"MÜSLÜMAN BİLİM ÖNCÜLERİ"
"Müslümanların öncülük ettikleri şeylerden mesela Arap rakamları, cebir ve usturlab gibi şeylerden hiçbirinin İslami patent hakkı Batı'da tanınmış değildir. Aksine birçok Müslüman icadı, günümüzde İngiliz, Fransız ve Alman malı sayılmaktadır. Halbuki Bağdat ve Kurtuba'da tıp öğrencileri için yazılmış olan ders kitapları, Batı'nın sayısız öğrencileri için (Batılı yazarların hayallerinden bile geçmeyecek kadar) kaynak olarak hizmet etmiş ve tıp tarihine yön vermiştir."
Kur'an'ın ilk emri olan "Yaratan Rabbinin adıyla oku" ilahi çağrısı, Müslümanları sadece kutsal metinleri okumaya değil, aynı zamanda kainat kitabını okumaya da yönlendirdi. Bu ilahi motivasyonla harekete geçen Müslüman bilim insanları, yüzyıllar boyunca bilimin hemen her dalında çığır açan buluşlara imza attılar ve insanlık tarihine yön veren ölümsüz eserler bıraktılar.
1. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar uzanan İslam'ın Altın Çağı'nda Müslüman bilim öncüleri; matematikten astronomiye, tıptan kimyaya, fizikten coğrafyaya kadar pek çok alanda devrim niteliğinde çalışmalara imza attılar. Cebirin kurucusu Harizmi'den, modern optiğin babası İbn Heysem'e, tıbbın ölümsüz ismi İbn Sina'dan, sosyolojinin öncüsü İbn Haldun'a kadar sayısız dahi, bugünkü modern bilimin temellerini attı.
Ne yazık ki, Rönesans dönemiyle birlikte yükselişe geçen Batı dünyası, İslam medeniyetinin bu paha biçilmez mirasını sahiplenme yoluna gitti. Birçok Batılı bilim adamı, Müslüman bilginlerin yüzyıllar önce keşfettiği buluşları kendi isimleriyle tescil ettirerek bilim tarihinde büyük bir hırsızlığa imza attı.
Prof. Dr. Fuat Sezgin gibi dev bir ilim insanı, ömrünü İslam bilim tarihinin bu gizli kalmış hazinelerini gün yüzüne çıkarmaya adadı. Onlarca yıl süren titiz çalışmalarıyla, Müslüman bilim öncülerinin