Edebiyat yapıtı bir oturuşta okunamayacak kadar uzunsa okurların dikkatini devamlı canlı tutamayacak demektir. İki oturuşta okunacak uzunluktaysa araya günlük hadiseler girecek, yine okurun dikkatini dağıtacak, eserin bütünlüğü kaybolacaktır. Ancak hiçbir şair eserinde kurguyu geliştiren soyut bütünlükten vazgeçemez. Acaba uzunluk, eserdeki bütünlük kaybını dengelemekte bir işe yarar mı? Hemen cevap vereyim: Kesinlikle hayır! Zaten uzun şiir olarak bilinen yapıtların hepsi kısa şiirlerin sanatsal bir şekilde art arda sıralaınmasından meydana gelmektedir. Şiir, insan ruhunu derin bir şekilde etkileyerek onda duygu yoğunluğu yaratabildiği oranda şiirdir. Bu tür yoğun heyecanların, ruhsal zorun luluklardan dolayı kısa tutulması gerekir. Ancak, Kayıp Cennet adlı yapıtın yansı şiir olsa bile, uzunluğundan dolayı bütünsel bir birlik taşımadığını görüyoruz.