Kağıt kalem alın ve sakin bir köşeye oturun. Kafanızdan günlük iş ve gücün telaşını attıktan sonra, şu soruya içtenlikle cevap verin;
"Şu anda nerede olmak ve ne yapmak isterdiniz?"
Zekâ seviyesi sosyal medya etkileşimlerinin ötesine geçme- yen kitlelerin doldurduğu sanal âlemlerde kurgusal dünyalar inşa etmek hakikat, anlam ve özgürlük arayışımıza bir cevap olamaz. Varlığın hakikatini, insan oluşumuzun anlamını ve özgürlüğümüzün köklerini kendi ellerimizde ürettiğimiz sanal aygıtlarda ve teknolojik sistemlerde aramak, en baştan bir kategori hatası yapmaktır.
“Bu alemde niye varız?” , “hayatta ne yapmalı?” gibi sorular soruyorum kendime. Bu sorulara cevap aramanın en iyi yolunun da yazı ve roman yazmak olduğunu aklımın bir yanıyla aslında biliyordum.
Doktor: "Kendinizi yormamalısınız, dinlenin."
Oğuz Atay: "Kafamın içinde bitmesi gereken bir Eylembilim var. Ömrüm kelimelerime yetecek mi doktor?"
Zaman: (Hızla akar ve cevap vermez)
Oğuz Atay: "Yarım kalan isteklerin acıklı yaşantısızlığı..."