Bir derici bir gün şehre gelmiş. Çarşıda gezerken, güzel kokular satan attarların sokağına sapmış. Dükkânlardan gül, menekşe kokuları geliyor. Bu güzel kokular dericinin başını döndürmüş ve bu kokulara daha fazla dayanamayıp bayılmış. Halk, adamın başına üşüşmüş; kimi gül suyu koklatmış, kimi yüzüne su serpmiş, ama adam ayılmamış. Çarşıdan geçen diğer bir debbağ, yani derileri terbiye eden kişi, o adamı tanıyıp yanına yaklaşmış ve ona kötü bir koku koklatmış. Adam o kötü kokuyla birden ayılmış, kendine gelmiş. Yıllarca kötü kokular arasında yaşamaya alışan adama, attarlar sokağındaki güzel kokular ağır gelmiş.
Mevlana / Mesnevi·Kitabı okuyor
Nasreddin Hoca'yı Mevleviler katletmiş;
Onun, Kırşehir emirliğine atanan Mevlevi Cacaoğlu Nureddîn Bey’in şehirde yaptığı katliamda hayatını kaybettiği (1261) anlaşılmaktadır. Tokat, Sivas, Kayseri gibi büyük şehirlerde Mogollar, karşı çıkan esnafı, bunlar arasında savaşçı kalabalık debbag esnafını katlettiler. Ahîlere ait zâviyeler Mevlevîlere verildi. Bunun üzerine ahiler uzak Uc bölgelerine, Türkmenler arasına göç ettiler.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mogollarla işbirliği yapan ve Fars kültürüne tutkun Selçuklu seçkin sınıfına hitap eden Celâleddîn Rumî ile halk adamı Ahî Evren arasında düşmanlık vardı. Bu düşmanlık Mevlana'nın şeyhi Şems-i Tebrizî'nin katliyle (1247) ilişkilidir. Nâsirüddîn'in ahîleri, Mogollarla mücadeleye giren II. İzzeddîn Keykâvûs'u destekliyor-lardı, Keykâvûs 1254'te Kırşehir'e gitti. Mogol kuvvetleri onu yenilgiye uğrattılar (Sultan Hanı Savaşı, 1256). Anadolu'da isyanı bastırmaya çalışan Mogolların soykırımından Nâsırüddîn de kurtulamadı. Onun, Kırşehir emîrliğine atanan Mevlevî Caca oğlu Nureddîn Bey'in şehirde yaptığı katliamda hayatını kaybettiği (1261) anlaşılmaktadır. Tokat, Sivas, Kayseri gibi büyük şehirlerde Mogollar, karşı çıkan esnafı, bunlar arasında savaşçı kalabalık debbag esnafını katlettiler. Ahîlere ait zâviyeler, Mevlevîlere verildi. Bunun üzerine ahîler uzak uc bölgelerine, Türkmenler arasına göç ettiler.Osman Gazî'nin şeyhi Ede-Bali'nin, Kırşehri'nden (bugün Kırşehir) uca göçenler arasında bulunduğu ileri sürülmüştür. Keza, Orhan Gazî ile Bursa kuşatmasında hazır bulunan Abdal Musâ da ahîlerle beraber uca göçen dervişlerdendir. Türkmen halkı için Türkçe Garîbnâme adlı eseri yazan Aşık Paşa da Kırşehirli'dir. Bütün bu olaylar, Osman Gazî zamanında Sultan-önü ucunda rastladığımız ahîler ve abdal/kalendirîlerin, Orta-Anadolu'da 1256'da patlak veren Mogol-Türkmen mücadelesinin serpintileri olduğu olgusunu ortaya koymaktadır.
Sayfa 36 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Abdülaziz Debbağ Hazretleri “el-İbriz” eserinde şöyle demektedir:
"Kıyamet günü en şiddetli azaba düçar olacak kişi o kimsedir ki, Allah ona sağlam bir vücud, iyi bir akıl vermiş, fakat o, günler geçip gitmiş de bir kez olsun Rabb'ini aklına getirmemiştir. Fakat günah mevzubahis oldu mu, hemen ona yönelir ve günah işlemekten lezzet alır. Böyle bir kişi, her geçen gün masiyete dalar, Rabb'inden bütün bütün uzaklaşır. Bu yaşantısından da memnun olur ve beğenir. Böylelerinin kıyamet günü azabı pek çetin, pek dehşetli olur." Müslüman açgözlü olmamalıdır. Açgözlülük Allah indinde de, sâlihler indinde de kınanmıştır. Açgözlü olanlar, mal mülk, makam mevki hırsına kapılanlar, dünyaya, nefislerine hizmet etmekten, Allah'a kulluk etmeye, İslâm'a hizmet etmeye zaman ve firsat bulamazlar.
Sayfa 377 - İlkadım Dergisi·Kitabı okudu
Alıntı
"insan, dedi, "evvela ve asıl olarak kuldur. Asıl makamı da mevkii de budur aslında. ister debbağ olsun ister tüccar olsun ister asker olsun ve hatta isterse sultan olsun en nihayetinde asıl olduğu ve olacagı kuldur. Zira her bir şeyi bir gün geçip gider. Malı vardır iflas eder, mükkü vardır selde gider, tahtı vardır elden gider ama kulluğu gitmez. Ha o iyi kul olur ya da kötü. Bunu kendi bilir. Lakin kuldur, Allah'a kul."
Alıntı
Fatma Bayram
"Yazmamak ilmin afetidir." (Abdülazîz ed-Debbâğ) "Sevmek sıra dışı ya da kahramanca şeyler yapmak değil, sıradan şeyleri hassasiyetle yapmaktır." (Farid Farjad)
Alıntı