... ama koca toplumu yeniden kalıba dökmeye , bu kadar büyük bir yapının temellerini değiştirmeye kalkmak, düzeltilecek yerde silip süpürmek, ufak tefek kusurları toptan bir kargaşalıkla düzeltmek, hastalıkları ölümle iyi etmek, devlet değiştirmekten çok yıkmak isteyen kimselerin işidir.
Kim bilir, belki insanların sonu, öldükleri gün değil de son kez anıldıklarında geliyordur. Belki ölünce gerçekten yok olmuyorsunuzdur da yalnızca ana hatlarınızın göründüğü, ayırt edici özelliği bulunmayan karanlık bir gölgeye dönüşüyorsunuzdur. Zamanla, insanlar sizi unuttukça siluetiniz yavaş yavaş, karanlığa karışıyordur. Yeryüzünde adınız son kez anıldığındaysa son ayırt edici özelliğiniz, örneğin burnunuzun ucundaki çiller veya kalp biçimli dudaklarınız sonsuzluğa karışıyordur.
Eğer gerçekten böyleyse ölen kişinin adını anmak için beklemeniz gerekir. Çünkü o adı ne zaman son kez andığınızı bilemezsiniz. Bir gün bilmeden son kez anarsınız.
Sonra da ölen kişi sonsuza dek yok olur, gider.
1000kitap'ta Kafka'nın Dava kitabının ortalama puanı: 7.7
Dostoyevski'nin İnsancıklar kitabının ortalama puanı: 8.2
Wattpad kitaplarından Ölüme Fısıldayan Adam'ın ortalama puanı: 8.4
Beyza Alkoç'un Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi kitabının ortalama puanı: 8.5
Ülkemdeki kitap okuyan insanlara dair umudumu kaybetmek üzereyim.