Çağdaş buhranın bașlangıcı ise 14. asır. Çözülüş bu dönemde başlar, inanç birliğinin yerine kan birliği, yani kavmiyet geçer. Bașka bir deyişle Yeniçağ, 16. asırda değil, 14. asırda başlamıştır. Rönesans'la Reform birer sonuç, ama her ikisi de bir yükseliş veya kalkınma değil, birer çöküş. Rönesans, bilgi ve sanat sahasında, ananevi olandan kopuşu ifade eder; Reform, din sahasında. Şașılacak olan, Ortaçağ'ın çabucak unutulması. 17. asır aydınları için, böyle bir devir âdeta olmamıştır. Uzun zamandan beri bilinen fakat halka yayılmayan bazı hakikatler. yeni keşiflermiş gibi takdim edilir. Matbaanın keşfi gibi Amerika'nın keșfi gibi. Oysa, Ortaçağ boyunca da, Avrupa ile Amerika arasında devamlı temaslar vardır. Ortaçağ'ın bir karanlıklar devri, bir cehalet ve barbarlık devri olduğu da gerçeklere pek uymuyor.
Sayfa 440 - İletişim yayınları 9.baskı·Kitabı okudu
...çünkü her bitiş, bir çözülüş olduğu kadar bir birleşmeydi de, her ayrılış bir geri dönüşü barındırırdı içinde, ve ölümün kendisi, yaşamın o en derin katmanına, o unutulmuş kökene doğru yapılan en büyük uyanıştı...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Var olan her şey, hem varlığa geliş, hem de varlıkta kalış ve en sonunda da çözülüş süreçlerinde bir ve aynı etkileşim yasasını izler; tek bir tözden türemeklik ve eninde sonunda tek tözde olmaklık bakımından tüm varlıklar "belirlenmiş"tir.
Ne vakit, en uzaktan bile görsem, bir yerde toparlanmak bilmeyen o manevi çözülüş içinde, donuk, çağrışsız, fakat hiç iradesini kaybetmeyen bir bakışı vardı.
Sayfa 92 - Falih Rıfkı, Atatürk'ü yeni tanıdığı yıllar (1914-1918)
Hurmalarla konuştu aya anlattı halini Hiç biri anlamadı bu hiyeroğlif dilini Hasta değildi ki iyileşmek için uzak kentlere gitsin İyi değildi ki at koştursun sürü seğirtsin Bir çözülüş bir kopuştu hayat çevresinde
Alıntı
Bu ahlâkî çöküntü, giderek artan ve durmak bilmeyen suç işleme oranlarında kendini apaçık gösteriyor. Nitekim 1989 yılında New-York şehrinde her beş saatte bir kişi katlediliyor, her üç saatte bir kadının ırzına geçiliyor, her üç dakikada bir kişi saldırıya uğruyordu. Bu da, sadece bu şehir için, 1905'i öldürme, 3254'ü ırza geçme, 93.377'si sokaktaki hırsızlık olmak üzere, yılda 712.419 suçun işlendiğini gösterir. Dahası, bu rakamlara polise iletilmeyen şikâyetler dâhil değildir. ABD'nin bütününde on dört milyon uyuşturucu müptelâsı bulunuyor. Zaten bu "hayat tarzı", her akşam "hür” dünyanın bütün televizyon kanallarında gösterilen Amerikan filmleriyle yansıtılıp duruyor. Onca gayesiz ve geleceksiz -nitekim punklar giydikleri tişörtlerin üstüne Gelecek yok! yazısını yazdırıyorlardıhayatla toplumun böyle darmadağın oluşu, Roma İmparatorluğunun o en kötü çözülüş ve çöküş anlarını çağrıştırıyor. Batı'nın hür dünya, liberalizm, demokrasi, modernite gibi çeşitli etiketlerle dünyaya kabul ettirmeye çalıştığı dinsiz, imansız kudurganlık "modeli" işte budur!
Sayfa 84·Kitabı okudu
Alıntı