Puan vermedi
Adalet kıpırdamamalı, yoksa terazi bir tarafa yatar ve karar adil olmaz. ✓✓✓ Suçtan çok suçluya odaklanan yargı sistemini anlatıyor Kafka. Yine her zaman yaptığı gibi sorunları ortaya koyar ama bir çözüm önermez. Bu yüzden okuyucu aslında kendi mantığıyla, görüşüyle, bakış açısıyla yorumlar okuduğunu. Kafka'yı okurken oluşan kasvetli, karamsar, yoğun duygu bunalımlarını yine kendisi dağıtır okuyucu, ya da dağıtamaz. Oturduğu koltukta mıhlanıp kalır. Duygu labirentinin çıkışını bulabilen azdır.. Dostoyevski ve Nietzsche 'den etkilenmesine şaşmamak gerek. Eserlerinde kullandığı gerçekle fantastik harmanı kahramanları bunu destekler tarzda. Hukuk tahsili yapmasından dolayı da suç, özgürlük, yabancılaşma gibi temalara sıkça değinir yazılarında. Yoğun bir karamsarlık , çaresizlik havasını hissettirdiği romanları okuyucuyu bazen bunaltsa da özünde der ki; 'dön de içine bak, senin temelinde de var o duygular' Biraz yorucu da olsa iyidir Kafka okumak :)
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202164bin okunma
10/10
·120 syf.··
2023 333. kitabı
Cumhuriyet Sevdası Ece Özbaş Merhabalar Yazarımız Ece Özbaş ın,kalemiyle daha önceden tanışmış bir okuru olarak #cumhuriyetsevdası eserini de bir solukta okudum. Önceden severek okumuş olduğum #deldelice eserinde,gerçek hayat hikayesini kurgulayarak,kadına siddet konusunu işlemiş ve okurlarına toplumsal mesaj verdiği bir eserdi.Eğer henüz okumadıysanız mutlaka #okuyun derim. Peyami Safa ve Cahit Sıtkı Tarancı nın hayata bakışı,sanatı ve eserlerini kaleme almış olan yazarımızın tum eserlerini okumayı cok isterim Cumhuriyetin 100. yıl neşesine katılan yazarımız Ece Özbaş, akıcı kalemiyle,okurlarını yeni bilgileri kolayca öğrenebilmesi adına bu eseri kaleme almış.İyi ki almış bizlerde eser vesilesiyle 11 yaşındaki Sevda ile , tarihe gizemli bir yolculuğa çıktık #mitoloji, #felsefe ve #tarih ile harmanlanmış olan eserimizi okurken bolca bilgilerimizi tazeledik Bizler Cumhuriyet in ışığında, birbirimize sımsıkı bağlanırsak,bizleri hiç bir güç dağıtamaz arkadaşlar Bu arada eserimizde,Mustafa Kemal Atatürk ün #cumhuriyet ve #23nisanegemenlikbayramı ve #bilimedair söylediği tüm değerli sözleri tek tek not aldım.Uzun lafın kısası dolu dolu bir eserdi Büyük bir keyifle okuduğum eseri sizlere de #tavsiyeediyorum @yayinevimavinefes @narsist.kitap Vuslat teki @anne.okur #vuslatınkitapkurtları #okuyanteraziokuyor #okuyanterazi
Cumhuriyet SevdasıEce Özbaş · Mavi Nefes Yayınları · 202318 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·192 syf.··
2023 123. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2023 00:00
Kurumsallaşmış bir sistem olarak moda, giysi ve giyim tarzlarına odaklanan diğer moda yaklaşımlarından farklı. Modanın kurumsal gelişiminin sosyal bağlamına yönelik bir ilgi eksikliği var ve modabiliminin konusu da bu. Birçok estetik ötesi unsuru hiçe sayamayız, yapısal-işlevsel bir yaklaşım benimsenmeli; ürünlerin üretimi, dağıtımı ve tüketimi ayrıca bunlarla çok yakın ilişki içinde olan hizmetleri kapsar. Bir toplum üretmediği bir şeyi dağıtamaz ve dağıtmadan üretemez. Modayı sadece giyimle sınırlamaz; aynı zamanda moda ile kültürel semboller, kimlik ve toplumsal yapılar arasındaki ilişkileri inceler. Sadece sosyal roller, kurumsal örüntüler ve sosyal yapı gibi standartlaştırılmış öğeler değil konumuz. Bireylerin ve toplumların bu soyutlamayı nasıl kullandığını öğrenmemiz ve konu hakkında bilinçlenmemiz lazım ki, kapitalizmi daha iyi anlayabilelim. Nihayetinde, moda kavramını çok boyutlu bir şekilde ele alan önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Moda ile giyim arasındaki farkı anlamanıza, modanın kültürel ve sembolik boyutlarını keşfetmenize ve modanın toplumsal yapılar üzerindeki etkisini anlamanıza yardımcı olacaktır. Giriş niteliğinde okunabilir mi emin değilim, daha temel kaynaklar elbette ki vardır.
2023 Okuma Raporları
Moda-loji: Moda Çalışmalarına GirişYuniya Kawamura · Ayrıntı Yayınları · 201632 okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2023 20. kitabı
DİPÇE : Woolf'un yapıtları arasında "en otobiyografik" ifadesiyle anılan ve Times dergisinin, "En İyi Yazılmış 100 İngilizce Roman" listesinde yer alan 'Deniz Feneri' , otobiyografik ögelerin sunduğu kolaylıkla, en rahat okunan kitaplarından biri olarak da ifade edilebilir. Otobiyografik vurgusu, yazarın hayatına göz atma durumunu kaçınılmaz kılar ve görüldüğü üzere İskoçya'nın Skye Adası' nda bir yazlıkta konuklarını ağırlayan Ramsay ailesi okura canlı karakterlerle göz kırpar. Mr.Ramsay, Mrs. Ramsay, kardeşler ve özellikle Ressam konuk Lily Briscoe, taşların oturduğu, zihinlerde eşleşen Woolf'un gerçek kişileridir. Gerisi okurun bu karakterler aracılığı ile Woolf'un çocukluğuna, beklentilerine, özlemlerine ve hayal kırıklıklarına dokunduğu bir yolculuğa dönüşür. Ramsay Ailesi kalabalık bir ailedir. Baba entelektüel yazar kimliğinin yanı sıra karamsar hüzünlü ve ilginç biçimde despot kişiliğiyle karşımıza çıkar. Anne ise romanın başkişisidir aslında. Viktoryen dönemin ideal kadın portresiyle biçimlendirilmiş, yetenekli ve sezgisel olmasına karşın budanmışlığına vurgu yapılan muazzam örülmüş bir karakterdir. İdealize edilmiş kadının ( eş, anne, ev sahibi...) hayat tarafından öğütülmesinin altı özenle çizilirken anneye karşıt kurgulanan ressam Lily'nin evlenmemiş bir kadın olmasına rağmen kişisel fikirleri, yetenek ve zevkleriyle yaşama kök salması tırnak içinde verilir. Viktoryen dönemin geriye itilmiş kadın kimliği sürekli erkeği onore eden erkekle anlam kazanan bu nedenle içten içe tükenen varlığı ile Woolf'ta kırılgan bir öfkeye dönüşür. 13 yaşında kaybettiği annesine ve ölüme duyulan bu hüzünlü öfke Deniz Feneri' nin ışığında daima belirir. Keza, babanın entelektüel duruşuna duyulan saygıya rağmen onun anlamsız karamsarlığına kadın ve çocuk dünyasına
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
Puan vermedi·540 syf.··
2022 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2022 11:50
Bir yolcukla başlayan kitap, bir ailenin hurda bir komyonetle süren yolculuğuyla devam eder. Açlığı, sefaleti, ırkçılığı, umudu, ölümü, yaşamı, hayatın gerçeklerini görebilirsiniz Gazap Üzümleri'nde. Açlığı iliklerime kadar işleyen bir roman oldu Gazap Üzümleri... Sabah sofrada burun kıvırdığım yiyecekler için affedersiniz köpekten beter durumlara düşerek çalışmak zorunda kalan ailelerin dram yüklü yaşamlarına konuk olduğum her satırda kendimden utandım. Realist bir yazar olan işçi yazarımız yaşadığı acıları, yokluğu o kadar gerçekçi anlatmış ki elini uzatsan Tom'u tutabilir, Rosasharn'n gözyaşlarını silebilir, açlıktan ölmek üzere olan çocuklara süt verebilirmişsin gibi geliyor insana. Yuvayı kadın ayakta tutar, kadın kurar diye boşuna dememişler. Burda güçlü bir kadın profili çizilmiş ananın üzerinden. Kadının sabrı, kadının gücü, kadının umudu bitmedikçe aileyi kimse kıramaz, dağıtamaz. Ama kadın yıkıldı mı işte o zaman kötü sondan korkmak gerek... Ana işte bu dayanıklıktaydı bütün hikaye boyunca. Üzüldüğü, yıprandığı, ayakta duramaz olduğu anlarda bile aileyi dağılmaktan kurtardı. Yazarın dili sade, anlaşılır; üslubu doğaldır. Kullandığı ayrıntılı ve gerçekçi betimlemeler sayesinde olayların geçtiği yeri ve olayların akışını bütün çıplaklığıyla gözlerimizin önüne serebiliyor. Yazara Nobel Edebiyat Ödülünü kazandıran Gazap Üzümleri, birçok yapının, birçok sistemin eleştirisi niteliğindedir. Okurken duygulandığım, kimi yerinde okumaktan sıkıldığım güzel bir kitaptı. Tavsiye ederim...
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202145,8bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2022 16:00
Suzan Defter eseriyle Ayfer Tunç ile tanışmıştım ve aynı zamanda kalemine, hikayesine tabiri caizse vuruldum. İnsanların hayatında sıradanlıklarına, bilinen ama aynı zamanda görülmeyen öyle noktalara dokunuyor ki Ayfer Tunç, hayran kalmamaktan başka bir seçeneğim yoktu. Yazarın Kapak Kızı üçlemesinden önce yazdığı tekli romanları okumak istiyorum. İkinci sırada ise yer verdiğim romanı Aziz Bey Hadisesi oldu. Bu romanında Ayfer Tunç; insanın doğası gereği sahip olduğu zaaflarını, yanılgılarını, geç kalmışlığını ve buna bağlı olarak hızlıca geçip giden boş bir hayatı işliyor. Kitabı okurken kendinizden noktalar bulurken bir yandan da Aziz Bey size bir o kadar uzak bir insan oluyor. Arka kapak yazısında yer alan "Aziz Bey'in öyküsünü okurken, bir hikaye kişisinin varlığını çok yakınınızda hissedeceksiniz" cümlesi benim için kitabı anlatan en vurucu kısımlardan biri olmaktadır. Kitaba başladığınızda aslında sonunu bilerek okumaya devam ediyorsunuz. Bir geriye dönüş hikayesi. Aziz Bey'in ailesi, arkadaşları(!), aşkı, evliliği, kırgınlıkları, yanılgıları, işi ve kendi anlatılmaktadır. Suzan Defter kitabını okurken çok dağılmıştım ve dedim ki beni bu kadar başka bir karakter uzun süre daha dağıtamaz ancak Aziz Bey Hadisesi romanında yer alan Vuslat, Suzan kadar olmasa da beni çok ama çok üzdü. Aynı Kumru ile Kumru kitabını okurken Kumru'ya karşı hissettiğim duyguları Vuslat'a da hissettim. Onunla arkadaş olup, sarılıp yalnız olmadığını o kadar çok söylemek istedim ki... Ayfer Tunç'tan şuana kadar iki kitap okudum ve okumaya devam edeceğim. Şuana kadar gözlemlerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki bence yazar asıl vurgunu romanlarında yan karakteriyle yapıyor. Bu durumu da yalın, abartmadan o kadar olağan bir şekilde ele alıyor ki kalbimde çok başka bir yere dokunuyor sanki. İnanılmaz keyif
Edebiyat
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma