her zaman kibirle ruh,mantık,duygu dediğimiz,acı dediğimiz şeylerin aslında ne kadar zayıf,zavallı,sıkıntı veren şeyler olduğunu yine korku içinde duyumsuyorum,çünkü bütün bunların hepsi,aşırı olsa bile acı çeken,eziyet çeken bedeni bütünüyle yok edemiyor.
bu benim için bir hayal kırıklığıydı...kendime ne o zaman ne de sonra itiraf edebildiğim bir hayal kırıklığı;oysa bir kadının duyguları,söze dökmeden ve bilincinde olmadan da her şeyi bilir.
ben hiç,doğaya düşen ışık ve gölge gibi tüm renklerin ve duyguların sürekli değişim halinde hızla belirdiği o yüzü seyrettiğim kadar büyük bir heyecanla tiyatroda bir oyuncunun yüzünü seyretmedim.