Bilinç ve bilgelik
Tıpkı denizdeki dalgaların aralıksız hareketi gibi bilincin hareketleri de hiçbir zaman son eşiğe varamaz.Ruhumuzdaki aralıksız hareketi anlayabilmek ancak dünyevi benliğimizi anlayarak olur.Bilgelik insan arayışının bir sonu olmadığını, amaçla arayışın aynı şey olduğunu bilmektir.
Alıntı
Aydınlık alan, etrafı devasa ağaçlarla çevrili büyükçe bir düzlüktü. Ağaçların gövdeleri kalın, saçları gürdü. Etrafa saçılan yumuşak dallarından örümcek ağlarını anımsatan yapraklar sarkıyor, topraktan yükselen mavi tonlarındaki yosunlar birer sarmaşık gibi gövdelerine tırmanıyorlardı. Düzlük, toprağın çe şitli yerlerinden fışkıran görülmemiş renkler ve biçimlerde bitkilerle doluydu. Ağaçların ardında coşkulu bir nehir gizleniyordu. Suları parlak mavi bir renkteyken dalgaların hareketi yavaş ve kıvrımlıydı. Dorian hipnotize olmuş bakışlarını nehirden ayırarak ortamdaki en baskın sesin sahibine sürükledi. Duyduğu ilk sesin sahibine.
Alıntı
Reklam
Yıllardır içime akıttığım alkol, dalgaların kayalıklarda tekrarlanan hareketi gibiydi ve fiziksel hasara yol açmaya başlamıştı.
1000Kitap
bunu yapmak çok keyifli :D
Suyun hareketi! Bir orkestra şefi gibi ellerimi, kollarımı hareket ettirsem ve dalgaların bana itaat ettiklerini düşünsem belki biraz zaman geçer...
Ahlaklı bir kimse, salt varlığıyla bile etkileyici olur; çünkü varlığı etrafında ikna edici bir hava yaratır., görünürde dar bir çevreyle sınırlı kalsa da, bu içsel etki, dalgaların hareketi gibi fark edilmeksizin ve durmaksızın daha uzaklara yayılır.
Ben dolunaylı bir gecede o güzel göllerimizden birinde teknenin içinde uzanıp gökyüzünü seyretmeyi hep sevmişimdir. Yelkenleri indiririm, kürekleri kaldırırım, sere serpe uzanırım ve gök kubbeyi temaşa ederim. Dalgalar tekneyi beşik gibi sallarken, bulutlar kuvvetli rüzgârın önünde sürüklenirken ay bir an kaybolur ve sonra tekrar belirir ve ben bu huzursuzlukta huzur bulurum; dalgaların hareketi beni teskin eder, tekneye vuruşlarının gürültüsü tekdüze bir ninni gibidir, bulutların hızla kaçışları, ışıkla gölgenin yer degiştirmesi beni sarhoş eder ve gözlerim açık, rüyalar ülkesinde bulurum kendimi. Şimdi de boylu boyunca uzanıyorum, yelkenleri topluyorum, kürekleri kaldırıyorum; özlem ve sabırsız bir beklenti beni kollarına alıyor ve sonra o özlem ve beklenti giderek diniyor, kutsanıyor, küçük bir çocukmuşum gibi beni bağırlarına basıyorlar; umutların cenneti başımın üzerinde bir kubbe gibi yükseliyor ve o kızın belli belirsiz görüntüsü tıpkı ay gibi süzülüp gidiyor yanımdan; o bir parlayan bir sönen aydınlığından gözlerim kamaşıyor. Fırtınalı bir gölde böyle çalkanmak ne kadar keyifli, kendinde böyle kıpırtılar duymak ne hoş.
Sayfa 29 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam