Ben insanların ve meleklerin dilini konuşsam da söylediklerimde Sevgi olmadığı sürece
sesim borazanın zırlamasından, zillerin şangırdamasından farksız çıkar.
En büyük Zalimler, kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar. Acı, güç iştahını azaltmak şöyle dursun, onu azdırır; Zihin de kendine bir Soytarı meclisinde kurbanınkinden daha rahat hisseder ; onu bir fikir için ölünün gösterişten daha fazla tiksindiren hiçbir şey yoktur... Yücelik kan dökmeden bıkıp usandığı için evrenle eş düzeyde Bir taşra sıkıntısının; şüphenin bir olay ve ümidin bir musibet gibi görüneceği değişmezlikte bir Tarih`in hayalini kurar.
“… Dinde de böyle: bir bilgiç ortaya çıkar,
İğrenç bir günahı kutsar,
Buna da kendine göre, kutsal kitapta bir dayanak arar;
İşin yüceliğini birtakım süslerle saklar.
Dışarıdan bakıldığında meziyetmiş gibi gösterilmeyecek
Kötülük yoktur yeryüzünde.”
Sayfa 60 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
"Babanın katlinden sonra oğullar, babaya karşı hissettikleri nefretin yerini alan bir pişmanlık ve sevgi (ambivalans) sarmalına girerler. Bu suçluluk duygusunu bastırmak ve babanın intikamından kaçınmak için babayı simgeleyen bir 'totem' yaratırlar. Böylece din, bir pişmanlık ve kefaret kurumu olarak tarih sahnesine çıkar."