Hayat, bazen birkaç çorabın yer değiştirmesi ile bile yeniden başlayabiliyordu,ortaya çıkmak için mutlaka bir bahane buluyordu kendine. Bana kalırsa bütün bu tencereler, faturalar, çoraplar, bütün bu gündelik hay huy yaşayanları öldürüyor ölenler ise bir ihtimal tekrar hayata döndürüyordu. Herşey bu kadar basit ve de bu kadar karmaşıktı. 
aklımın içini örümcek ağları sardı; kafamın sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar birikmeye başladı;kurduğum hayaller, bir bekar odasının dağınıklığına boğuldu..Düşüncemin duvarlarına resimler asmak istediğim halde bir türlü olmadı. Belirli noktalara biriken eşya , odanın çıplaklığını daha çok orta çıkardı
Kadının;kölesi olduğu modanın ereği onu özerk bir birey gibi göstermek değil, aşkınlığından koparıp erkeklerin arzulayacağı bir av haline getirmektir. ... Etek, pantolondan daha rahatsızdır, yüksek topuklu ayakkabılar yürümeyi güçleştirir; en şık giysiler ve pabuçlar, şapkalar ve çoraplar, aynı zamanda en kullanışsız, en dayanıksız olanlardır...