Hak bildiğin bir yola yalnız gideceksin.
Bana bir şey göster, çökmez, yıkılmaz!
«Girilir bir sudur ölüm, çıkılmaz! Bana bir şey göster, çökmez, yıkılmaz! Bir din var ki, üstün, Allah indinde; Geçmez zaman, batmaz güneş bu dinde. Bir de Resulü var, Hakkın, gelecek; O'ndadır, pörsümez güzel ve gerçek. Keşke ümmetinden olabilseydim! Ne çare, kapımda ecel, baş eğdim.»
Sayfa 51·Kitabı okuyor
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
......... VARSA
1 Dilberi terk eyleme mihr ü vefâsı varsa Kâ’il ol incinme çek cevrin cefâsı varsa 2 Yine sensin şübhesiz dünyâ sarâyında bugün Yir yüzinün bir ser-âmed pâdişâhı varsa 3 Nûş iderler yok dimezler sâkiyâ toluları Ehl-i 'âşkun lebleründen merhabâsı varsa 4 Kimse 'aybın yüzine urma mey-i ahmer gibi Kulunun 'afv eyle şâhım ger hatâsı varsa 5 'Ayş u işret eyleyüp zevk u safâlar sürmeğe Kasr-ı dünyâya nazîr olmaz bekâsı varsa 6 Boynına alup çeker üşenmeyüp bî-çâre dil Zülfünün her bir kılında bir belâsı varsa 7 Cevrine katlanmayup niçün şikâyetler ider Sevmeyeydi dilberi Sebzî safâsı varsa
Görmeyi bilen göze dünya bir bahçedir ve çiçekler her yerdedir.
Umut bir çare değil ama galiba çareden daha büyük bir şey.
Sayfa 7 - Sia kitap
Edebiyat
Eşeğin Gölgesi Davasının Başlangıcı
Struthion, ilk geceleyeceği yere kadar bir eşek kiraladı ve yola çıktı. Eşeğin sahibi de hayvana bakmak ve onu ilk konak yerinden eve getirmek için yanında yürüyerek geliyordu. Yol açık araziden geçiyordu, mevsim de yazdı ve hava da müthiş sıcaktı. Kızgın güneşe daha fazla tahammül edemeyen dişçi, biraz dinlenebilmek ve serinlemek için gölgelik bir yer arayıp duruyordu. Ama sağda solda ne bir ağaç, ne bir çalı, ne de başka gölge yapacak bir şey vardı. Nihayet başka çare göremeyince, durdu, indi ve eşeğin gölgesine oturdu. «Hey, beyim!» dedi eşekçi, «Ne yapıyorsunuz, ne oluyor?» «Biraz gölgeye oturuyorum, çünkü güneş beynimi yakıyor» diye Struthion cevap verdi. «Ama beyim, anlaşmamızda bu yoktu! Size eşeği kiraladım, ama gölgeden söz edilmedi». «Şaka ediyorsunuz herhalde, dostum,» dedi dişçi gülerek, «elbette eşekle gölgesi beraber gider, bu böyledir». «Hayır Iason adına!» diye eşekçi dikeldi, «bu böyle değildir! Eşek başka şeydir, eşeğin gölgesi başka şey. Eşek için şu kadar para verdiniz. Gölgeyi de kiralamak isteseydiniz, söylemeniz gerekirdi. Yani beyim, ya kalkar yola devam edersiniz, ya da eşeğin gölgesi için uygun bir para ödersiniz». «Ne?» diye bağırdı dişçi, «Eşek için para ödedim, şimdi de gölgesine para ödeyeceğim, öyle mi? Bunu yaparsam üç kere eşek olayım! Eşek bütün gün bana aittir, canımın istediği zaman gölgesine otururum, canım istediği kadar otururum, karışamazsınız!». Öbürü tam bir Abderalı eşekçi soğukkanlılığıyla «Ciddi olarak son sözünüz bu mu? diye sordu. «Son derece ciddî olarak!» dedi Struthion. «O halde bey, hiç durmadan Abdera'ya dönüp hükümete çıkacağız!» dedi öbürü, «Görelim bakalım, kim haklıymış! Priapus bana ve eşeğime yardımcı olacaktır, eşeğimin gölgesini ben vermeden almaya kalkmak nasıl olurmuş göreceğiz!»
Sayfa 219 - Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları 1982 Baskısı·Kitabı okuyor