Gülün Adı...
(...) Serbest tedailerle ilerliyoruz… Ben: Vücudda olan ben, benek, siyah nokta… Hindû: Vücudda olan ben. Hindliler gibi pek esmer adam. Zuhal, Satürn… Hande: Gülme, gülüş.. “Ben” kelimesinin ikili anlamı gibi, Türkçe “gül” kelimesi de hem “gülmek” fiilinin köküdür, hem de “gül” bitkisi için kullanılır. Bu iki mânânın bir arada olduğu bir eser, Umberto Eco’nun “Gülün Adı” adlı romanıdır. Eco bu eserinde, Ortaçağ’da Kilise’nin “gülme”ye aşırı karşı olduğunu, sırf bu yüzden Aristo’nun gülme ve gülüş hakkında yazdıklarını dahi yasakladıklarını anlatır. Yasaklamak, “gülün dikeni” kabilindendir. Nitekim “gül” anlamına gelen “dâbî” kelimesi, “kapıya konulan yassı enli demir, sürgü” anlamına gelen “dabbe” ile aynı soydandır…
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998), DANTE'NİN YOLCULUĞU -II- (İlâhî Komedyadan Tilki Günlüğüne)
Akademya Yazıları
Neml suresi
طٰسٓ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْقُرْاٰنِ وَكِتَابٍ مُب۪ينٍۙ Tâ, Sîn. Bu, Kur’ân’ın ve apaçık Kitab’ın ayetleridir. Neml 1 هُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ Müminler için bir hidayet ve müjdedir. 2 اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ O (müminler ki) namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir ve ahirete de yakinen iman ederler. 3 اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ اَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَۜ Şüphesiz ki ahirete inanmayanların amellerini kendilerine süslü gösterdik. Böylece onlar, şaşkınlık içinde bocalamaktadırlar. 4 وَاِنَّكَ لَتُلَقَّى الْقُرْاٰنَ مِنْ لَدُنْ حَك۪يمٍ عَل۪يمٍ Kuşkusuz, bu Kur’ân’ı hüküm ve hikmet sahibi, her şeyi bilen (Allah’tan) almaktasın. 6 فَلَمَّا جَٓاءَهَا نُودِيَ اَنْ بُورِكَ مَنْ فِي النَّارِ وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ Oraya geldiğinde ona seslenildi: “Ateşte olanlar ve çevresindekiler mübarek kılındı. Âlemlerin Rabbi olan Allah tüm eksikliklerden münezzehtir.” 8
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
(Kıyametin kopmasına dair) o söz başlarına gelince, onlara yerden bir Dâbbe (garip ve acayip bir canlı) çıkarırız ki o, insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını kendilerine söyleyecektir. (Artık tevbe kapısı kapanmış olup gerçek inananla inanmayan ortaya çıkacaktır.)(neml/82)
Sayfa 383·Kitabı okudu
Onlara verilen söz (Kıyamet vaadi, ahiret, yeniden diriliş) başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe çıkarırız. O onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler. Neml 81-82 Yorum: Modern müfessirler dabbe için ; Yapay zeka ile donanımlı bir robot yada ona benzer bir yaratım olabileceğini söylüyorlar.
Kitap Alıntısı
​"...Rahmetli Osman Dede’ye göre leylek de mukaddes bir kuştur ve kuşlar arasında insan-ı kâmilin temsilcisidir. Leyleğin özelliklerinin başında muhacir bir kuş olması gelir. Yazın her geldiğinde aynı yere yuvasını yapar, yani vatan-ı aslîsini yahut feyz aldığı yeri bilir. Bu özellikleri dolayısıyla kelaynağa benzer. Onlar da her yıl Urfa’nın Birecik ilçesine gelir ve yazlarını orada geçirirler. ​İkinci özelliği, halk arasında “lak lak” diye ses çıkarttığı söylenmesine rağmen, bu çıkarttığı sesin aslında “Hakk Hakk” oluşudur. ​Keza bazı yerlerinin beyaz, bazı yerlerinin siyah olması..." ​ ​"...Hayvanlar âleminde kâmil olarak kabul edilen hayvan attır. Atın insanlara yardımcı olması ve yakınlığı ona bu vasfı kazandırmıştır. ​Hayvanlara genel olarak 'dabbe' denmektedir. Hocalar “Kıyamet kopmadan önce dabbet-ül arz çıkacak” derler. Kıyam, kalkmak demek olduğuna göre kıyam etmeden (ayağa kalkmadan) önce ayağını yere basacak, sonra ayağa kalkacak demektir. Bu durumda dabbet-ül arz, arzda yürüyen hayvan anlamına gelmektedir. Bunun ne olduğunu çok çok iyi düşünmek gerekir."
Sayfa 333·Kitabı okudu
Dabbe kelime anlamı olarak debelenen, canlı demektir. Her dabbeyi kendi kudretinin içine alan, "Yerde ve gökte hiçbir dabbe yoktur ki perçeminden tutmuş olmayalım." veya "Hiçbir dabbe yoktur ki onun rızkını biz vermeyelim." diye buyurun Allah'ın (c.c.), bir yaratığı; dabbetülarzı, "yerin yaratığı" diye niteleyip, adeta kudretinin dışında göstermesi ilginç değil mi? Esasında dabbetülarz, insanların müdahalesiyle, çabasıyla çarpıtılmış, başkalaştırılmış "canlımsı"lardır. İnternet de olabilir, bir virüs de...
Sayfa 51 - Hayat Yayın Grubu·Kitabı okuyor
İnsan ve Hayat