-- Ölçülü güç mutluluğu artırabilir, ama amaç olarak benimsenirse, dışımızda olmasa bile içimizde büyük felakete yol açar.
-- Başarı mutluluğun bir öğesidir ve eğer diğer öğelerin tamamının feda edilmesi pahasına elde edilmişse, çok pahalıya mal olmuş demektir.
-- Sanayileşmenin ilk zamanlarında çocuklar ağır işlerde ve fazla çalıştırılmaktan serpilip gelişememiş, birçoğu küçük yaşta ölmüştür.
-- Sinirsel yorgunluk insan ile dünya arasında perde gibi girer.
-- Eskiden insanlar sadece komşularını çekemezlerdi, çünkü başkaları hakkında pek az bilgileri olurdu.
-- Eğer bir çocuk sert bir anne-baba tarafından geleneklere uygun olarak yetiştirildiyse, altı yaşına gelinceye değin cinsel organlarla günahı öyle sıkı bir biçimde ilişkilendirmiştir ki, bunları yaşamı boyunca birbirlerinden ayırması beklenemez.
-- Geleneksel görüşe göre erdemli sayılan birisinin ahlak yapısındaki hurafeleri inceleyin ve inanılmayacak derecede saçma yasaklarla her türlüsünden hayali tehlikeleri önlemeye çalışırken gerçekten karşı karşıya bulunduğu manevi tehlikelerin sözünün bile edilmediğini aklınızdan çıkarmayın. Bir insanın gerçekten zararlı davranışları nelerdir? İş hayatında açık gözlülük etmek, işçilere kötü davranmak, eşine ve çocuklarına eziyet etmek, rakiplerine karşı kötü niyetli olmak, politika çatışmalarında yırtıcılık. İşte saygın ve saygı gören yurttaşların gerçek günahları bunlardır.
-- Gerçek doyurucu olan mutluluklar, yeteneklerin tam olarak kullanımıyla ve dünyanın doğru algılanmasıyla mümkün olur.
-- Geçmişten günümüze kadar sürüp gelmiş kurumlar içerisinde, aile kadar bozulmuş ve yoldan çıkmış olanı yoktur. Aileler toplumun huzur ihtiyacını karşılayabilecekken, yüz tanesinden doksan dokuz tanesinde huzursuzluk hakimdir.
-- Anneden çocuğu için mantıkdışı özveri isteyen