Düşünceokuru

Düşünceokuru
Tüm kitaplarımın sahibi var Gördüğün yüzler yeter diyor bilinçaltım
Puan vermedi·400 syf.··
2018 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2018 18:38
Tasavvuf. Ne büyük bir kelime! Bu büyük kelimenin hakkını, hiçbir zaman veremeyeceğimi tekrardan anlamış oldum. Bu da, bu kitap sayesinde oldu. Kitabı, bana samimi olduğum bir arkadaşım önerdi. Kendisine, düşüncesel ve duygusal olarak çok yardımı dokunduğunu söylemişti. Benim son zamanlardaki hallerimi göz önüne alarak, bana da yararı dokunacağını söyledi ve tavsiye etti. Açıkçası, kitap, beni çok sarstı. Kafka'nın bir sözü vardı; "Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?" tam olarak bu oldu. O yüzden, kitabı tavsiye eden arkadaşımla okuduğum kısımları tartışmam gerekti. Misafirliğe çağırdım ve neredeyse iki gün iki gece tartışma yaptık. Yavaş yavaş, düşe kalka, yok olup dirile dirile kitabı bitirdim. Anladığım şekilde kitap dört bölümden oluşuyor. İlk bölümde, Feridüddin Attar, Allah'a olan sevgisini ve hayranlığını dile getirmiş. Kelimelere, kendini vererek anlatmaya çalışmış. Hiçbir şey olarak, içindeki her şeyi anlatmaya çalışmış. Aklının ve gönlünün el verdiği kadarıyla; içinde olanları O'na layık bir şekilde yazmaya çalışmış. Ve her denemesinin sonuna da, acizliğini ve söylenebilecek her şeyin üstünde olduğunu dile getirmiş. Ama benim gözümde ise, benim hayal edebileceğimden de ötede bir anlayışı ve anlatışı vardı. Buradan doğacak iç çatışmaları, siz hesap edin. İkinci bölümde ise, Hz.Muhammed'e olan sevgisini ve hayranlığını dile getirmiş. Burada, onun güzelliklerini, yaşadıklarını, yüceliğini ve etkilerini anlatmayı denemiş. Tabii, yine kendinin-acizlik ve hiçlik- farkında olarak bunları yapmış. Yol konusunda bir çok fikri, bu bölümde görebilirsiniz. Çünkü, burada Hz.Muhammed'in gösterdiği yolların güzelliğini ve nasıl ilerlemeye çalıştığını anlatıyor. Üçüncü bölümde ise, Kuşların İlahisi
Edebiyat
Mantıku't-Tayr: Kuşların İlahisiFerîdüddin Attâr · Türk Edebiyat Vakfı Yayınları · 20166,3bin okunma
Reklam
"Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı."
Kitabın son cümlesi·Kitabı okudu
Edebiyat
Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi.
Sayfa 1·Kitabı okudu
Edebiyat
Puan vermedi·143 syf.··
Beğendi
·
2017 26. kitabı
"Insan hayatını ziyan eder" "Insan daima erken ölür" Yaşanmamış ask ta varsa, Oyle ki bir sinema film inin yansimasidir geceye Soluksuz izliyorsun,replikler cabası varlık ve hiclik Ölüm ayni anda çalıyor kapıyı ayni kente tanismamis iki genç .. Her ikiside ihanet sarnıcının icerisinde..Dunyada iyi ahlakı ilke edinmiş iki insan..olumden sonra tanisip ask i yasiyorlar .dunyada hissetmedikleri duygu.. Sınıfsal celiskilerin olmadığı yerdeler ve romantizm.. Yine o bilici çıkıyor sahneye?! 140.madde diyor. (Hukuk her yerde hukuk) eksik olan tek sey "hissetme dokunma"..geri dönüş dunyaya Şartlı ve kaideli 24 saat..Bu kadar gersini okuyun derim.. Not :her sey çıkarabilirsiniz bu romanda ve hatta bir iki gün yürürken sahneler belleginizi yorar" :)))
Sinema
İş İşten GeçtiJean-Paul Sartre · Varlık Yayınları · 2010922 okunma
İlk aşk unutulmazmış. Peki ya son aşk? Ölürken ruhunuzun bedeninizden sökülen o son parçası? Camilerde omuz omuza duran kambur ihtiyarların kalbi büsbütün boş mu sanıyorsunuz? Peh.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Edebiyat