8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 11:20
DÜNYAYI DEĞİŞTİREN MEKTUPLAR-SIMON SEBAG MONTEFIORE,280 sayfa Bu ilginç kitabı okuyup bitirdim.Evet ilginç ve hoş bir kitaptı.3000 yıl ötesinden,günümüzden,tarihin karanlık yıllarından ,ünlü kişilerin mektuplarını,özelini okumak değişik bir duyguydu.İnsanların mahremiyetine saygısızlık gibi görünürken,bu mektuplar; özellikle aşk ve çok gizlilik ️gerektiren,insanların cinsel hayatlarını,tercihlerini ön plana çıkaran bu mektupları neden sakladıkları da düşünmeye değer… Antik Çağ’dan günümüze siyasi ve sosyal hayatın değişmesine yol açan, tarihin dev isimlerinin kaleme aldıkları ve çok özel bilgiler sunan mektuplar ünlü tarihçi Simon Montefiore ‘nin kaleminden tekrar hayat buluyor… Hiçbir şey bir mektubun samimiyetinin ve gerçekliğinin yerini tutamaz diyor yazar. Biz insanlar zamanla kaybolan duyguları ve anıları kağıda dökmeye ve bunları paylaşmaya eğilimliyiz. Baş kahramanları öldükten çok sonra bile, mektuplar yaşamaya devam eder.Mektuplar ister bir dahinin ister bir canavarın isterse sıradan bir insanın gözünden olsun,etkileyici hayatlara bir göz atmamızı sağlar. Bu kitapta farklı kültürlerden, geleneklerden, memleketlerden ve ırklardan mektuplar bulunuyor. İmparatoriçelerin ,aktrislerin ,tranların, sanatçıların, bestecilerin ve şairlerin aşk ve iktidar mektupları da bulunuyor. 3000 yıl önce yaşamış olan firavunların mektupları bile bu kitapta yer almaktadır. Sadece kağıdın ulaşabilirliği ile değil aynı zamanda seyahatin kolaylaşması, kurye ile dağıtımın ve posta servisinin gelişimi ile birlikte mektupla haberleşme 15. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar altın çağını yaşamıştır. Kitapta; aşk,aile,yaratılış,cesaret.keşif,turizm, savaş,kan,yıkım,felaket,arkadaşlık,delilik,ahlâk,özgürlük,kader,güç,çöküş ve veda üzerine yazılmış pek çok mektup
Dünyayı Değiştiren MektuplarSimon Montefiore · Kronik Kitap Yayınları · 202450 okunma
Fevkalade bir romandı!
10/10
·320 syf.··
2025 51. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 13:38
Demir Ökçe uzun zamandır okumak istediğim bir eserdi ama farklı bir yayınevinden çıkan versiyonunu biçimsel olarak pek sevemediğim için okuyamamıştım. Yakın zamanda İstanbul’a yaptığım bir seyahatte Yordam Kitap’a uğrama ve yayınevinin genel yayın yönetmeni Hayri Bey ile keyifli bir sohbet etme imkanım olmuştu. Bu kitap da o zaman almıştım ve ilk fırsatta okumak istiyordum ve okudum. Kitap inanılmaz çarpıcı bir eser ve ifadenin tam anlamıyla Komünist Manifesto’nun edebî hali. Ki bu ifadeyi daha Ana romanı için kullanmıştım. Bu iki eser aşağı yukarı ayrı çağda yazılmış ve biri dünyanın doğusunu konu alırken diğeri Atlantik’ın batı tarafını konu almış. Ama Ana’yı okurken Rusya’nın bir kasabasında ya da şehirde gerçekleşen mücadeleyi hissederken Demir Ökçe’de sanki bir Devrim Treni’ndeyim ve New York’tan San Francisco’ya bütün ABD’yi geziyormuşum gibi hissettim; bu bakımdan kitap çok hoşuma gitti. Kitap, 1918 yılında yayımlanmış olmasına rağmen o tarihten bu zamana uzanan yaklaşık 110 yıllık zamana yönelik müthiş bir öngörü sunuyor. Mesela Medusa Salı belgeselinde konu alınan oligarkların iktidarı şekillendirmek için ABD ile yaptığı çıkar ilişkileri ya da Kanlı 1 Mayıs olarak anılan 1977 Emek ve Dayanışma Günü’nün polis devleti tarafından kana bulanması gibi. Ya da 1933 yılında Almanya meydana gelen Reichstag Olayı gibi bazı olayların oligarşi ve devlet eli tarafından yapılıp suçun işçi sınıfına mâl edilmeye çalışılması bir başka örnek olabilir. Kitapta en beğendiğim noktalardan biri ise partizan bir kadını sevmenin getirdiği güzellik ve huzur. Karşılıklı sevgi her anlamda güzeldir fakat dayanışma ve örgütlü mücadelenin olduğu bir sevgi sanıyorum ki eşsizdir. Bu bakımdan Ernest ve Avis çifti eminim ki mütemadiyen devam eden bir aşkı yaşamışlardır. Jack London
Edebiyat
Demir ÖkçeJack London · Yordam Yayınları · 202219,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Küçük Kırmızı Kitap - Mao Zedong
Puan vermedi·64 syf.··
2025 49. kitabı
Temel Bilgiler: Yazar: Mao Zedong Yayın Tarihi: İlk olarak 1964'te yayımlandı Tür: Politik – İdeolojik – Propaganda Orijinal Dil: Çince Yaygın Adı: "Küçük Kırmızı Kitap" (Little Red Book) Yayınevi (ilk baskı): Çin Halk Kurtuluş Ordusu İçerik ve Yapı Kitap, Mao Zedong’un çeşitli konuşmalarından, yazılarından ve politik metinlerinden alınmış yaklaşık 200 kadar özlü sözden oluşur. Alıntılar, tematik olarak sınıflandırılmıştır. Başlıca konular şunlardır: Komünist Parti Üzerine Sınıf Mücadelesi Devrim İdeolojik Eğitim Emperyalizme Karşı Direniş Köylüler, İşçiler ve Gençlik Üzerine
Edebiyat
Küçük Kırmızı KitapMao Zedung · Sub Yayınları · 201846 okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2025 445. kitabı
Kübalı Marksist-Leninist devrimci ve Küba Devrimi'nin önderi. Fidel Castro Yaşamı boyunca ve ölümünden sonra çeşitli liderler ve muhalif kesimlerce diktatör olarak da nitelendirilmiştir. "Küba Amerika'nın arka bahçesi  görünümünü , 1 ocak 1959 yılına kadar emri altındaki diktatörlerle sürdürmüştür. Küba ; Politikası, ekonomisi, kumarı, fuhuşu ve mafyasıyla bir Amerikan sömürgesi idi.. Başta önem verilmeyen bir direniş kıpırdanması ,zamanla Sierra Maestra Dağlarına tırmanmış, Fidel Castro yönetimindeki bu devrimci hareket her geçen gün güç kazanır hale gelmişti... Sonunda en önde Fidel, Che ve diğer Los Barbodos (sakallılar) adı verilen devrimciler 1 ocak 1959 yılında diktatör  Batista'yı kaçırtarak yönetime el koymuşlardı.. Amerika 1959 dan sonra devrimi engellemek için en alçakça yöntemler denemiştir.. Örneğin Domuzlar Körfezi çıkartması gibi , Örneğin Küba' nın her yerinde hatta okullarda bile bombalar patlatarak,terör yaratarak devrimi durdurmaya çalışmış, Dünya' nın bir çok yerinde başarılı olmuş,  Şili'de , Panama'da, Mısır'da,  Türkiye'de başarılı olan Amerika, Castro ve ona inanan Küba halkıyla bu girişimleri her defasında atlatmışlardır.. Küba dünyada  suç oranının en az olduğu, dünyanın en ileri sağlık ve eğitim sisteminin olduğu ve üstelik bunların bedava olduğu tek ülkedir.. Ve yine aynı zamanda hava, toprak ve suyun tertemiz olduğu sayılı ülkelerden biridir.. Tabi ki sıkıntılar , sorunlar var. Ama, küba halkının benim gördüğüm kadar ile sisteme ve  yönetime güvenleri tam , gelecekten eminler. Bilindiği gibi ABD Başkanı Obama adayı ziyaret etti. İki" Bir Afrikalı Amerikalı siyah olarak kendisinin ABD başkanı seçilmesini ilk andan itibaren olumlu bir durum olarak gören Castro, Obamanın kısa sürede kendisinden beklentisi olanları hayal kırıklığına
Siyaset & Politika
Obama ve İmparatorlukFidel Castro · Agora Kitaplığı · 201122 okunma
8/10
·160 syf.·
2024 188. kitabı
Kudüs’e Ses Ver Said Ercan Kitap, Said Ercan , Turan Kışlakçı , Ahmet Turgut , Mücahit Gültekin , Mahmut Bıyıklı , Ramazan Kayan ve Tarık Tufan gibi ve bir çok ismin Kudüs ile ilgili yazılarından oluşuyor. Ben kitap da bir kaç yazı dışında genel olarak çok beğendiğimi söyleyebilirim ama özellikle Ahmet Turgut ve Turan Kışlakçı 'nın yazdığı bölümler ve değindikleri hususları çok beğendim gerçekten çok güzel noktalara temas etmişler. Beğenmediğim bir kaç yazı, şiirler vardı gerçekten yazılan şiirler hiç hitap etmedi Said Ercan 'ın atıf yaptığı Nuri Pakdil , Akif İnan ve Sezai Karakoç şiirleri dışında yer alan bir kaç şiirin hiçbiri bana hitap etmedi ve diğer beğenmediğim bir husus ise Said Ercan'nın yazdığı yazıların birinde Kudüs'ün insanlık meselesi olup herkesin meselesi olduğunu yazdığı da Che Guevara'nın, Selahaddin Eyyubi türbesi ziyareti ve de Deniz Gezmiş'in Filistin'de ki fotoğraflarını koyması bundan niye rahatsız oldum. 1- Filistin ve Kudüs, dinli yani müslüman, hasidik Yahudi denilen anti siyonist Yahudiler veya Hristiyanların davasıdır, ateist yani Tanrı tanımaz birinin, agnostik birinin Kudüs davası yoktur de sadece siyasi çıkarları vardır bugün İsrail anti emperyalist ve anti kapitalist olsa komünistler onu desteklerdi. 2- Deniz Gezmiş idamında imam efendiyi kovmuş ömrüm boyunca size karşı oldum ne okuyorsun demiştir inanmayan insanın Kudüs davası nasıl olur. 3- komünistler Filistin topraklarında FKÖ yani Filistin Devleti'nin silahlı gücüyle iş yapmış, mücahid Hamas'ın hep karşısında
Filistin
Kudüs’e Ses VerSaid Ercan · Ravza Yayınları · 2023305 okunma
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2023 156. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2023 23:41
Fikret Başkaya'yı okumaya en çok bilinen eseri ile başladım. Cumhuriyet'in 100. yılında sadece Cumhuriyet'in başarısını, bekasını, mirasını konuşmak ve anlamaya çalışmak yetmez. Eleştirisini de yapmamız lazım. Tabii bunu yaparken doğru, objektif ve bilgili kişileri takip etmek lazım. İdris Küçükömer, Fikret Başkaya, Hikmet Kıvılcımlı akla gelen ilk isimler. Kitapta birçok argüman, örnek, fikir ve iddia var. Büyük bir çoğunluğuna katılıyorum. Ecevit'in ortaya attığı ortanın solu kavramı ile beraber Kurucu parti ile Sol'u özdeşleştirmeye çalıştık. Yeni nesil SOL'un tam olarak ne olduğunu öğrenene kadar maalesef CHP'yi sol bir parti zannediyor. Bununla beraber ülkede artık azınlık durumuna düşmüş olan SOL ise Atatürk'e çok bulaşmadan Cumhuriyet'in yavan kalan inkılaplarını, İsmet Paşa'yı ve tarihe geçen bazı olayları üzerinden eleştirisini yapıyor. Her devrim kendi evlatlarını ya da kurucuları yer. Fransız Devrimi sonrası Fransızlar 200 yıl boyunca Robespierre'i unuttu. Rus devrimi sonrası Stalin olası tüm rakiplerini ortadan kaldırıp, tarihi kendine göre yazdı. Küba Devrimi sonrası Che'nin politikacılık kariyeri pek düşündüğü gibi olmadı. Mustafa Kemal'in kurduğu Cumhuriyet'i Bonarpartist olarak adlandırır genellikle eleştirmenler. Fikret Başkaya, Cumhuriyet için Mustafa Kemal'in şahsi rejimi diyor ve Bonapartizm ile arasındaki benzerlikleri şöyle sıralıyor: 1. Kemalist Cumhuriyet demokratik bir anayasaya ve parlamentoya dayanır gibi görünmesi; öte yandan bunları aşan, gerek duyulduğunda Bonaparte'ın istediği biçimi verebildiği bir şahsi rejim olması. 2. Bir yandan toplumsal sınıflardan bağımsız görünmesi, diğer yandan burjuvazinin çıkarlarını temsil ediyor olması.(Dönem dönem işçi sınıfını ezerken, arada Burjuvazi'ye de dokunması) 3. Kendi dışında bir siyasal
Siyaset & Politika
Paradigmanın İflasıFikret Başkaya · Yordam Kitap · 2019570 okunma