Tarih tekerrür mü ediyor ??
8/10
·624 syf.··
2026 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 13:39
Bu seriye olan tutkum ve bağlılığım.. Okumak gibi değil de tamamen zihinde canlandırmak gibiydi. Öyle keyif verdi öyle mutlu etti beni. Konusunu ele alacak olursak; Ölümlüler diyarında yaşayan bir prensesimiz var Sehaphine, kendisi prenses olmasına rağmen asla öyle bir muamele görerek büyütülmüyor ve herkesten saklanıyor varlığı. Yıllarca tek bir görevi yerine getirmek için eğitimler alıyor, bir suikastçı olarak yetiştiriliyor. Sunulması gereken yerine getirmesi gereken bir görevi var. Ölüm ilkeli Nyktos’u öldürmek ve kendi diyarınında yayılmaya başlayan çürümeyi durdurmak. Nyktos’u öldürmenin yüzyıllar önce yapılan bir anlaşmanın sonuçlarını ortadan kaldıracağını düşünüyorlardır. Nyktos’a sunulacağını vakit geldiğinde gerekli ritüeller yapılır ama hiç bir şey onların istediği gibi olmaz. Nyktos kendisine bir konsort istemediğini söyler ve onu geri çevirir. Sonrasın da bir çok gizemli ölüm yaşanmaya başlar meraklı kızımız kendini tutamaz ve her olayda kendini orada bulur, Nyktos’la yolları bir çok kez kesişir, aralarında zamanla bir bağ oluşmaya başlar. Nyktos kendini asla açık etmiyor bu arada tabi. Seraphine’in başına gelen çok kötü bir durumda ortaya çıkar ve her şey ortaya döküldü sanırız ama hayır. Seraphine’i kendi dıyarına götürmek üzere ölümlüler diyarından ayrılırlar. İşler orada daha da karmaşıklaşır. Seraphine’nin aslında neden ona sunulduğu, Seraphine’ nin içindeki hayat kıvılcımı ve ikisinin arasında ki o sonsuz bağın sebeb olacağı bir çok tat kaçırıcı olay. Yazarımız her kitabında yaptığı gibi bunda da en son sayfaya bir bomba bırakıyor ve gidiyor. Kendisine teşekkür ediyoruz. Kıvılcımdaki Gölge
Alıntı
Kıvılcımdaki GölgeJennifer L. Armentrout · Dex Kitap · 2023281 okunma
10/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2026 213. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 13:55
1950 kuşağının önde gelen öykücülerinden Ferit Edgü, içinde yaşadığı çağın değişen insan algısını yansıttığı hikayelerinde, yalnızlık, yabancılaşma, bunaltı gibi varoluşçu felsefenin yansıması olan izleklere yer verir. Ferit Edgü’nün 1959’da yayımlanan Kaçkınlar adlı kitabında yer alan birbirleriyle bağlantılı hikayelerde şiddet teması merkeze alınarak yapılan araştırma aracılığıyla, dönemin değişen edebiyat anlayışını ve insan algısını görmek mümkün olacaktır. Ferit Edgü’nün Kaçkınlar adlı kitabında yer alan öykülerde şiddet, toplum içinde görülmemenin, duyulmamanın ve anlaşılmamanın sonucu olarak ortaya çıkar ve kişilerin yalnızlık, yabancılaşma ve bunaltı gibi duygularının dışavurum aracı olarak kullanılır. Varoluşsal kaygıların egemen olduğu, zorluklarla sürdürdükleri, yaşamaya değer bulmadıkları hayatlarını, başkalarının gözleriyle değerlendiren hikâye kişileri, içine düştükleri çıkmazda şiddete başvururlar. Kaçkınlar’da şiddet, insandan insana, insandan hayvana ve insandan nesnelere yönelik şiddet olmak üzere çeşitli biçimlerde görünür kılınır. Fiziksel şiddet, hem hikaye kişileri tarafından uygulanan hem de onların maruz kaldığı bir şiddet türü olarak, insanoğlunun yıkıcı ve yok edici yüzünü temsil eder. Psikolojik şiddet ise hem içeriden kişilerin kendilerine uyguladığı duygusal şiddet hem de dışarıdan diğer insanlar tarafından hikâye kişisine uygulanan baskılar aracılığıyla görünür kılınır. Çalışmada incelenen hikayeler aracılığıyla şiddetin görünür ve görünmez yüzleriyle insanların hayatını kuşattığı ve giderek artan yıkıcılığıyla onların hayatında çıkmaza sebep olduğu üzerinde durulmuştur.
Hayata Dair
KaçkınlarFerit Edgü · Çan Yayınları · 1959326 okunma
Reklam
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Yaşanamayan ve yarım kalmışlığın kendisini gizlemek için büründüğü bir kılıf vardır. O anlar, hatırlanmak istemez çünkü hatırlandığı an beraberinde getireceği enkaz ruhsal bir yıkım ve pişmanlığın sesi olacaktır. Bu yüzden sıradan veya bilinen hayata devam etme güvenli bir limandır. Tıpkı Masal'ın yaşadığı hayat gibi.. "Yarım kalan her şey tamamlanmak üzere bir gün tekrar karşına çıkar." Herkesin imrendiği bir hayata sahip Masal. Zengin, ona değer veren bir eş ve ne isterse yapabileceği bir dünyanın içerisinde. Tabi bu herkesin gördüğü ve onlara sunulan şekli, fakat Masal için durum daha farklı. Ruhunun içinde kıvranan duyguların bastırıldığı, annesi Songül ve eşi İlhan'ın belirlediği hayatta sıkışıp kalmış bir beden. Bu beden istenilen kılıfa yıllar önce girmiş ancak bu kılıf Masal'a dar gelmeye başladığında ruhundan çıkmayı bekleyen yarım kalmışlıkların sesini duymak ona en arka çekmecede saklayıp tozlar içerisinde kalan geçmişini çağrıştıracaktır. Bu tozların içerisinde aşkın heyecanlı ritmi çoktan yerini almıştır. "Yarım kalanları tamamlamak için geriye doğru gider insan, sonunda hep kendine varır." Ruhun sessiz çığlığının duyulabilmesi ve görülebilmesi için bir kantı gerekliydi ve bu kanıt bir dergide yayımlanan röportajda çoktan şekil almıştı. Geriye Masal'ın kendi seramik eserine yaptığı gibi ona şekil vermesi gerekmekteydi. Ancak bu şekil geçmişin izlerini taşısa da artık eskisi gibi olmayan bir düzen de onunla birlikte yol alacaktır. "İnsan hayatı sürekli bir devinim içindeydi sanki. Geçmişleri, çocuklukları, kökleri, hepsi onları bugünkü hallerine yoğuran görünmez eller gibiydi. Kötü günler, yaralı ruhlarını koruyan bir kabuğa; umut, içlerine çekilmiş pırıl pırıl bir sırra dönüşmüştü. Ve bütün bu katmanlar, insanın saklandığı bir kılıf gibiydi." Bu
KılıfEmel Şimşir · Mümkün Kitap · 20267 okunma
8/10
·552 syf.··
2023 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2023 00:00
dune serisinin üçüncü kitabı olan dune çocukları, paul muad'dip ile chani'nin çocukları olan ikizlerin etrafında gelişmektedir. paulün çöle gitmesi sonrasında, imparatorluk yönetimi kız kardeşine emanet edilmiştir. bu sürede 9 yıl geçmiş ve dune artık bir çöl gezeğeni olmaktan çıkmak üzeredir. yağmurlar yağmaya başlamış, insanlar su kaygısından kurtulma eşiğine gelmiştir. ancak suyun sıkıntısı bitmesine karşın, halka özgürlük gelmemiş, daha baskıcı bir rejim dinle birleşmiştir. yönetime karşı gelmek, dine karşı gelmekle bir tutulmaktadır. 2. kitabın daha yönetimsel olduğunu düşüncesindeydim aslında ama bu kitap tam olarak bir imparatorluğun çöküşü nasıl olur kısmını ele almıştı. yozlaşmalar, çıkar hesaplaşmaları, alia'nın zapt edilmesi hepsi birer örnek aslında. kitabın bu noktada siyaseti çok iyi gözlediğini düşünüyorum. faradın'ın eğitimi esnasında benne gesserit bilinç düzeyine erişsek keşke bir noktada diye düşünmeden edemedim. gerçi, çokta tehlikeli olabilir tabi durum. neyse kitaba geri dönelim, ilk iki kitap kadar sürükleyici idi, vaizin ekibe katılmış olması, 2. letonun evrimsel süreci kesinlikle okumaya değer kılıyor. en çok üzüldüğüm kişi ise bu kitapta duncan ıdaho oldu. koca bir deniz gibi seri, bir sonraki kitapta görüşmek üzere.
Dune ÇocuklarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20215,9bin okunma
Önerdiğim mükemmel bir kitap
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 11:06
insanlığın tarih öncesi dönemlerine ışık tutan bir romandır. Eser, günümüzde yaşayan bir çocuğun rüyalarında çok uzak geçmişte yaşamış atası Big-Tooth'un anılarını görmesi üzerine kuruludur. Böylece okuyucu, ilkel insanların yaşam biçimlerini, korkularını, mücadelelerini ve gelişim süreçlerini yakından tanıma fırsatı bulur. Romanın temel konusu, insanın doğaya karşı verdiği yaşam mücadelesidir. Big-Tooth ve kabilesi, vahşi hayvanlardan korunmak, yiyecek bulmak ve hayatta kalmak için sürekli çaba gösterir. Bu mücadele sırasında insanın fiziksel gücünün yanı sıra zekâsının da geliştiği görülür. Yazar, insanların zamanla daha bilinçli hareket ederek topluluklar oluşturduğunu ve uygarlığın ilk adımlarını attığını göstermektedir. Eserde evrim, hayatta kalma, korku, cesaret ve toplumsal gelişim temaları ön plana çıkar. Jack London, insan davranışlarının kökeninde bulunan içgüdülerin günümüzde de etkisini sürdürdüğünü vurgular. Özellikle korkunun ve hayatta kalma isteğinin insan davranışlarını şekillendiren temel unsurlar olduğunu gösterir. Romanın dili sade ve akıcıdır. Macera unsurlarıyla desteklenen olay örgüsü okuyucunun ilgisini canlı tutar. Aynı zamanda eser, insanlık tarihinin ilk dönemlerine ilişkin düşündürücü bilgiler sunduğu için eğitici bir yön de taşır. Sonuç olarak Adem'den Önce, insanın ilkel yaşamdan toplumsal yaşama geçiş sürecini etkileyici bir şekilde anlatan, evrim ve insan doğası üzerine düşündüren önemli bir romandır. Jack London bu eserinde, insanlığın geçmişini anlatırken aslında günümüz insanının davranışlarının kökenlerini de açıklamaya çalışmıştır. Bu yönüyle eser hem edebî hem de felsefi açıdan değer taşımaktadır.
Adem'den ÖnceJack London · Can Yayınları · 201426bin okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
#beden Beden, değişen dünyadaki modern erkeklik algısına, varoluşsal problemlere ve yaşamanın tuhaflığına dair acı verici ama dürüst bir roman. Onbeş yaşındaki István , annesiyle birlikte Macaristan'da yaşar. Okulda içine kapanık,sosyal şeylere yabancı bir gençtir. Giderek yalnızlığa sürüklenir. Tek görüştüğü insan annesiyle yaşıt olan komşularıdır. Kadın alışverişe gittikçe István dan yardım ister. Giderek bu durum gizli bir ilişkiye dönüşür ve István' ın hayatı kontrolden çıkar. Yıllar içinde hayata tutunmaya çalışır. Ordu ya girer. Sonrasında seçkin çevrelere para ve gücün olduğu ortamlarda bulunur. Hataları,yanlış kararları, aşkları, statü ve zenginlik arasında sıkışıp kalmışken kazandığı servet onun hayatını mahveder. Kitap bir insanın çocukluktan yetişkinliğe uzanan yaşam yolculuğunu etkileyici bir gerçekçilikle ele alıyor. Yazar, kahramanının hayatındaki dönüm noktalarını, ilişkilerini, hayal kırıklıklarını ve arayışlarını anlatırken okura sıradan görünen anların aslında ne kadar belirleyici olabileceğini gösteriyor. Devamı kitapta
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026274 okunma
Reklam
Reklam