Yeter ki izin ver, yanında kalayım. Senin her işini görürüm, sabahları uyandırırım seni, sana çay yapar, postacının getirdiği mektupları iletirim sana, telefona bakarım, yemeğini pişiririm, her türlü sıkıntı ve üzüntüden korurum seni. Yeter ki sev beni! Yeter ki yalnız beni sev!"
"...'Hayat bazen acı olabilir, ama acı anların bile derin bir tadı olduğunu unutma. Kahveyi ilk içtiğinde ne tat aldığını anlamayabilirsin ama özenle demlenmiş bir kahvenin tadını öğrendiğinde, hayatın sırrının acının içinde saklı olduğunu anlayacaksın.'"
Şu koskoca dünyada iki kişi. Bir çay bahçesinde. İki kişi. Birbirine can olacak kadar yakın. Birbirini anlamayacak kadar uzak. İki kişi. Kimse görsün istemiyorlar kendilerini. Kimse seslenmesin. Kendileri konuşacak. Konuşmak hiç bu kadar sessiz olmayacak.