Celal Uslu

Celal Uslu
--Mediocrité Partout ++ Scientia vincere tenebras! --Ars longa, vita brevis, occasio praeceps, experimentum periculosum, iudicium difficile. ++Per aspera, ad astra.
Yeryüzünün Lanetlileri Kitabına J.P.Sartre Yazdığı Önsöz
1961 TARİHLİ BASKIYA ÖNSÖZ Jean Paul Sartre Kısa bir süre öncesine dek yeryüzünün nüfusu iki milyardı: beş yüz milyon insan ve bir buçuk milyar “yerli”. Birinciler “Söz”e sahipti, ötekilerse bu sözü ödünç almışlardı. Bu ikisi arasında aracı olarak hizmet veren satılmış kralcıklar, derebeyler ve tepeden tırnağa sahte bir burjuvazi vardı. Sömürgelerde gerçek çırılçıplak ortadaydı, ama “metropoller” bu gerçeğin giyinik olmasını yeğliyordu: Yerlilere kendilerini sevdirmek zorundaydılar. Bir tür anne gibi. Avrupalı seçkinler yerlilerden seçkin bir tabaka yaratmaya kalkıştı. Gençler arasından ayıklayıp seçiyorlardı; alınlarına kızgın demirle Batı kültürünün ilkelerini dağlıyorlardı; ağızlarını seslerle, tumturaklı, parlak, içi boş sözcüklerle tıkadılar. Metropolde kısa bir süre kaldıktan sonra, gözleri boyanmış bir halde ülkelerine yolluyorlardı. Bu iki ayaklı yalanların kardeşlerine söyleyecek hiçbir şeyi kalmamıştı; yalnızca yankı yapıyorlardı. Bizler Paris’ten, Londra’dan, Amsterdam’dan “Parthenon! Kardeşlik!” diye bağırdıkça, Afrika ya da Asya’nın herhangi bir yerinde dudaklar “…thenon! …deşlik” demek için aralanıyordu. Altın çağdı bu. Bu çağ sona erdi: Ağızlar kendi kendilerine açılıyordu artık; sarı ve kara sesler hâlâ bizim hümanizmamızdan söz ediyordu, ama yalnızca bizim insanlık dışılığımızı yüzümüze çalmak için. Bu nazik küskünlük ifadelerini dinlerken hoşnut kalmadığımız söylenemez. Önce gururlu bir şaşkınlık duyduk. “Ne? Kendi başlarına mı konuşmaya başladılar? Kendi ellerimizle neler yaratmışız bir bakın!” İdeallerimizi kabul ettiklerinden kuşkumuz yoktu, çünkü bizi bu ideale sadık kalmamakla suçluyorlardı. Bu kez Avrupa kendi misyonuna gerçekten de inanabilirdi; Asyalıları Helenleştirmişti; yeni bir tür, Greko-Latin siyahlar yaratmıştı. Her zamanki gibi
Hukuk
Merve ak isimli okura yanıt verildi
Celal Uslu
Öyle konular vardır ki az konuşarak/yazarak derdini anlatırsın, yine öyle konular vardır ki suyun bendini yıkıp coşkunca akması gibi çok konuşarak/yazarak anlatırsın. Tabi konuşacakların/yazacakların boğazına düğümlenmiyorsa.
Reklam
9/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2018 21:21
İncelemeye, daha doğrusu kitapla ilgili bir şeyler yazmadan önce, bu kadar Tezer Özlü okumamdan endişe duyan arkadaşlarıma yaşamayı sevdiğimi söyleyerek başlamak istiyorum :)) Zira bir kısmının bu konuda endişe duyduklarını biliyorum :D Tezer Özlü'nün bu kitabı beni yeni iki yazarla tanıştırdı Cesare Pavese ve Italo Svevo. Bunun için ayrıca teşekkür etmek istiyorum kendisine. Pavese, Svevo ve Kafka'nın yaşadığı, yaşama tutunmaya çalıştıkları, kopmaya çalıştıkları ve koptukları yerleri adım adım gezmesi çok ilginç geldi. Sanki içini rahatlatmak ister gibiydi. Pavese'nin son kaldığı otel odasına gidişi ya da tüm şehri onun yazıları ışığında gezişi bana Oğuz Atay'ı ve Turgut Özben'in Selim'in intiharının peşine düşüşünü hatırlattı. Svevo'nun kızıyla tanışması ve kızı için yaptığı tanımlamalara hayran kaldım “Seksen dört yıllık geçmişi ile eksiksiz bir geniş zaman oluşturuyor" diyor mesela. Gördüğü ya da anlatılan çoğu kadın erkek ilişkilerine bakarken kendininkikerle karşılaştırması ayrı bir bakış açısı katıyor. O kadar özgüvenli yazmış ki, bunu her satırında her cümlesinde hissetttim. Kendinden ve kendi doğrularından o kadar emin ki.. Toplumun yapısına taban tabana zıt olduğu halde hemde. Kitabı okurken melankolik, çaresiz ya da üzgün hissetmedim. Elimde kitabı görenler böyle olduğunu düşündüğü için bunu söyleme gereği duydum. Tezer Özlü okurken kendimi evimde hissediyorum. Ve kitap bittiğinde ortada kalmış gibi oluyorum. Bu yüzden asıl kitap bitince üzülüyorum. Konu Tezer Özlü olunca intihar olgusundan bahsetmeden de olmuyor. Kitabı 1983'te Almanca yazdığında Bir İntiharın İzinde ismiyle yayınlıyor zaten. (Türkçe'ye de yine kendisi Yaşamın Ucuna Yolculuk olarak çevirmiş aslında.) Haliyle bu kitapla Tezer Özlü'nün intihar hakkındaki düşüncelerini de öğrenmiş oluyoruz.
Edebiyat
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Celal Uslu isimli okura yanıt verildi
Celal Uslu
Tercih edilebilecek bir acı tat benim açımdan Tezer Özlü.
9/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2018 21:21
İncelemeye, daha doğrusu kitapla ilgili bir şeyler yazmadan önce, bu kadar Tezer Özlü okumamdan endişe duyan arkadaşlarıma yaşamayı sevdiğimi söyleyerek başlamak istiyorum :)) Zira bir kısmının bu konuda endişe duyduklarını biliyorum :D Tezer Özlü'nün bu kitabı beni yeni iki yazarla tanıştırdı Cesare Pavese ve Italo Svevo. Bunun için ayrıca teşekkür etmek istiyorum kendisine. Pavese, Svevo ve Kafka'nın yaşadığı, yaşama tutunmaya çalıştıkları, kopmaya çalıştıkları ve koptukları yerleri adım adım gezmesi çok ilginç geldi. Sanki içini rahatlatmak ister gibiydi. Pavese'nin son kaldığı otel odasına gidişi ya da tüm şehri onun yazıları ışığında gezişi bana Oğuz Atay'ı ve Turgut Özben'in Selim'in intiharının peşine düşüşünü hatırlattı. Svevo'nun kızıyla tanışması ve kızı için yaptığı tanımlamalara hayran kaldım “Seksen dört yıllık geçmişi ile eksiksiz bir geniş zaman oluşturuyor" diyor mesela. Gördüğü ya da anlatılan çoğu kadın erkek ilişkilerine bakarken kendininkikerle karşılaştırması ayrı bir bakış açısı katıyor. O kadar özgüvenli yazmış ki, bunu her satırında her cümlesinde hissetttim. Kendinden ve kendi doğrularından o kadar emin ki.. Toplumun yapısına taban tabana zıt olduğu halde hemde. Kitabı okurken melankolik, çaresiz ya da üzgün hissetmedim. Elimde kitabı görenler böyle olduğunu düşündüğü için bunu söyleme gereği duydum. Tezer Özlü okurken kendimi evimde hissediyorum. Ve kitap bittiğinde ortada kalmış gibi oluyorum. Bu yüzden asıl kitap bitince üzülüyorum. Konu Tezer Özlü olunca intihar olgusundan bahsetmeden de olmuyor. Kitabı 1983'te Almanca yazdığında Bir İntiharın İzinde ismiyle yayınlıyor zaten. (Türkçe'ye de yine kendisi Yaşamın Ucuna Yolculuk olarak çevirmiş aslında.) Haliyle bu kitapla Tezer Özlü'nün intihar hakkındaki düşüncelerini de öğrenmiş oluyoruz.
Edebiyat
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Celal Uslu
Tükettiğimiz her kitabın ardından damağımızda bir tat kalır, Yaşamın Ucuna Yolculuk'dan sonra tat alıcı reseptörlerim 'en yoğun bitter çikolata' ve 'acı kahve' tadı uyarısını vermişti.