İyi dediii
“Aşk hatıraları demli çay gibidir canım, ilk bardağın tadına doyamazsın ama her hatırlayışında demliğe su çekersin, sonunda imamın abdest suyuna döner.”
Okuma-anlama-kavrama bahsinde Mithat Cemal'in ve Ömer Rıza Doğrul'un müşahede ve dikkatlerine kulak verirsek; "Akif in Sarıgüzel'deki evi... O keyifli. Çünkü bu küçük odada bu gece onu mesut edecek üç sebep var: Lamartine'in kitabı, çay semaveri, bir de kendisini anlayan biri. Onun şarlatan olmayan kütüphanesinin karşısındayım. Bu ufacık kütüphanede okunmadık tek kitap yok ve Graziella bu camsız kütüphanenin rafında kitap saflarından dışarı çıkmış, bizi bekliyor. (...) Dağ gezer gibi her adımda bir güzel köşesini gördüğüm adamın o gece bir cephesini daha görüyordum: Eserlerde ne kadar şahsî bir intihabı [seçimi] vardı; verilmiş kararlardan ayrı bir intihab. (...) Onda zaten çok 'şahsîlik' vardı, çok 'kendi' idi. Eserleri okuma tarzı bile kendisinindi. Kitabı önce toptan sonra tenkit ederek okur, dördüncü okuyuşta intihaplarını yapardı. Az eseri çok okurdu. O gece bir aralık 'bir kitabı bitirmek kolay değildir' dedi"⁸¹. "Üstad'ın ev hayatı gayet sade idi. Kendisi evde bulunduğu müddetçe vaktinin çoğunu düşünmek veya okumakla geçirirdi. Onun gibi okuyan adamlara nadir tesadüf olunur. (...) Bir eserden ne öğrenmek mümkünse hepsini öğrenmeden ve layıkiyle öğrenmeden, unutulmayacak bir halde öğrenmeden eseri bırakmazdı. Okuduğu her eseri birkaç kere okumaktan çekinmez, iyice anlamadığı her noktayı erbabına müracaat ederek layıkiyle anlamadan eseri bırakmazdı. Onun sabrına, tahammülüne şaşardım. (...) Onun Şark ve Garp muharrirlerinden okuduğu eserlerin hepsini aynı şekilde okuduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden bilgisi çok sağlamdı ve her bildiğini iyi, hem de çok iyi bilirdi.⁸²
Sayfa 65 - İstanbul Zaim Üniversitesi Yayınları
Araştırma-İnceleme
Reklam
"Aşk nedir?" "Neymiş?" "Aşk, Füsun karayolları, kaldırımlar, evler, bahçeler ve odalarda gezinirken ve çay bahçelerinde, lokantalarda ve akşam yemeği sofrasında otururken, ona bakan Kemal'in duyduğu bağlılık duygusuna verilen addır."
Sayfa 406 - Kemal ve Füsun·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir kahvede çay içip hayatı sorgularken karşıma çıkan satırlar...
İnsan ilginç bir varlık... İçin kan ağlıyorken, tüm dünya üzerine geliyormuş gibi hissettiğinde ve dertlerinle baş edemiyor gibi olduğunda bile dışarı gülücükler saçabilir; yapman gereken görevleri yerine getirebilirsin.
Sayfa 97 - Kronik Kitap, 1. Baskı, Haziran 2026.·Kitabı okuyor
Alıntı
En sevdiklerimden...
BİRİNİZ AKŞAM OLSUN Biriniz birkaç yıldız taksın gökyüzüne Biriniz çay hazırlasın Biriniz akşam olsun Biriniz çocukluğuna sarılıp kuyuya insin İçinde atların öldüğü müzik susunca Biriniz onun uzattığı şiiri okusun Ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın Biriniz akşam olsun yeniden Biriniz yağmuru dansa kaldırsın
Sayfa 40 - Muhit 1. Baskı Haziran 2026
Hayatın İçinden..Sıkan Ayakkabılar
Anam ağladı, dünyanın en belâlı şeyi sıkan ayakkabıdır, ne kıskanç kadın, ne âşık olamamak, ne evinden uzakta bir otel odasında sabahın beşinde çay kaynatıp kahvaltı edemeyerek aç açına 7:30’lara kadar üst üste rezil sigaralar içmek. Hiçbiri, sadece sıkan ayakkabılar.
Sayfa 73·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam