinde Goffman, failler arası sosyal ilişkilerin karşılıklı etkileşimle biçimlenişini tiyatro metaforu üzerinden modeller. Buna göre bir tiyatroda olduğu gibi sahnenin kurgulanışı, aktörün sahnede performans sergilemesi, aktörün belirli roller için belirli personalardan oluşan bir envanterden faydalanması ve perde önü ve arkasındaki benlik değişimleri, günlük ilişkilerimizde benzer bir formülasyon aracılığıyla devamlı inşa ve biçimlenmelerle oluşturulur. Bu inşa karşılıklı bir oyun (play) mutabakatı temelinin üzerinde yükselir. Yani öznel ve öznelerarası kabullere dayanır. En başından kurgulayacak olursak, X kişisi A sayıda sosyal düzlemde sahneye çıkmak zorundadır. X kişisi kendi evi içerisinde bir baba, işyerinde bir usta, kahvehanedeki oyun ekibinin bir üyesi, üye olduğu kültürel etkinlikte bir katılımcıdır. Failin (X) sosyal ilişki kurduğu A sayıdaki her düzlem bir sahnedir ve fail her sahneye karşılıklı beklenti ve kabullerle oluşturulmuş bir rolün gerektirdiği personasıyla(maskeyle) iştirak eder. Evde otoriter yönetici, işte çalışkan usta, kahvehanede matrak dost, kültür faaliyetinde bir entellektüel olma gerekliliğine dinamik ve yarı belirlenmiş bir senaryo içerisinde karşılık vermeye çalışır. Tüm bu süreçler, perde arkasındaki hazırlıklar ve perde önündeki icralar arasında kişi
Edebiyat
Mattia Pascal Sahiden Yaşadı mı Yaşamadı mı?Luigi Pirandello · Everest Yayınları · 2015293 okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 00:00
️ Salveeeeeeeee 🪽 ​Hizmetçi serisiyle hayranı olduğum bu yazarın dünyasına, şimdi de Mahkûm ile devam ediyorum. Kesinlikle Freida McFadden’ın kalemine Mahkûm oldum diyebilirim bu kitap yazarın en beğendiğim eserleri arasında yerini çoktan aldı bile... Gelelim Konusuna; ​Brooke Sullivan için hayat, 11 yıl önce yaşanan o travmatik geceden sonra hiçbir zaman eskisi gibi olmadı. Ekonomik zorunluluklar onu doğup büyüdüğü kasabaya geri getirdiğinde, kendini yüksek güvenlikli bir cezaevinde hemşire olarak çalışırken buluyor. Ancak bu sadece bir iş başlangıcı değil; çünkü orada, bizzat kendi ifadesiyle müebbet hapse mahkûm ettirdiği lise aşkı Shane Nelson ile karşı karşıya geliyor. ​ ​Brooke’un dünyası; biricik oğlu Josh’a olan sonsuz sevgisiyle, geçmişten gelen tanıdık yüzlerin yarattığı o huzursuzluk arasında sıkışmış durumda. Bir yanda güven veren Tim, diğer yanda ise nefesini ensesinde hissettiği Shane... ​Brooke geçmişte ondan can havliyle kaçmış, onun bir canavar olduğuna inanmıştı. Peki ya şimdi? Shane bambaşka bir hikaye anlatırken, Brooke bildiği her şeyi sorgulamaya başlıyor. İnsan hafızasına ne kadar güvenebilir? En büyük tehlike, aslında en güvendiğimiz kişinin arkasına mı saklanıyor? ​ ​Özellikle kitabın sonlarına doğru taşlar öyle bir yerine oturuyor ki, yazarın kurguyu en baştan nasıl ilmik ilmik işlediğini net bir şekilde görüyoruz. Başlangıç ve bitiş arasındaki o görünmez bağ, hikayeye bambaşka bir derinlik katmış. ​Dürüst olmak gerekirse; yazarın tarzına ve olayları bağlama şekline artık o kadar hakim olmama rağmen beni yine şaşırtmayı başardı. Olayların nereye evrileceğini çok önceden hissettim ama bu kadarını beklemiyordum. McFadden’ın o sürükleyici dünyasında Brooke’un mücadelesine eşlik etmek güzel bir deneyimdi. ​Kitapla Kalın #okurdunyasiiyorum
MahkûmFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20242,708 okunma
10/10
·252 syf.··
2024 56. kitabı
·
252 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2024 00:00
Ortadoğu'nun bu kadim anlatıları, salt egzotik ve fantastik serüvenler olmanın ötesinde, Asyatik üretim tarzının ve despotik Doğu devlet geleneğinin kültürel bir anatomisidir. Hikâyelerdeki bitmek bilmez tüccar maceraları, altın hırsı ve mutlakıyetçi halifelerin keyfi kararları, tefeci-bezirganlığın toplumsal dokudaki o amansız iktisadi hakimiyetini resmeder. Kadın zekâsı ve kurnazlığı üzerinden kurulan hayatta kalma kurgusu, Şehrazat'ın şahsında, katı ataerkil ve köleci bir düzende ezilenlerin geliştirdiği sessiz ama can havliyle yapılmış bir direniş taktiğidir. Bu ciltteki masallar, zenginlik ile sefaletin iç içe geçtiği köleci-feodal Doğu toplumlarının sınıf çelişkilerini, saray entrikalarını ve yoksulların çaresizliğini bilinçaltı bir dışavurumla gözler önüne serer. Tarihsel maddeci bir gözle okunduğunda, masalların büyülü dünyası aslında kendi coğrafyamızın o acımasız rant, ganimet ve iktidar ilişkilerinin şifrelerini barındıran devasa bir sosyolojik laboratuvardır.
1000Kitap
Binbir Gece Masalları 3Anonim · Afa Yayınlar · 199233 okunma