"Bağışla, görüyorum ki bu kelimeyi duymaktan hoşlanmıyorsun."
"Devam et. ... Mesele kelimeler değil. Madem başladın devam et."
"Mesele kelimeler değil mi? Şahsen ben böyle bir iddiada bulunmaya cesaret edemezdim. Bazen bana mesele gayet de insanın söylediği, gizlediği ya da yazdığı kelimelermiş gibi geliyor; sırf onlar olmasa bile... Evet, buna inanıyorum."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor
böylesine hazırlıklı değilim daha.
Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum:
Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda.
Bir çiçekle dost ol, bir ağaçla dost ol.
Bir köpek ya da bir kediyle dost olabilirsin.
Bu sana çocuksu masumiyetini geri getirecektir.
İçindeki küçük çocuğu tekrar anımsamanı sağlayacaktır.
Unutma bir çocuk bilgedir.
Onun zihni henüz kirletilmemiştir.
Onun üzerinde bu yüzden Allah'ın rahmeti ve nuru vardır....
Eski İstanbul 'da mimarinin saltanatına rekabet eden başka güzellik varsa, o da ağaçlardı. Fakat buna rekabet denebilir mi? Doğrusu istenirse, ağaç mimarimizin ve bütün hayatımızın en lütufkâr yardımcısıdır. Beyaz mermerle, yontulmuş taşla uyuştuğu kadar, harap çatı ile, süsleri bakımsızlıktan kaybolmuş, yalağı kırılmış çeşme ile de uyuşmasını bilir. O güneşin adına söylenmiş bir kasideye benzer.