Özgür olduğumuzu, özgürlükle aramızda bir duvar olduğunu, istediğimiz zaman bu duvarı bir omuz atıp yıkabileceğimizi sanıyorduk. Şiddetle yanılıyorduk. Özgürlük çok tatlı bir yanılsama, insanın hayal etmekten vazgeçemediği imkansız bir fanteziydi.
Sayfa 259·Kitabı okuyor
Çatıları işaret edip, "Havlamana gerek yok, Hachiko!" dedi. "Gördüğün bu balık şekilli uçurtmalar zararsız. Aslında çok seveceksin onları. Bu, çocuklar büyüyüp kuvvetli olsun diye kutladığımız Kodomo Çocuk Bayramı, biliyor musun? Uçurtmalar da tıpkı çocuklar gibi akıntıya karşı yüzen tatlı su sazanları. Hepsinin en üstünde, yelken direğinin tepesinde dalgalanan siyah uçurtmayı görüyor musun? İşte o, babayı temsil ediyor. Alttaki kırmızı olan anneyi, diğerleriyse çocukları... Tanrı'dan çocuklarının sağlıklı ve güçlü olmasını diliyorlar."
Sayfa 64 - Beyaz Balina·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanları izledim, oturduğum yerden. Vızır vızır insanlar, karınca gibi... Herkesin ne çok telaşı var dünyada ya Rabbim. Kimse durduğu yerde durmuyor..
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Alıntı
Ölümü sevmiyordu Kara Abuzerin Sülük Bey, lafını bile sevmiyordu. Ermeni kırımında, Seferberlikte, Kuvayı Milliye karışıklığında çok ölüm görmüştü, çeşitli elvanlı ölümler ki, tatlı uykulardan adam hoplatır bir ölümler... Asılan mı istersin, direğe telefon teliyle sarılıp diri diri yakılan mı? Açlıktan pıt diye düşüp ölen babayiğit hangisi, kendini kendi bitine yedirerekten tükenen derbeder hangisi... Osmanlı kudurup, azıp yedi düvele zorlu savaşlar açıp milleti bir yandan ateş boylarına sürüp kıra dursun, bizim avanak milletimiz de, fırsatı ele geçti sanıp birbirine koyulmadı mı? Hürriyet belâsından bu yana nice nice kargaşalıklarda adam ölmüştür ki, yediden yetmişe, Osmanlı ülkesinin adam ıssızlığına uğramasına çok bir şey kalmamıştır. Pusuya düşen öldü ya, pusuyu kuranın ölmesine ne demeli? Avanaklar öldü böcek gibi ezilerekten diyelim, akıllının gözü görürken tatlı canı kurtaramaması nasıl iş?
Sayfa 44 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okuyor
C♡
"Dünyada elbette pek çok kadın var ve bunların kimileri de güzel; ama ben, bir göz kırpıştırması bile bende hayatımın en tatlı anılarını canlandıran böyle bir başka yüzü nerede bulabilirim? Senin tatlı çehrende sonsuz sıkıntılarımı ve onulmaz kayıplarımı bile bulabilir ve tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öpebilirim." (Karl'dan Jenny'ye-1856)
Sayfa 448 - "Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında..." Ümit Yaşar♡·Kitabı okuyor
Atalarımızın yaşadığı savanlarda ve ormanlarda yüksek kalorili tatlılar nadiren bulunurdu ve gıda da çok bol sayılmazdı. 30 bin yıl önce yaşayan sıradan bir avcı toplayıcının tek bir tatlı yiyeceğe erişimi vardı: Olgunlaşmış meyve. Bir Taş Devri kadınının incirlerle dolu bir ağaç gördüğünde yapacağı en akıllıca şey, bunlardan olabildiğince fazla yemekti, ta ki o yöredeki bir babun grubu ağacı ele geçirene kadar. Yüksek kalorili yiyeceklerle tıkınmak bu yüzden genlerimize kazınmıştır. Bugün çok katlı apartmanlarda ağzına kadar dolu buzdolaplarıyla yaşıyor olabiliriz ama DNA’mız hâlâ savanda yaşadığımızı zannediyor. İşte bugün bizim koca bir kap dondurmayı kaşıklamamızı ve bunun yanında da jumbo boy kolayı hüpletmemizi sağlayan şey budur.