Gece, yavaşça siyah mantosunu sürükler
Vapurlar, şimdi suya bırakılmış kütükler,
Ufuk, banyo edilen bir fotoğraf camıdır...
Dağlar dudaklarını boyar pembe bir tüyle
Köprüde fersiz gözler açılır üzüntüyle:
Sabah, ıstırap çeken kalplerin akşamıdır...
Kollarını gererken iş bekleyen bir sandal,
İlk ışıklar açılır esmer sularda dal dal;
Rüya görür kıyılar bir uyanık uykuda...
Gecenin bir mehtabı andırırken sonları,
Gemi fenerlerinin ziyadan bastonları Kaybolur ağır ağır kurşunileşen suda...
Paslı mızraklar gibi uyuklayan direkler
Bir gün yapacakları muhayyel cengi bekler,
Uçuşur beyaz deniz kuşları alay alay...
Buruşuk bir deriyi andırır titreyen su,
İner merdivenlerden ilk vapurun yolcusu,
Uyandırır ihtiyar köprüyü bir tramvay...
Üsküdar bir ulu rüyayı görenler şehri
Seni gıptayla hatırlar vatanın her şehri
Hepsi der: Hangi şehir görmüş onun gördüğünü?
Bizim İstanbul'u fethettiğimiz mutlu günü
Elli üç gün ne mehabetli temașa idi o
Sanki halkın uyanık gördüğü rüya idi o
Şimdi beş yüz sene geçmiş o büyük hatıradan
Elli üç günde o hengâme görülmüş buradan
Canlanır levhası hâlâ beşer ettikçe hayal;
O zaman ortada her saniye gerçek bir hâl
Gürlemiş Topkapıdan bir yeni şiddetle daha
Şanlı namıyla büyük top denilen ejderha
Sarf edilmiş nice kol kuvveti gündüz ve gece
Karadan sevk edilen yüz gemi geçmiş Haliçe
Son günün cengi olurken ne şafakmış o şafak
Üsküdar gözleri dolmuş tepelerden bakarak
Görmüş İstanbul'a yüz bin meleğin uçtuğunu
Saklamış durmuş asırlarca hayalinde bunu…
Akıl isen bu manadan ibret al
Af ülfet et halka bul sahip kemal
Sefipey(i) gönülünü sen engine sal
Cengi cedal geyle kaldan hazar et
Ey Fedayi destin hayıra uzat
Allah’ım emrini tut nehini gözet
Ehl-i kanaat ol tamahı azat
Zekâtı çıkmadık maldan hazar et
Cahide savruluyordu. Kimse ona yardım edemezdi.
Etrafında pervane olanlardan onun dikkatini çekenler, ne yazık ki biriyle güzel bir hayat kurup mutlu olma fikrini çoktan tüketmiş olanlardı.
Bence, belladonna bünyesinde barındırdığı zehrin gücünün ne kadar farkındaysa, Cahide de ancak o kadar farkındaydı.
Her şeyiyle zehirlidir. Kökleri, gövdesi, çiçekleri, tohumları, yaprakları, meyveleri.
Yiyen kim olursa olsun öldürür.