"Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı."
Daima daha iyiye doğru! Ama kendi başımıza, tek
başımıza yahut sadece kendi çoluğumuzla çocuğumuzla beraber değil, cemiyet halinde daima daha
iyiye doğru! Çalışarak bizden ileriye gitmiş olanları
geri çekmeyi bir an düşünmeden onlara yetişmek
için, onlarla kol kola yürümek için ileriye doğru!
Dünya insanlara ait değil, insanlar dünyaya ait. İnsan nasıl olur da herhangi bir şeyi satabilir ya da satın alabilir? Hava sıcaklığının ya da ağaçlardaki rüzgarın sesinin sahibi kim? Dallardaki bitki örtüsünün özlerinde, bizden önce yaşayanların hatıraları saklı. Şırıl şırıl akan derede, babamın ve onun babasının sesi de mevcut. Bastığımız toprağın bağrında atalarımızın tozlarının da bulunduğunu, dünyanın başına gelen her şeyin bizim de başımıza geleceğini, dünyaya tükürürsek kendimize tükürmüş olacağımızı falan çocuklarımıza öğretmemiz gerek.