Pirandello'nun Biri, Hiçbiri, Binlercesi eserini incelerken mikro-kozmos sosyoloğu Erwing Goffman'ın damga kitabından faydalanmıştım. Söz konusu incelemede Goffman'ın Günlük Hayatta Benliğin Sunumu eseri ise bir değini düzeyinde yer bulmuştu. Anlaşılan o ki, Pirandello ile Goffman arasındaki bu paralellik, muhtelif eserlerde de devam ediyor. Zira bu kitap (aslında tahmin ettiğim üzere) bir "Günlük Hayatta Benliğin Sunumu" eseri. O halde önce Goffman.
Günlük Hayatta Benliğin Sunumu eserinde Goffman, failler arası sosyal ilişkilerin karşılıklı etkileşimle biçimlenişini tiyatro metaforu üzerinden modeller. Buna göre bir tiyatroda olduğu gibi sahnenin kurgulanışı, aktörün sahnede performans sergilemesi, aktörün belirli roller için belirli personalardan oluşan bir envanterden faydalanması ve perde önü ve arkasındaki benlik değişimleri, günlük ilişkilerimizde benzer bir formülasyon aracılığıyla devamlı inşa ve biçimlenmelerle oluşturulur. Bu inşa karşılıklı bir oyun (play) mutabakatı temelinin üzerinde yükselir. Yani öznel ve öznelerarası kabullere dayanır.
En başından kurgulayacak olursak, X kişisi A sayıda sosyal düzlemde sahneye çıkmak zorundadır. X kişisi kendi evi içerisinde bir baba, işyerinde bir usta, kahvehanedeki oyun ekibinin bir üyesi, üye olduğu kültürel etkinlikte bir katılımcıdır. Failin (X) sosyal ilişki kurduğu A sayıdaki her düzlem bir sahnedir ve fail her sahneye karşılıklı beklenti ve kabullerle oluşturulmuş bir rolün gerektirdiği personasıyla(maskeyle) iştirak eder. Evde otoriter yönetici, işte çalışkan usta, kahvehanede matrak dost, kültür faaliyetinde bir entellektüel olma gerekliliğine dinamik ve yarı belirlenmiş bir senaryo içerisinde karşılık vermeye çalışır.
Tüm bu süreçler, perde arkasındaki hazırlıklar ve perde önündeki icralar arasında kişi