Nitekim Tabarânî'nin Avf b. Malikten (Allah ondan razı olsun) rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem);
"Bağışlanmayacak günahlardan sakın! (Onlardan biri) ganimet malını çalmaktır ki; kim böyle bir şey çaldıysa kıyamet günü onu getirecektir. Bir de faiz yemek ki; faiz yiyen kimse kıyamet günü cinnet geçirerek yere yıkılmış bir halde diriltirecektir"
Bir anlık cinnet değil diye düzeltti, iplik iplik ördüğümüz konuşmalarımız nihayet bir doku oluşturduğunda: cinnetten çıkıştı, annem cinnetin ta kendisiydi.
“Bazen, Rusya’da olduğu gibi, öfkesi burnunda bir adam çıkardı sahneye. Muson yağmurlarına maruz kalmış gibi, yataktan öfkeli kalkmış bir adam. On kerenin dokuzunda iyi bir tipti, herkesin hoşlandığı biri. Fakat öfke nöbeti geldiğinde, onu kimse durduramazdı. Körlük sendelemesi geçiren bir attan farksızdı, onun için yapabileceğiniz en iyi şey, oracıkta kafasına bir mermi sıkmak olurdu. Sakin insanların sonu böyle olur zaten. Bir gün cinnet geçirirler.”
ŞAİR- Bu dünyaya kul diye geldim bin yıl önce kor oldum. Kendi kanına susayan o kafa yok artık aslanım, o deli lik, o cinnet dindi dineli artık Tanrı bile değilim.