Çin devleti, zaman zaman güncellediği bazı genelgelerle, aşağıdaki belli başlı fiilleri “radikallik belirtisi” olarak ilan ediyordu: •​İslam’a uymayan şeyleri dışlamak ve kötülemek •​Dindarlarla dini konularda tartışmak •​Şincan bölgesinde İslam öncesinde yaşanmış dinleri eleştirmek •​Uzun sakal bırakmak •​Başını veya yüzünü tamamen örtmek •​Dini kıyafetleri almak, satmak veya hazırlamak •​İçki ve sigarayı aniden terk etmek •​Dükkânlarda satılan mallar arasında “haram” ve “helal” ayrımı yapmak •​Müzik, dans, spor vb. faaliyetleri “İslam dışı” saymak •​Düğün ve diğer törenlerde dans etmemek •​Kadınlarla tokalaşmamak •​Çocuklarını resmi eğitim kurumlarına göndermemek •​Restoran ve lokantaları Ramazan ayında kapatmak •​İkamet ettiği yeri devletten izinsiz terk ederek başka bir şehre yerleşmek •​Evlerde normalden fazla yiyecek stoklamak •​Evlerin avlularına gizli geçitler inşa etmek •​Evlerde nüfus sayısından anormal derecede fazla yatak ve yorgan bulundurmak •​Mahallelerde evlere yabancıların girip çıkması •​Çocukların belli evlerde düzenli şekilde toplanması •​Küçük çocukları dine ve ibadete zorlamak •​Türkçe, Arapça veya Urduca öğrenmek ve öğretmek •​Cep telefonunda resmi olarak izin verilmeyen uygulamalar kullanmak •​Dini nikâhla evlenmek Bazı resmi belgelerde sayısı yetmiş beşe kadar çıkarılan bu "semptomlardan" herhangi birini gösteren bir Uygur, doğrudan doğruya "eğitim kampına" sevk ediliyordu.
Herşey keyfî bir irade üstünde devam etmiş.
İlkini bir yıl sonra reddettiği dört karısı vardı. Sayısız cariyesi, "ikinci dereceden evlilikler" olarak anılırdı. Kızları hiç evlenmedi çünkü o bir aile babasıydı ve onlardan ayrılmaya dayanamazdı, ama her şekilde normal bir yaşam sürme­lerine izin verdi. Ve defalarca büyükbaba oldu. Tüm bunlara Kilise yaşamı boyunca hiç ses çıkarmadı. Bu pek de garip değildi çünkü Kilise'nin hiç bu kadar güçlü ve aynı zamanda bu kadar sadık bir dostu olmamıştı.
Kitap Alıntısı
Reklam
2019 tarihli bir Business Insider makalesi, Apple, Google, hatta açıkça çocuk hedefli Snapchat (!) uygulamasının kurucuları ve CEO'ları da dahil olmak üzere çok sayıda büyük Silikon Vadisi yöneticisinin kendi çocuklarının evde ekran başında geçirdikleri süreyi sınırlamak için birbiriyle uyumlu tedbirler aldıklarını detaylıca açıkladı: Anlaşılır bir şekilde, Apple CEO'su Steve Jobs, küçük çocuklarının o zamanlar yeni piyasaya sürülen iPad ile oynamasını yasaklamıştı.
Müslüman olarak ortadaki yanlışın fiilen giderilmesini sağlayacak davranışta bulunmak, yani elimizle kötülüğe engel olmak yükümlülüğü altındayız. O yüzden çağımız her ne kadar münâfıklığın âdeta bir normal olay gibi algılandığı bir çağ ise de biz çağımıza uymak zorunda değiliz. Kendimizi şartlarım esiri gibi hissediyorsak bu çok önemli bir şey. İnsanlar dünyanın bir şekle girdiğini ve artık buradan bir geri dönüş olamayacağını, hiçbir şeyin eskisi kadar sıhhatli ve saf duruma avdet edemeyeceğini düşünerek kötülükleri hızlandırıyor ve kötülüklerin kat be kat artmasına sebep oluyorlar. Bu yüzden münafıkların münafıklığının teşhis edilmesi Müslümanların bir şekilde görevi haline gelmelidir.
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Radikallik belirtileri ve tedavi yolları
Çin devleti, zaman zaman güncellediği bazı genelgelerle, aşağıdaki belli başlı fiilleri radikallik belirtisi olarak ilan ediyordu Islamia uymayan şeyleri dışlamak ve kötülemek Dindarlarla dini konularda tartışmak Sincan bölgesinde Islam öncesinde yaşanmış dinleri eleştirmek Uzun sakal bırakmak Başını veya yüzünü tamamen örtmek Dini kıyafetleri almak, satmak veya hazırlamak İçki ve sigarayı aniden terk etmek Dükkanlarda satılan mallar arasında "haram" ve "helal" ayrımı yapmak Müzik, dans, spor vb. faaliyetleri "Islam dışı" saymak Düğün ve diğer törenlerde dans etmemek Kadınlarla tokalaşmamak Çocuklarını resmi eğitim kurumlarına göndermemek Restoran ve lokantaları Ramazan ayında kapatmak İkamet ettiği yeri devletten izinsiz terk ederek başka bir şehre yerleşmek
Sayfa 157·Kitabı okudu
Kötülük ortalama iyiliğin yokluğudur. Bu iyiliğe çokça alıştığımız için algısal olarak şoke oluruz. Mesela insanların çocuklara iyi davranmasına alışmışızdır. Zira burada normal olan merhamettir. Epstein Adası'nda Siyonistlerin çocuklara yaptıkları muameleleri görünce şok oluruz ve "dünya kötülüklerle dolu" deriz. Oysa Epstein, şeytanlaşmış insanlara mahsus bir adaydı ve bu yüzden gördüklerimiz biz sıradan insanlara garip gelmişti. Dünya kötülüklerle dolu değildi, hakim duygu iyilikti. Eğer dünya kötülüklerle dolu olsaydı insanlar Epstein adasına değil, evladına merhamet eden annelere şaşırırdı.
Reklam
Reklam