Selamun aleyküm cümleten.
Bu kitabı okumadan önce üstadın bize nakşetmeye çalıştığı İslâm'ın hakiki ruhunu daha iyi anlamak için diğer konferanslarını okuyaraktan bu kitaba başladım en sonda ise okuduğum sıralamayı sizlerle paylaşacağım. Ve bu kitap bütün okuduğum konferansları çevreleyen ve büyük doğu-ibda diyalektiğinin baş kitabı...
Hakikatten uzaklaşan, sağa sola savrulan, kendi ülkesinde esir yaşayan ve günümüz bütün sistemlerinin topyekûn ferdden cemiyete-cemiyetten ferde bütün sistemlerin hakikatini, incesi incesine kısırlığını açıklayan... ferdden cemiyete-cemiyetten ferde bütün sistemlerin hakikatini, incesi incesine açıkladığında ise hakikatin islamda olduğunun anlaşıldığı, sanattan estetiğe, ilimden fenne içten dışa-dıştan içe hakikatin islamda olduğunu, körlerin anlamamak için direttiği ve bizim içimizdeki sahtelerin ise bizi dinimizden peyderpey, en sonunda tamamen uzaklaştıran sahtekârların kahraman ilan edildiği bir zamanda bu sahtekârların içinde, Allah (c.c.) ve Rasulünün (s.a.v.) adının anılması yasak!!! Diyenlerin içinde Allah (c.c.) ve Rasulünün (s.a.v.)'ın adını anan, çırpınan ve bizi uyandırmak için her türlü fedakârlık veren, aşk içinde çırpınan üstadın bize bıraktığı, hakikat namına açıkladığı bir dünya nizamı...
Biz gençlere ise bu ruhu anlatırken vasıflarımızı ve bu vasıflardaki ilk örnek gökteki yıldızlar misali olan sahabileri tanımak, bu yoldaki çaremizi ve halimizi, bu sistemin ilerlemesi için ise içimizdeki sahtelerin ve dönmelerin vs. hepsininin tasfiyesini anlattığı bir dünya nizamı...
Ağır bir üslupla yazılmış, en yavaş okuduğum anlamak için kafamı zorladığım, zorlandığım, bazen anlayana kadar önemli işlerimi bile ertelediğim tekrar tekrar okuyacağım kitaplardan...
Bu kitabı okumadan önce ise okuduğum kitapların
Şayet bir esere Üstad "baş eserim" dediyse herkesin üzerine kuracağı cümle laf-ü güzaftan öteye geçmez. Okumalı, anlamalı ve aksiyona çevrilmesi gereken dört başı mamur harika bir eser.
Necip Fazıl Kısakürek'in kendi ifadesiyle 'bir arının petek ve bal yapmak için yaratıldığı gibi ben de bu ideolocyayı örmek için yaratıldım' dediği... Büyük Doğu fikri alt yapısının ne olduğunun en ince teferruatına kadar ilmek ilmek işlendiği. İslama 500 yıllık hizmetiyle nam salmış Türk milletinin Kanuni ile başlayan islamdan uzaklaşması sonrasında batının gölgesinde kalmaya başlağını, yakın tarihte ise bu gölgeden kurtulmak için adeta ruhumuzu nasıl sattığımızı, ham yobaz kaba softa dediği bir kısım dinci lakin dine zarar veren tayfanın islamiyete ve vatana nasıl zarar verdiğini ... bir devletin tüm kademeleriyle nasıl olması gerektiğini yazdığı, fikir çilesinin ürünü bir eser...
“Büyük Doğu?.. Bildiğimiz doğuş hâdisesine bağlı bir delâlet mi?.. Yoksa mâlum Şark dünyasına mı işaret?.. Birincisiyle beraber, yahut birincisinin içinde ikincisi!..” (s.9) diye atar müellif fikrinin temellerini.. Ve örümcek ağı gibi örer yavaş, sanatlı.. “O, kendini mekân çerçevesinde değil, zaman çerçevesinde gerçekleştirmeye talip.” (s.10) Şair’in baş eseri olma hüviyetindeki bu eser, yaptığı Doğu-Batı Muhasebesi analizleriyle bambaşka bir bakış açısı kazandırır.
İdeolocya ÖrgüsüNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20072,736 okunma
Dili ağır lakin içeriği fazlasıyla kuvvetli, üstadın ideal devlet ve toplum anlayışı üzerinde durduğu bir eser. Zaman zaman sıkıldığım ama bitirince tekrar tekrar okumak istediğim güzellikte bir kitaptı. Kitap konusunda söylenecek tüm sözlerim,kelimelerim ve lügatim eksik kalacaktır. Bu kitabın kıymetini sözlerimin aczliği ile değilde üstadın anlatımı ile doldurmak istiyorum.( Ayrı ayrı sayfa alıntıları paylaşmiyorum ki ön bir bilgi olsun )
Kıymetli eserden alıntılar;
" Hikmet mü’minin malıdır; nerede bulsa alır!”
“Bir dünya doğuyor, yepyeni bir dünya. Kat kat sis arkasında, yarı belirli, yarı belirsiz bir dünya...”
“Dünya bir iman ve nizam kaybetmiştir ve yeni zaman ve mekân şartları içinde bunlara muhtaçtır.”
“ Müslümanlık cevherini gübre beyinli yobazın dar ve ışıksız ruhundaki küf ve pastan ayıklayıp,tek zerresini feda etmeden milli Türk ruhunun tertemiz iptidaî maddesi halinde kullanacaktık. Bunu sezemedik, sezilecek olan buydu; sezilecek olan budur!”
“ Allah, âlemi insan, insanı da kendi marifetine ulaşması için yarattı.”
“ Ahlâk anlayıştan doğar ve anlayışı tamamlar.”
“ insan kafasının eşya ve hadiseler üzerindeki tecessüs ve hâkimiyet hakkını tatmin cehdiyle hareket eden Garplıya karşılık, eğer atom bombasını bizim dünyamız icad edemediyse, kabahati sadece iyi müslüman olmayışımızda arayalım!..”
Hiç ölmiyecekmiş gibi dünyaya ve hemen ölecekmiş gibi ahirete memuruz .
“Söz verdiği yerde günlerce dostunu bekledikten sonra, ona zımnen yalancılık isnat etmemek için günlerce yerinden kıpırdamayan velayet büyüğünün ahlakı... Buna muhtacız”
“Allah’ı sev! Ne kadar?.. “ Had” mefhumunu da yaratanın o olduğunu bilecek, onun tecelli ettiği her yerde hiçbir zatâ had imkânı kalmadığını sezecek, yani “had” mefhumunun zatiyle beraber bütün hadleri yok görecek,yoklukta bile
Serdar Tuncer'in dediği gibi Necip Fazıl'ın siirlerinde Çile şiiri ne ise düzyazilarinda da İdeolocya Örgüsü odur!
Üstadın diğer kitaplarını okumadan kalkıp "vücut hikmetim, tüm varlığım" dediği bu tespitlerle dolu fikir kitabını okumak için acele davrandım sanırım.. Okumaya başlarken de tereddütlüydüm aslında ama bir cahil cürreti işte giriştim okumaya. Okurken insan beynini zonklatiyor. Bu kitaba özel bir zaman ayırmak lazım diye düşündüm. Kısmet olursa sonra insalaah.
İdeolocya ÖrgüsüNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20072,736 okunma
Şu zamana okuduğum ve en zorlandığım kitap diyebilirim. Ve her müslümanın okuması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir eseri o zamanda yazıp ve bu zamana kadar gizli kalması şaheser bir durum. İslam hukukun gerçek yüzünü anlatması aslında nasıl yaşamamız gerektiğini ve kim olduğumuzu hatırlatıyor. Kitabı biraz yavaş ve gecikmeli şekilde okudum. Ara sıra açıp başlık başlık
okunacak bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Üstad'ın eline sağlık. Mekanı cennet olsun.
İdeolocya ÖrgüsüNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20072,736 okunma
İdeolocya Örgüsünü okumak benim için çok serencamlı geçti. 79 günde anca bitirişimin altında yatan sebeplerine değinmek istiyorum.
Bu eser hakkında Üstad Necip Fazıl diyor ki:
"Bu eser, benim bütün varlığım, vücut hikmetim, her şeyim... Ben, arının peteğini hendeseleştirmeye memur bulunması gibi, bu eseri örgüleştirmek için yaratıldım. Şiirlerim de, piyeslerim de, hikâyelerim de, ilim ve fikir yazılarım da sadece bu eserin belirttiği bina etrafında bir takım «müştemilât»dan başka bir şey değil.."
Eseri okurken bidayette Necip Fazıl'ın dilini anlamakta zorlanıyordum; onunla aynı lisanı konuşmamıza rağmen onu anlamak benim için oldukça meşakkatliydi. Çünkü belirli bir dil zevkine ve zengin bir kelime dağarcığına sahip değildim ve Üstad'ın ne dediğini anlayabilmem için eserin çoğu sayfasında sözlüğü açıp yabancısı olduğum kelimelerin ne anlama geldiğine bakmam ve bir sonraki sayfaya geçmeden okuduğum sayfayı yeniden okumam icab ediyordu. Ve bu iş beni çok yoruyordu. Binaenaleyh esere ara verdim çünkü bir şeyler ters gidiyordu. Bir başkasının anladığını ben neden anlayamıyordum? " Ben neyi yitirdim?" sorusuna yanıt aradım. Evvela yolum Nihad Sami Banarlı'ya çıktı ve iğdiş edilmiş acınası dil ve düşünce dünyamı seyre daldım. Aldığım yara büyüktü zira yaklaşık 53 yıl önce yazılmış bir eseri okuyup anlamakta azami zorluk çekiyordum. Kendime dil zevki kazandırmak adına bir takım okumalar yaptım. Okuduklarımın arasında en fazla müstefid olduğum Peyami Safa idi çünkü dil zevkinin yanında bir de Simerenya adında bir ütopyası vardı. O da kendince bozulan ahlaka ve dünya nizamına bir çare bulmuştu. Fakat Üstad'la en büyük farikası onun bulduğu panzehir batı ideolojilerinin zehirli taraflarını atıp uçuk kaçık ama harikulade bir ütopya inşa etmesiydi. Evet bu bir ütopyaydı ve bu
İdeolocya ÖrgüsüNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu · 19862,736 okunma
Üstadın kitabına inceleme yapmaktan âcizim..
Fakat şunu söylemek istiyorum; Rönesans, Tanzimat, Sanayi Devrimi ve son olarak Cumhuriyetle birlikte Batı'nın, İslam dini, değerleri ve özellikle kültürü üzerinde oynanan türlü zihniyet sömürgesi, ahlâk asimilasyonları ve genel bir ifâde ile medeniyet hırsızlığını; sanat, kültür, edebiyat ve maneviyat ve elbette islâmî bakış açısıyla temellendirdiği Büyük Doğu ideolojisinin mihenk taşı olan bu eser, körelmiş zihniyet ve kalplerimize şifa olmaktadır ...
Naçizane Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler, Üç Zor Mesele ve zirvede İdeolocya Örgüsü bu minvalde donanımlı bir okuma yapmak için güzel bir yol.
Sıralamayı anlaşılabilme kolaylığını göre hazırladım. İstifâdeli olsun ...
İdeolocya ÖrgüsüNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20152,736 okunma
Eserin ideolocyası var olan islamı yenilemek değil yitirilen İslam anlayışını her alana inkılap etmek.
Yitirilen islam inkılabını geri getirmek.
Yenilik mi olucak başta Allah’ın rızasını gözetip ona uygun adımı atmak,
Reform mu değişecek bunda peygamberlik izini görmek
İnkılap mı değişecek bunda vahiyin ayetlerine uygunluğunu ölçmek
ve daha bir çok alanda İslamın sesinin üstünde ses duymamak…
Bu minvalde olup Büyük doğu mefkuresinin temel taşlarını atacak olan gençlere seslenip kaynağını büyük insanların s/özlerinden ilham alıp bunu iman mayasıyla harmanlayıp bunu eserdede es geçilmeyen içtimai hayatın tüm alanlarına intikal ettirip her alanda islamın sedasını duyurup örnek alınacak toplumun garp değil islamın sedası olacağına, aklını garpa kiralayan insanın artık bu kafadan çıkıp aklını imanın memuriyetine bırakıp hürriyet bulacağına ve eserini baş yapıt olarak gördüğü ve vücudumun hikmeti diye nitelendirdiği eserin aslında tüm insanların varlık gayesi olup bunu aşılayıp islam bağışıklığı kazanıp her türlü virüse yada mikroba karşı korunma ile toplumsal
bağışıklık kazanan islam neslinin örgüsüdür.
Eser diğer okuduğum eserlerine göre ağır bir dil ile yazılmıştır niyetlendiğim mto talebeliğinin 5. eseri olup ilk 20 kitap listesinde olmasaydı da okuyacağım bir eserdir Yusuf kaplan dert sahibi olan kitaplar okuyun derken özellikle üstad ve Sezai karakoçun eserlerinin ilk sıraya koymasını daha iyi anlıyorum,
dert satıraya yansıyınca başlıyormuş anlaşılmamak bu anlaşılmamanın çilesini biz ağır bir dil olarak nitelendiriyoruz oysaki çilenin fikir sancısı
ama bu sancı nefsin kabuğunu çatlatacak bir doğumun habercisi…
Eseri kendi adıma tekrar okunması gerekir diyip herkese tavsiye ederim.
İdeolocya ÖrgüsüNecip Fazıl Kısakürek
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.
Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.
Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.