Aday, (Candidate) Arkadaşlarının önerisiyle, kendi kişisel çı­karlarını kamu çıkarlarına feda etmeye gönülsüzce razı olan kimse. Aday (candidate) İngilizce'de eskiden beyazı ifade eden "candid" (içten, samimi) ve "candy" (şekerleme) keli­melerinden türemiştir. Eskiden bu sözcüğün, bir adayın be­yaz oy pusulasıyla seçilmesi biçimindeki Atina yöntemine göndermede bulunduğu düşünülüyordu; ancak, daha sonra o meşhur filolog Profesör Ned Townsend'in araştırmaları, bu sözcüğün, siyasi beklentiler içinde olan kimsenin dalkavuk­luk yapma alışkanlığının varlığının bir delaleti olduğunu gösterdi.
Sayfa 15 - Omega yayınları, pdf
"Candy başını salladı. 'Curley buraların patronunun oğlu, o yüzden hep haklıdır. Buralarda işler böyle yürür. Güçlüysen, her zaman haklısındır.'"
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yüzünde eğlendigini belli eden bir ifadeyle süzdü kız on- Bir şey çok tuhaf biliyor musunuz?" dedi. "Bir adamı yalnız yakaladığımda onunla çok iyi anlaşıyorum. Ama ne zaman iki kişi oluyorsunuz işte o zaman ağzınızdan laf ala-mıyorum. Çok tuhaf değil mi bu durum sizce de?* Tırnakla-nını ovuşturmayı kesip ellerini beline koydu. "Birbirinizden korkuyorsunuz, asıl mesele bu. Biri sizin için kötü bir şey söyleyecek diye hepinizin ödü kopuyor." Bir anlık sessizlikten sonra Crooks konuşmaya başladı: "Kendi evine gidersen şimdi çok seviniriz. Başımızın belaya girmesini istemiyoruz biz." "Niye başınız belaya girsin ki ben buradayım diye? Arada bir canım biriyle sohbet etmek isteyemez mi yani? Bütün gün o evde kapalı kalmak zorunda mıyım ben?" Candy yumru şeklindeki bileğini dizine koyup sağlam eliyle yumuşakça ovmaya başladı. Suçlayan bir ses tonuyla konuştu: "Senin bir kocan var. Başka erkeklerle takılıp onların başına bela açma." Kız sinirle parladı birden. "Tabii ki bir kocam var. Hepiniz tanıyorsunuz onu, öyle değil mi? Ne harika biri, öyle değil mi? Bütün gün sevmediği adamlara neler yapmayı planladığını anlatan biri. Sevdiği tek bir kişi de yoktur. O küçücük evde oturup Curley'nin nasıl iki sol yumruk çakıp sonra da sağını indireceğini mi dinlemek zorundayım ben bütün gün? 'Bir-iki' diye anlatıp durur. 'Bir sol, sonra bir sağ, adam yerde." Konuşmayı kesti, öfkesi geçmişti, merakla sordu: "Hem siz söylesenize bana, Curley' nin eline ne olmuş?" Odaya rahatsız edici bir sessizlik çöktü. Candy yan gözle Lennie ye baktı. Sonra öksürdü. "Şey ... Curley ... elini makineye kaptırdı hanımefendi. Parçalandı eli."
«Yine de, Geronima, Sanchez ve Candy, hepsi acı çekmiş, acı çekerken başkalarına da acı çektirmiş insanlardı ve Gordon onlara ömür boyu acı çektirmenin adalet anlamına geldiğini düşünmüyordu. Eski acılara yenileri eklenmiş oluyordu ve ölen hiç kimsenin yeniden hayata döndüğünü duymamıştı Gordon.»
Sayfa 269
Edebiyat
«Yaptığı kurallara aykırı olduğundan değil, hemen hiç zahmete girmemişti ama kadın ağlayarak hayatı boyunca kimseden böyle bir iyilik görmediğini söylemişti. Durumu düzeltmenin tek yolu başkalarına da iyilik yapmaktı, böylece Candy'nin azizi olmaktan kurtulacak, daha fazlasını vererek bu eylemi etkisiz hale getirecekti.»
Sayfa 192
Edebiyat
Sizce?
Otobüste,uçakta,vapurda,metroda, sıra bekleyenler arasında Candy Crush oynayanları mı daha çok görüriyorsunuz yoksa kitap okuyanları mı?
Sayfa 33 - Elma Yayınevi, 13. Basım: Ekim,2024·Kitabı okudu