Şerif Hüseyin, daha önce İngilizlerin isteğiyle, Sykes-Picot Antlaşması’ndan haberdar olmadan Picot ve Sykes ile Cidde’de defalarca Suriye’yi görüşmüştü. Osmanlı Devleti’ne karşı tiyatro oynarken kaderin adil tecellisiyle İngiliz tiyatrosunda figüran olmuş, iplerini tutan elin yönlendirmesiyle rolünü ustalıkla oynamıştı.
Sayfa 383 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Sellerden Kâbe-i Müşerrefe’nin duvarları zedelenmiş, temele kadar indirip yeniden yapacaklar ama; orada ağaç yok, tahta yok, malzeme yok, ustalık da eksik... Bakın, Allah öbür tarafta kilisenin yapılması için malzemeyi yola çıkarttırıyor, ama Cidde’de yolunu kesiyor; “Oraya gitmeyecek, buraya gidecek, Beytullah tamir olacak!” diyor. Ve o zaman Beytullah’ı temeline kadar indirip yeniden yapıyorlar. “—Yâ Rabbi, eğer bu yaptığımız şey senin rızana uygun ise ne a’lâ; uygun değilse bize bildir yâ Rabbi!” diye korka korka indirmişler. Mekke’nin müşrikleri bunlar, daha iman gelmedi. Bir taşı bir tanesi yukarıdan indirmiş kazmayla, ötekiler uzaktan bakmışlar: “—Yarın sabaha kadar buna bakalım! Bunun başına gökten bir felâket inerse, bir azab inerse, hiç dokunmayalım!” demişler. Ertesi sabaha kadar bakmışlar, hiç bir şey yok... Onun üzerine o gelmiş, yine taşları indirmiş. Temele kadar indirmişler çatlayan duvarları... Temelden yeşil taşlar çıkmış. Orayı da indirmek üzere, bir tanesi kazmayı vurunca, Mekke’nin arazisi zelzeleye başlamış. “Aman, bundan öteye gitmeyelim!” demişler. Hazret-i İbrâhim (a.s.)’ın koyduğu temele dokundurmuyor Allah-u Teâlâ Hazretleri... “Çatlayan yeri düzeltin, onun hesabı yapıldı, o temel öyle kalacak!” diye dokundurtmuyor. Onlar da müşrik oldukları halde bu tecrübelerden biliyorlar Mekke’nin halini... Öyle mübarek yer orası...
Derleme farklı bir versiyonu; internetten erişilebilinir: https://esadcosankulliyati.com/arsiv/kitap/miracgecesi/mirac.pdf
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
93 harbi öncesinde,
İstanbul, içine düştüğü güçsüzlük sebebiyle Eflak ve Boğdan voyvodalıklarının ‘Romanya Prensliği’ adı altında birleşmesini engelleyememişti. Cidde’de meydana gelen karışıklıklarda Fransız ve İngiliz konsoloslarının öldürülmeleri üzerine iki devletin donanmalarının şehri top ateşine tutup karaya asker çıkarmalarına, dahası olayla ilgili tahkikatı ve takibi kendileri yapıp, yakaladıkları sorumluları idam etmelerine seyirci kalınmıştı. Lübnan’da Dürzilerle Maruniler arasındaki çatışmayı durdurmak için Fransa’nın Beyrut’a asker göndermesi engellenememiş, Suriye’nin işgali ancak Lübnan’ın bir kısmına özerklik verilerek sağlanabilmişti. Girit’te, ‘Yeni Nizam’ adı altında başlayan demokrasi denemesi sonrası adada varlığı sembolik hale gelen Türk askerinin çekilmesi için Babıâli’ye baskı yapılıyordu. Hiçbir askerimizin bulunmadığı Belgrad’da kalede Sırp bayrağı yanında dalgalanan Türk bayrağına tahammülsüzlük yüzünden protesto gösterileri yapılıyordu. İstanbul’da Bulgarlar bağımsızlık taleplerini Rus Sefareti’nin önünde toplanıp kurtarıcı olarak gördükleri Çar’ın sağlığı için ayin yapacak noktaya vardırmışlardı.
Türk Tarihi
Müteveffanın geride bıraktığı servet: 32 milyar dolar nakit para Riyad ve Cidde’de 5 milyar dolar değerinde iki saray Fransız Rivierası’ında bir şato Boeing 747 tipi bir uçak Cadillac marka onlarca araba İspanya’nın Marbella kasabasında 250 dönüm alanda yaptırılmış bir saray Verilen bilgiye göre Peygamber Beldesi Kralı’nın Marbella’daki sarayında 800 kişilik bir hizmet ekibi çalışmakta şoförlere 5 bin diğer hizmetçilere 3 bin dolar aylık verilmektedir
“Kasım 2007 ‘de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti şeref madalyası verdiği Suudi kralı Mekke’deki Osmanlı Türk yapımı Ecyad Kalesi’ni yıktırdı. Buna karşılık Cidde’de metruk bir evi restore ettirerek şu tabelayı astı: “Bu ev Türklere karşı savaş vermemize yardımcı olan Lawrence’ın karargahıdır.”
İslâm Zirvesi
Rabat zirvesinde alınan kararlar arasında en önemlisi, İslam dünyasındaki bütün ülkeleri çatısı altında toplayacak bir teşkilat olarak, “İslam Konferansı Örgütü”nün kurulmasıydı. Örgütün merkezi Cidde’de olacak, gündemi İslam ülkelerinin periyodik toplantılarıyla belirlenecek, işleyişi ise farklı ülkelerden seçilecek bir genel sekreterin idaresinde icra edilecekti.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih