Yazar Wilhelm Hermann Jensen'in 80 sayfalık novellası Gradiva öyle bir kitap ki, yazıldığı dönemde psikanaliz ve edebiyatta adeta bir çığır açar. 1903 yılında yazılan kitabı okuyan Carl Gustav Jung,
kitabı Freud'a önerir. Freud kitaptan ve kitaptaki bilinçdışı öğelerden öyle etkilenir ki kitaba bir çözümleme yazar. İlk defa edebi bir eser, ruhçözümsel yöntemle ele alınır. Freud'un incelemesinden sonra kitap daha da tanınır hale gelir. Öyleki Thomas MannVenedik'te Ölüm ve Büyülü Dağ eserlerini, Gradiva romanını ve Freud incelemesini okuduktan sonra yazar.
Freud'un kitap çözümlemesine geçmeden önce biraz kitaptan bahsetmek istiyorum: Genç arkeolog Norbert Hanold, Roma'da eski yapıtlar müzesini gezerken bir kabartmadan oldukça etkilenir.
hizliresim.com/dxk2x7l
Daha sonra bu kabartmanın bir kopyasını yaptırıp odasının duvarına asar. Kabartmada yürüyen bir kız vardır. Bu kıza "yürüyen kız" anlamına gelen Gradiva adını verir. Roman adını buradan alır ama kitabın diğer adı da Bir Pompei Düşü'dür. Pompei şehrinin insanlık tarihinde dramatik bir öyküsü vardır. Milattan sonra 79 yılında İtalya'da Vezüv yanardağı patlaması sonucu Pompei şehri küller altında kalır. Gradiva kabartması da bu küllerin altından çıkarılır. Gördüğü düşlerin etkisiyle karakterimiz Hanold, Gradiva'yı bulmak için Pompei şehrine gider. Burada bir kadınla tanışır ve bilinçaltına arkeolojik kazılar yapmaya başlar. Bundan sonrası merak kaçıracağı için fazla ayrıntı vermek istemiyorum.
Freud'un romanda ilgisini çeken kısım ise, kitabın başından sonuna kadar bilinçdışı öğeler taşıması ve yazarın daha o dönemde hiçkimsenin bilme imkanın
Uzun bir süredir 1000Kitap’ın fazla büyümesinden kaynaklı bir sorunumuz vardı sevgili okurlar: İstenmeyen mesajlar ve yorumlarla yapılan spam.
Şimdiye kadar spam mesajları engellemenin tek yolu mesajları ‘sadece takip ettiklerinizle’ sınırlamaktı.
Spam yorumları engellemenin yolu ise gönderideki yorumları tamamen kapatmaktı.
Kötü niyetli, rahatsız edici mesaj ve yorumları kapatmak için bizlere değer katabilecek mesaj ve yorumları da engellemek dışında bir çözümümüz yoktu.
Artık yepyeni bir çözümümüz var: Sıkı Okurlar ve sıkı takipçiler. Mesaj ve yorumları herkese kapatmak yerine sıkı okur ve sıkı takipçilerinizle de sınırlayabilirsiniz artık.
Sıkı takipçiler: En az 7 gündür sizi takip eden takipçilerinizdir.*
Sıkı okurlar: Spam yapmayan, belirli okur puanına sahip, inceleme yazan, e-postasını onaylayan, farklı okurlarca mesajlarından dolayı şikayet edilmemiş** ve benzeri bir sürü mükemmel özelliklere sahip okurlardan oluşur. Bütün özelliklere profilinizdeki okur, sıkı okur düğmelerinden ulaşabilirsiniz.
*: Bugüne kadarki bütün takipçileriniz sıkı takipçi olarak kabul ediliyor. Bu kural bugünden sonraki takipçileriniz için geçerlidir.
**: Sıkı okur kurallarına ek olarak mesajlaşma kuralını da ekledik. Bir okurun mesajlaştığı birden fazla okur kendisini şikayet ederse, o okur otomatik olarak sıkı okur ve okur rozetini kaybeder. Bunun sonuncunda da kendisini takip etmeyen okurlara yeni mesaj gönderemeyecektir.
Keşfet ve akışta gördüğünüz önerilerin kalitesini artırmak, spamı azaltmak için sürekli olarak çalışmaya devam edeceğiz.
İyi okumalar sevgili okurlar. ❤️
1000Kitap ekibi
Merhaba,
Kütüphaneyi geçtim, öğrencilerin okuyabileceği kitap bile olmayan köy okuluna ilkokul seviyesinde okuma kitapları yardımı için tanıdığınız, kitap gönderebilecek okullar, yardımda bulunabilecek kişiler/gruplar var mı?
Okulda görev yapan arkadaşımın mesajı;
"Mardin/Derik/Çataltepe Köyü’nde Sınıf Öğretmeni olarak çalışmaktayım,
Okulumuzda öğrencilerimizin okuyabileceği hiç kitap yok,
İlkokul 1-2-3-4. Sınıf seviyesinde okuma kitaplarına(hikaye/masal/şiir) ihtiyacımız var."
İletiyi paylaşarak daha fazla kişinin görmesini sağlayabilirsiniz.
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
Çoğumuz büyük telaşların içinde yitip gidiyoruz. Bir dünya kurmuşuz kendimize, başka dünya tanımıyoruz. Bile bile, göre göre kendi kendimize set çekiyoruz. Sebep? Hiç. Calvino, "İnsan, sevginin ulaştığı yere kadar gider, bizim koyduklarımızın dışında sınırları yoktur." der. O vakit, sınırları kaldırmalıyız...