Kim susturabilir bizim türkümüzü, kim?
Biz ki bu hasreti,
Semahların seyrinden alıp gelmişiz,
Biz ki onu sitemkâr anaların
Kirpiğinden derlemişiz;
Süzülsün de acının derin izler bıraktığı
Gül yanaklardan,
Yere dökülsün istememişiz!
Bizim türkümüzü rüzgâr söyler her gece.
Ay vurdukça parıldar,
Gün doğdukça hız alır.
Nevruz ateşleriyle sağaltarak
Çırpınan yarasını,
Can havliyle, kardaş,
Kan içinde bir kartal gibi,
Vadilere saldırır!
Türkülere ilişmeyin!
Türküler nehirdir, gecenin bağrına akar.
Fazla eşelemeyin kardaş;
Taşınca ne siperler kalır,
Ne dev barikatlar...
Deşmeyin diyorum...deşmeyin
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Mutsuz bir fedakar olmaktansa, mutlu bir bencil olmayı tercih ederim. Evet, belki de bencilce davrandım ve her şeyi arkamda bıraktım. Ama nefes alamıyordum; boğulan birinin can havliyle suyun üzerine çıkmaya çalışması bencillik sayılabilir mi?"
Kimse kimseye çok da bilerek zarar vermi-yor. Herkes ilkin kendini düşünüyor sadece. Ve sonra bir tür can havliyle birbirinin omuzlarına basıyor, birbirinin omuzlarında yükselmeye çalışıyor. En çok da kendisine yardım etmeye çalı-şanların, en yakınlarının... Niyeyse kimsenin aklına el ele tutuşup denizden birlikte çıkmak gelmiyor. Bunu daha çok kereler görecek Fidan.
Bireysel çıkarlarımız ve umutlarımız, uğruna yaşamaya değer görünmediğinde, hayatı yaşamaya değer kılacak şeyi kendi dışımızda aramaya şiddetle ihtiyaç duyarız. Kendini adamanın, sadakatin ve manevi teslimiyetin her çeşidi esas itibariyle, ziyan olan beyhuda hayatlarımıza değer ve anlam verebilecek bir şeye can havliyle sarılmamızdandır.