1000Kitap Logosu
İdeolocya Örgüsü
İdeolocya Örgüsü
İdeolocya Örgüsü

İdeolocya Örgüsü

OKUYACAKLARIMA EKLE
9.0
237 Kişi
852
Okunma
368
Beğeni
14,3bin
Gösterim
576 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 16 sa. 19 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Büyük Doğu Yayınları · Mart 2007 · Karton kapak · 9758180328
Diğer baskılar
İdeolocya Örgüsü
İdeolocya Örgüsü
İdeolocya Örgüsü
İdeolocya Örgüsü
İdeolocya Örgüsü
İdeolocya Örgüsü
4 mağazanın 7 ürününün ortalama fiyatı: ₺55,09
9.0
10 üzerinden
237 Puan · 50 İnceleme
Ayşegül İlyasoğlu
İdeolocya Örgüsü'ü inceledi.
500 syf.
·
79 günde
·
Puan vermedi
Büyük Doğu Macerası
İdeolocya Örgüsünü okumak benim için çok serencamlı geçti. 79 günde anca bitirişimin altında yatan sebeplerine değinmek istiyorum. Bu eser hakkında Üstad Necip Fazıl diyor ki: "Bu eser, benim bütün varlığım, vücut hikmetim, her şeyim... Ben, arının peteğini hendeseleştirmeye memur bulunması gibi, bu eseri örgüleştirmek için yaratıldım. Şiirlerim de, piyeslerim de, hikâyelerim de, ilim ve fikir yazılarım da sadece bu eserin belirttiği bina etrafında bir takım «müştemilât»dan başka bir şey değil.." Eseri okurken bidayette Necip Fazıl'ın dilini anlamakta zorlanıyordum; onunla aynı lisanı konuşmamıza rağmen onu anlamak benim için oldukça meşakkatliydi. Çünkü belirli bir dil zevkine sahip değildim ve Üstad'ın ne dediğini anlayabilmem için eserin çoğu sayfasında sözlüğü açıp yabancısı olduğum kelimelerin ne anlama geldiğine bakmam ve bir sonraki sayfaya geçmeden okuduğum sayfayı yeniden okumam icab ediyordu. Ve bu iş beni çok yoruyordu. Binaenaleyh esere ara verdim çünkü bir şeyler ters gidiyordu. Bir başkasının anladığını ben neden anlayamıyordum? " Ben neyi yitirdim?" sorusuna yanıt aradım. Evvela yolum Nihad Sami Banarlı'ya çıktı ve iğdiş edilmiş acınası dil ve düşünce dünyamı seyre daldım. Aldığım yara büyüktü zira yaklaşık 53 yıl önce yazılmış bir eseri okuyup anlamakta azami zorluk çekiyordum. Kendime dil zevki kazandırmak adına bir takım okumalar yaptım. Okuduklarımın arasında en fazla müstefid olduğum Peyami Safa idi çünkü dil zevkinin yanında bir de Simerenya adında bir ütopyası vardı. O da kendince bozulan ahlaka ve dünya nizamına bir çare bulmuştu. Fakat Üstad'la en büyük farikası onun bulduğu panzehir batı ideolojilerinin zehirli taraflarını atıp uçuk kaçık ama harikulade bir ütopya inşa etmesiydi. Evet bu bir ütopyaydı ve bu yüzdendir ki hayata tatbik ettirilmesi muhaldi. Üstelik ne yazık ki İslam'ı baz almıyordu ve bu yüzden kurutulmuş ruh köklerimize derman olamazdı. Ve geç tanışmış olsam da -sağolsun bir dostun tavsiyesiyle- Ahmet Haşim'in de fevkalâde yardımı dokundu. Lakin Ahmet Haşim'in dil zevkinden ziyade zâtı dikkatimi cezbetti. Onunla, kendözüne yabancı fakat düşman olmayan, batı hayranlığı derekesinde yalpalanmanın ne büyük bir ıstırab ve kayboluş doğurduğunu gördüm. Dil zevki mevzuu yavaşça hallolurken İdeolocya'yı yine elime aldığımda gene bir şeyler eksikti. Çünkü Üstad yanıyordu ve ateşe düşmeyen yanmayı bilemezdi. Üstad'ın çilesinden haberdar olmak, onu anlamak, yaptığı işin ne derece mühim olduğunu idrak etmek elzemdi. Dil zevkiyle beraber gayri ihtiyari yürüttüğüm zihin açıcı okumalarla (ki bunların bir kısmı Yusuf Kaplan'ın 100 kitap listesinde seviyeme hitap edecek kitaplardan oluşuyordu) İdeolocya'nın zeminini sağlamlaştıracak, bana Üstad'ın haykırışlarını anlamlandıracak kitaplar okudum. Sa'duddin Ökten, Aliya İzzetbegoviç, Seyyid Kutub , Sezai Karakoç, Abdurrahim Karakoç, Cemil Meriç gibi nice dert sahibi mütefekkire yolum düşüyordu.. Aliya ile çağı, ideolojileri, düşmanlarımızı tanıdım, Seyyid Kutub ise dirilişin ne kadar elzem olduğunu haykırıp duruyordu. Sezai Karakoç olmazsa olmazımdı ve onun eserleriyle müslüman olma coşkusu üzerime siniyordu. Ve yine sağolsun bir dostun tavsiyesiyle Cemil Meriç okumalarında aklımızı kiraya verdiğimiz aşikar oldu. Fikir adamlarımızın nasıl harcandığını, beyinlerimizin nasıl yok edildiğini gördüm. Ve bir uçuruma doğru yuvarlanıyorduk. Ne olacak, çare ne, kurtuluşumuz nerede! diye avaz avaz haykırdığım sırada İdeolocya Örgüsünü yeniden aldım elime. Ve gördüm ki Necip Fazıl kurtuluşumuzun reçetesini bizlere sunmuş, büyük titizlik ve incelikle hastalığımızı teşhis etmiş, bizi -hasta olduğumuza ikna ettirerek- ameliyat masasını oturtmuş ve merhamet neşteriyle ufunetli urlarımızı söküp atmış ve bize sıhhatli, müferreh, emniyetli, huzur dolu bir hayatın kapılarını açmış. O hayatın adı da kaybettiğimiz, unuttuğumuz, ondan başka her ucuz davayı, ideolocyayı tuttuğumuz ve tutunduğumuz yerlerden ellerimizi, bacaklarımızı, kafamızı ve en son ruhumuzu kaybetmeye kadar gittiğimiz sahte kurtarıcılarıdan azâde hakiki kurtarıcı fakat bir türlü kendisini görmediğimiz İslam'dı! Eseri okurken Üstad'a bolca dua ettim, bazı yerlerde kah güldüm, kah ağladım. Sinirlerimi geren öylesi yerler vardı ki lakin Üstad'ın üslubu sayesinde yüzümde kocaman bir tebessüm doğuyordu; üslubu fevkalâde zarif, ince ruhlu ve kendileri muarızlıkta son derece dâhi... ve unutmadan, argosuz hakaret edişine ise büyük bir hayranlık duydum. Yusuf Kaplan: "Yok oluş mevsiminde Türkiye’nin ruhunu üstad Necip Fazıl kurtardı! Hepimiz entelektüel olarak Necip Fazıl'ın paltosundan çıktık!' derken ne kastettiğini artık çok daha iyi anlıyorum. Ve Üstad'ın çektiği çileleri görmezden gelen, kulak tıkayan, ona sabık şair diye doğruluktan uzak çirkin yaftaları yapıştıran onun tabiriyle "tavla zarı kafalı tipleri" de Allah'a havale ediyorum. Eser, dünyaya, Türkiye'ye bakışıma yeni bir yol çizmekle beraber, puslu penceremi temizleyip, hakikati görmemin önünü açmış ve bana, celladına âşık mukallitliğin ne derece sefil bir hâl olduğuna vukufiyet kesbetmeme vesile olmuştur. Allah Teâlâ Hazretleri Üstad'dan razı olsun, ona çektiği çilelerin karşılığını fazlasıyla versin. Derecesini âlî, makamlarını ulvi eylesin... Umuyorum ve inşallah artık çekilen çile son bulur ve bu eser âlimlerimiz, âriflerimiz ve münevverlerimiz tarafından derinlemesine incelenerek, çağımıza uygun hale getirilerek en yakın zamanda yaşamımıza tatbik ettirilir.. Eserle kalın, dertli okumalar..
İdeolocya Örgüsü
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
64
Hasan Çiçek
İdeolocya Örgüsü'ü inceledi.
576 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Necip Fazıl ~ İdeolocya Örgüsü
Bu kitaba nasıl bir yorumla başlanır diye düşünmeden üstadın kitabın sonunda bir yazısından küçük bir alıntı yaparak başlamak gerek diye düşünüyorum…! ”Bu eser, benim bütün varlığım, vücut hikmetim, herşeyim,… Ben, arının peteğini hendeseleştirmeye memur bulunması gibi, bu eseri örgüleştirmek için yaratıldım. Şiirleri de, piyeslerim de, hikayelerim de, ilim ve fikir yazılarım da sadece bu eserin belirttiği bina etrafında bir takım “müştemilat”dan başka bir şey değil…” Üstadın bu sözü üzerine ne söylenebilir ki bilmiyorum. Ama tek gerçek hakikat var: Türkün, Türkiye toplumu ve ferdinin ve Müslümanın en büyük sorunu ve özelliği okumamaktır, cahilliktir eğitim eksikliğidir. Halifül melanimiz ortada. Cahilliğin olduğu yerde insanlar radikalleşmeye başlar. Cahillikten dolayı. Bir şeye kendini ait hissedip o şeyi ölümüne savunmaya başlarsın. Çünkü artık analitik düşünce yapını kaybetmişsindir, yok olmuştur o. Bir noktadan bakarsın herşeye at gözlüğü ile bakarsın.
İdeolocya Örgüsü
OKUYACAKLARIMA EKLE
41
Afife
İdeolocya Örgüsü'ü inceledi.
576 syf.
·
37 günde
Üstadın okuduğum 25 kitabı içerisinde onlarca piyes, hikayeler, ilim ve fikir yazıları tek bir gayeye uzanıyor: "Büyük Doğu İdeolocyası" Başyapıtı okumayı nasip eden Rabbime hamd olsun. O'nu kafa yapısını, fikir dünyasını anlamak isteyenler muhakkak İdeolocya Örgüsünü okumalı. Ben bu eseri okumadım. Üstat ile bir çay bahçesinde oturup konuştum. Öyle konuştuk ki bana bir ümid aşıladı, Büyük Doğu ufku aşıladı. Aynı zamanda beni dert sahibi eyledi, vazifelerime karşı sorumluluğumun farkına varmama vesile oldu. Rabbim Büyük Doğu mefkuresinde divane eylesin yolunda.
İdeolocya Örgüsü
OKUYACAKLARIMA EKLE
17