BİR ZAMANLAR ÜNİVERSİTE...
O zaman Üniversite, şimdiki kuyruk şöyle dursun, tutmamış bir piyes kadar müşterisiz... Bu hükmümden, “dalları bastı kiraz” hesabı, şimdiki pıtrak üniversitelerin verimini ve bu (damping) hâlini tuttuğum, bu manzarayı bir tekâmül saydığım zannı çıkarılmasın!.. Bugünkü hâl, tıpkı (enflâsyon) parası gibi, keyfiyet aleyhine bir kemiyet köpürtüşüdür; (kaşeksi)den çıkılıp semirmeye başlamanın değil, şişmenin neticesidir. Yoksa o öksüz devrin talebesi ve hocası, bugünün öğrencisi ve profesöründen kat kat kaliteli...
Ufuk: İsmail Hakkı Baltacıoğlu, ″12 SIĞIR YAVRUSU″ başlıklı 27 Nisan bölümü, İBDA Yayınları
Üstad Necip Fazıl Kısakürek
önde bütün uçlarıyla kaçak bir kent gecesi hava kavun ve mazot ekmeksiz tarım işçileri yolboylaıında dolmuşun pikabında konya kaşıkhavası akşam gazetelerinde bir başka faşing korkularda sevinçlerde kara afrika batakevlerinde damping ve silahın birdenbire namus oluşu ve silahın birdenbire yaşamak
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İslâmı ayağa düşüren Millî Selâmet Partisi'ne İslâm aşk ve nizamı bakımından aykırı mısınız; onlarca on para etmezsiniz!.. Üstün rehberlerini arayan Ülkücülerden ümit sahibi misiniz; çıkmaz sokaktasınız!.. Son zamanın velîler (damping)ine sahtekârlar panayırı göziyle bakmakta mısınız; cahilsiniz!..
Aralık 2015 (ilk defa Haziran 1980’de basılmıştır.), DİKKAT!, b.d.y
Ölçüler ve Anlayış
Ancak çok geçmeden bu güzelim yapı çöker, felaketler birbirini izler: Afyon Savaşları" yaşanır, tarafların eşitliğinin korunmadığı an-laşmalar yapılır, 1919 yılında Versailles Anlaşması'yla aşağılanır Çin, Guomindang yenilgileri yaşanır, Maoizm her şeyi yıkıp geçer. Mao Zedong 1976 yılında öldüğünde Çin'in dünya ekonomisindeki ağırlığı 18. yüzyıl sonuna kıyasla on kat azalmıştır. Ülke birçok içsavaş yaşar, (milyonlarca kişinin ölümüne yol açan) kanlı Kültür Devrimi sırasında öldürülmeyen Çinlilerin beyinleri korkunç şekilde yıkanır. Ancak Çin halkı dirençlidir, kaybettiği itibarı yeniden kazanmak isteği hiç yatışmaz. Ne olursa olsun, 960 yılı ile günümüz arasında Çin neredeyse dokuz yüz yıl boyunca dünyanın en büyük gücü olmuştur. Orta İmparatorluk ne pahasına olursa olsun eski konumunu geri kazanmalıdır. 19. ve 20. yüzyıllarda yaşadığı durgunluğun izlerini bir an önce sil-mek isteyen Çin Batılıların üç yüz yılda kaydettiği ekonomik ilerlemeyi otuz yılda gerçekleştirmek için çılgın bir yarışa girişir. Deng Xiaoping liderliğindeki Komünist Parti 1976 yılından itibaren ülkeyi kapitaliz me ve küresel mübadeleye açar. Çin Batılı ülkelere kıyasla rekabetçi avantajlar elde edebilmek için hem ekonomi hem de çevre konularında damping uygulamasına yol açan bir ekonomi politikası benimser. Bu sayede Çin ucuz tüketim ürünleri konusunda Batı'nın resmi tedarikçisi ve dünyanın fabrikası halini aldı. Son olarak da (aslında işin en önemli yanı bu) Pekin küresel ekonomik büyümeyi destekleyebilmek için ihtiyaç duyulan tüm cevherlerin ana üreticisi haline geldi. Orta Imparatorluk bugün, ekonomilerimiz açısından elzem olan 53 mineral kaynağın 33 tanesinin ilk sıradaki üreticisi; bunların çoğunda da küresel üretimin %50'sinden fazlasını gerçekleştirmekte. Bu göz kamaştırıcı başarının
Sayfa 14·Kitabı okudu
Netice: Komünizm böyle gelip böyle karar kıldı. Cumhuriyet İnkılâbıyle başladı ve onu kendisine uydurmaya baktı. Olmayınca, Türk ruh bütünlüğünü ezmekte, bunun için inkılâbı, siper diye kullanmakta en verimli taktikayı hiç bırakmadı. İkinci Dünya Harbi devresinde parti ve devlete hululünü son haddine vardırdı ve ilim ve sanat muhitlerinde köprü başlarını kurdu. 1960'dan sonra, çalıştığı tarlanın adamakıllı sulandığını ve gübrelendiğini gördü; ve bir (damping) bolluğuyle uçurttuğu sosyalizm balonlarından her elde bir tanesinin sallandığına şahit oldu. En nefret ettiği demokrasi yarıklarından girerek partisini bile kurdurdu ve temsilcilerini Millet Meclisi'ne kadar sızdırmayı bildi. Bugün de aynı siper altında ve en rahat şekilde çalışmakta... Ve mânaların ayıklanamaz, düğümlerin çözülemez hale gelmesinden en büyük avantajı devşirmeğe bakmakta ve her fırsatı kollamakta...
Sayfa 94 - Büyük Doğu Yayınları, 16. Baskı, Haziran 2020, İstanbul·Kitabı okudu
1000Kitap
İnkılâp ve inkılâpçılık; hak ve mutlak din Peygamberinin mukaddes ayak izleriyle açılmış yolu bulmak demektir! Şu (damping) malları kadar ucuzlatılan inkılâp ve inkılâpçılık mefhumunun (radyum) derecesinde nadir cevheri de, bizdedir. Gül bahçesine dağdan boşanan öldürücü sel halindeki inkılâbı, kurak toprağa gökten serpilen diriltici yağmur şeklindeki inkılâbla kıyaslarsanız, kaatil bıçağı ve operatör neşteri arasındaki farkı ve inkılâbı, İslâm gözlüğünden görmüş olursunuz.
15. Basım / Mayıs 2005
Alıntı