Sercan Şimşek

Sercan Şimşek
@cansrcn
Kitapların Dünyasında Kendi Dünyasını Bulmaya Çalışan Bir Okurum.
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek Lisans
Gaziantep
95 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Gulyabani
Puan vermedi·144 syf.··
2022 4. kitabı
Bir gün Hüseyin Rahmi GÜRPINAR’a Hanımnine isimli bir okurundan mektup gelir. Bey oğlum! diye başlayan mektupta Hanımnine; yazardan cinli, perili, olağanüstü varlıklarla dolu, eğlenceli bir roman yazmasını ister ve Gürpınar bu çağrıya cevap niteliğinde bir roman yazmak için sıvar kolları, nihayetinde ortaya trajikomik bu eser çıkar. İlk başta okurunu Muhsine hanımefendi ile tanışık eder. Her şey onun iş araması ile başlar. İstanbul’da bir konakta bir tanışı vasıtası ile iş bulur. Konağın kapısından içeri girdikten sonra olaylar birbirleriyle kördüğüm olmaya başlar. Korku, gerilim sahnelerine tanık oluruz. Yazar, muazzam betimlemeleri sayesinde yaşananları bizlere okutmayıp film şeridi misali izlettirir. Muhsine bir yandan bu doğaüstü olaylara ve varlıklara alışmaya çalışırken diğer yandan da olayların iç yüzünü öğrenmeye çalışır. Tüm bunlar yaşanırken dönemin İstanbul kültürü ile ilgili birçok bilgi öğreniriz. En sonunda konağın hizmetlisi Hasan sayesinde düğümler bir bir çözülür gerçekler su yüzüne çıkar. Kitabın son cümlesini okuduğumuzda anlarız ki tüm tuhaf ve korku dolu varlıklardan daha ürkütücü ve korkulası bir varlık vardır ki o da insandır. Eseri yeşilçam filmi olarak hemen hepimiz izlemişizdir lakin kitap ile film arasında dağlar kadar fark var. Son olarak; Sayın Gürpınar iyiki Hanımnine’nin mektubuna cevap vermişsin de ortaya bu eser çıkmış.
Roman
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Sercan Şimşek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.··
2022 4. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
8.3/10 · 17,9bin okunma
Yılanı Öldürseler
Puan vermedi
Coğrafyamızın mozaik renklerini eserleriyle bize aktaran edebiyatımızın ulu çınarı,Yaşar KEMAL’in “Yılanı Öldürseler” isimli eserine konuk olduk. Kitap buram buram Anadolu ve Çukurova kokuyor. İlk sayfadan itibaren Hasan; Hasan’’ın dünyalar güzeli anası Esme sevdiceği Abbas ve belalısı Halil ile tanışık oluyoruz. Hasan küçücük yaşına rağmen töre belası ile tanışıyor ve onulmaz sıkıntıların içine sürükleniyor. Köy ahalisi dedikodularıyla, söylemleriyle; resmen küçük Hasan’ın zihnine saldırı düzenliyor ve onu uçurumun kıyısına sürüklüyor. Sırtına namus, töre, nefret gibi kavramları yüklüyor ve böylece anlıyoruz ki; toplum dünyanın en masum insanını dahi söylemleriyle korkunç bir canavara dönüştürebiliyor. Ahlaksızların var ettiği ahlak anlayışı, kurallarını namussuzların oluşturduğu namus anlayışı, hurafelerle harmanlanıp, cehaletle yoğurulunca bir anda kendimizi saçma örf, adet ve törelerin orta yerinde buluyoruz. Ataerkil bir yapıya sahip olan Çukurova köyünde insanın çok fakat insanlığın yok olduğunu görüyoruz. Yılan meteforu ile asıl yılanın toplum, söylemlerinin de ölümcül zehir olduğunu idrak ediyoruz. Ayrıca Yaşar KEMAL, öyle bir köy portresi çiziyorki dağ kekiklerinin kokusu, burnumuza kadar geliyor. Yazarımız; din ve ahlak öğretileri, kadının toplumdaki yeri, töre belası gibi toplumun kılcal damarlarına basarak incecik kitaba dünyaları sığdırmış.
Roman
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,1bin okunma

Sercan Şimşek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·504 syf.··
2022 3. kitabı
Ahmet Ümit
8.5/10 · 28,1bin okunma
Kayıp Tanrılar Ülkesi
Puan vermedi·504 syf.··
2022 3. kitabı
Polisiye romanın usta kalemlerinden olan Ahmet ÜMİT yeni eserinde okurunu Almanya’ya davet ediyor ve Berlin’de işlenen gizemli bir cinayetin kalbinin orta yerine bırakıyor. Birkaç sayfa sonra kitabın efsunu okuyucuyu fazlasıyla sarıyor ve son sayfayı okuyana kadar da rahat bırakmıyor, Kitap sadece cinayet, katil, fail gibi terimleri içeren sıradan bir polisiye roman olmaktan mitoloji kavramını da sayfalarına konuk ederek kendini soyutluyor. Yunan mitolojisi ve polisiye teriminin ustalıkla harmanlandığını görüyoruz. Bir anda Tanrı Zeus’la Kronos’la titanlarla tanışıyoruz, buram buram mitoloji kokluyoruz. Yunan mitolojisini sindirmeye çalışırken yıllar önce Türkiye’den Almanya’ya göç eden işçilerin yaşamını, Neo Nazilerin yaşam mücadelelerine tanıklık ediyoruz ve bütün bu meselelerin mitoloji ile bağdaştığını görmek okurunu kitabın içerisine iyice çekiyor. Rudolf ve Otto karekteri ile Neo nazilerle tanışıyoruz. Başkomser Yıldız karekteri ile ise yıllar önce Almanya’ya göç eden Türk vatandaşlarının oraya uyum sağlamaktaki sancıları ile yüzleşiyoruz. Yapıt bizleri Berlin’in müzelerinde, caddelerinde, kafelerinde gezdirdikten sonra Türkiye’ye yani Bergama’ya getiriyor ve Zeus’u unuttuk derken, unuttuğumuz yerden yeniden başlıyor şöyle diyor: Çağlar insanlar, medeniyetler değişse de güç, iktidar, hırs, mücadele, cinayet kavramları hep aynı kalır.
Roman
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,1bin okunma