İnsan, annesinin öldüğü gece de üşüyordu. Artık birlikte üşüyemeyeceklerdi. Annesinin oturduğu koltukta sanki kocaman bir delik vardı artık. Sanki bir duvar yıkılmıştı: gerisinde bu büyük ve karanlık ve ürkütücü boşluğun bulunduğu bir duvar. Bu duvar korumuştu onu yıllarca karanlıktan.
Aslında her şey o oyuna göreydi artık; keçi sakallı, dilsiz bir kurban gibi gidip koltuğa oturmuş, berber usturalardan birini seçip ayırmış, çırak da beyaz bir örtüyü adamın boynuna bağlayıp uçlarını (kan sıçramasın diye mi nedir) dizlerinin üstüne çekmişti.
W. BUTLER YEATS'TEN POLİTİKA
"Zamanımızda, insanlığın yazgısı,
politika bağlamında belirlenir.1
T. Manr
O kız dururken orda,
Ne umurum
Ispanya veya Macar'da
Çook nâzikmişse durum!
Beyleri, mecbur, dinliy'ceksln,
Biri allâme bir hoca,
Öbürü devrânı devreden
Usta bir politikacı.
Belki de dedikleri essah
Harp Tehlikesinde ama,
Şimdi genç olacaktım ki, ah,
Kapacaktım kızı kucağıma!