‘Dünya tarihinde, yalnızca Muhammed’e tabi olanların kendileri, insanları İslam’a davet ederken büyük bir tatlılık güzellik ve müsamahayla davet etmişlerdir. Onların dışında hiç kimse böyle güzel bir davette bulunabilmiş değildir.’
Doğruldu, yanındaki güzel yüzü avuçlarının arasına aldı, gözlerine doğru eğildi. Gözler iki buzul gölüydü, cam gibi ve sonsuz. Bana bakıyor. Bu bakışın ardında yüz ve beden kaybolmuş, yok olmuştu. Bu gözlerin ötesinde gece vardı. Kimsenin sahip olamadığı, el sürülmemiş, dokunulmamış gece. Gözlerine davet etti beni, gözlerine girdim; bu gecenin içindeyim: çıplak bir adam. Birkaç saat sonra ayrılacağım ondan, ama ayrıldığım halde sonsuzluğa dek onda yaşamakta devam edeceğim. Onda, bu adsız, sahipsiz gecede.
Kapının önünde kalmıyoruz ki, evin içine giriyoruz, ona sahip oluyoruz, benimsiyoruz, benimdir, diyoruz, istiyoruz, memnun oluyoruz. Gidenin arkasında ağlıyor, gitme! diye eteklerine yapışıyoruz. Hiçbir şeyi kendimizden ayırmıyoruz. Bir sofraya davet edilmiş değiliz; belki mütemadiyen içimizden yaratıyor, doğuruyoruz..Hiçbirimiz hayatı maddenin arızi bir hali gibi kabul etmiyoruz. Hatta bu işi anlamak isteyenler bile, sonuna kadar oyunun içinde kalıyorlardı. Herşey bizden geliyor, bizimle geliyor ve bizde oluyor. Ne ölüm var, ne de hayat var. Biz varız. İkisi de bizde. Onlar, ötekiler sadece zaman aynasından geçen küçük, büyük arızlardı.
Lailaheillallah, insanlık tarihi boyunca gönderilmiş olan bütün Peygamberlerin ortak davetidir. İstisnasız tüm Peygamberler toplumlarını bu hakikate davet etmişlerdir.
"Kıyamet günü Allah katında kulların en sevimsizi, yalancılar, kibirliler ve arkadaşlarına buğzedenlerdir. Arkadaşlarıyla bir araya geldikleri zaman onlara sevimli görünürler. Allah ve rasulüne davet edildikleri zaman ağırdan davranırlar. Şeytanın yoluna çağırıldıkları zaman ise çok acele ederek hareket ederler.
Biz budalalar! Yemeğe tatlıyla başlarsak ve tatlı üstüne tatlı yersek, midemizi ve sanatın bizi davet ettiği iyi, güç veren, besleyen bir yemeğe duyduğumuz iştahı bozmamız işten bile değildir.