Felsefe zengin işidir!!!
DEFNE ORMANI Köle sahipleri ekmek kaygusu çekmedikleri İçin felsefe yapıyorlardı, çünkü Ekmeklerini köleler veriyordu onlara; Köleler ekmek kaygusu çekmedikleri için Felsefe yapmıyorlardı, çünkü ekmeklerini Köle sahipleri veriyordu onlara. Ve yıkıldı gitti Likya. Köleler felsefe kaygusu çekmedikleri İçin ekmek yapıyorlardı, çünkü Felsefelerini köle sahipleri veriyordu onlara; Felsefe sahipleri köle kaygusu çekmedikleri İçin ekmek yapmıyorlardı, çünkü kölelerini Felsefe veriyordu onlara. Ve yıkıldı gitti Likya. Felsefenin ekmeği yoktu, ekmeğin Felsefesi. Ve sahipsiz felsefenin Ekmeğini, sahipsiz ekmeğin felsefesi yedi. Ekmeğin sahipsiz felsefesini Felsefenin sahipsiz ekmeği. Ve yıkıldı gitti Likya. Hala yeşil bir defne ormanı altında
Sayfa 220·Kitabı okudu
Defne ormanı Köle sahipleri ekmek kaygusu çekmedikleri için felsefe yapıyorlardı, çünkü ekmeklerini köleler veriyorlardı onlara; köleler ekmek kaygusu çekmedikleri için felsefe yapmıyorlardı, çünkü ekmeklerini köle sahipleri veriyordu onlara Ve yıkıldı gitti Likya. Melih Cevdet Anday
Sayfa 33·Kitabı okudu
Reklam
Köleler ve köle sahipleri Köle sahipleri ekmek kaygısı çekmedikleri için Felsefe yapıyorlardı, çünkü Ekmeklerini köleler veriyordu onlara; Köleler ekmek kaygısı çekmedikleri için Felsefe yapmıyorlardı, çünkü ekmeklerini Köle sahipleri veriyordu onlara. Ve yıkıldı gitti Likya. Köleler felsefe kaygısı çekmedikleri için Ekmek yapıyorlardı, çünkü Felsefelerini köle sahipleri veriyordu onlara; Felsefe sahipleri köle kaygısı çekmedikleri için Ekmek yapmıyorlardı, çünkü kölelerini Felsefe veriyordu onlara. Ve yıkıldı gitti Likya. Felsefenin ekmeği yoktur, ekmeğin felsefesi. Ve sahipsiz felsefenin ekmeğini, Sahipsiz ekmeğin felsefesi Yedi, Ekmeğin sahipsiz felsefesini Felsefenin sahipsiz ekmeği. Ve yıkıldı gitti Likya Hala yeşil bir defne ormanı altında. (Melih Cevdet Anday, Defne Ormanı)
Arkadaşlarımla en az bir ay birlikte olmayı ve sağlıklı, sevecen dostlukları sayesinde huzura, dengeye, daha az dertli bir yüreğe ve daha hafif bir ruh haline kavuşmayı umuyorum. Benim için "toprak" kadar anne olan "deniz" gibi büyük, basit, ilkel şeylere tuhaf bir özlem duyuyorum. Bana öyle geliyor ki hepimiz, "doğa"ya çok fazla bakıyor, onunla çok az yaşıyoruz. Yunanlıların tutumunu son derece makul buluyorum. Onlar hiçbir zaman güneş batışları hakkında gevezelik etmez, çimenlerin üzerine vuran gölgelerin gerçekten mor olup olmadığını tartışmazlardı. Ama denizin yüzücü için, kumun da koşucunun ayakları için olduğunu bilirlerdi. Ağaçları verdikleri gölge yüzünden, ormanı da öğle vaktindeki sessizliği yüzünden severlerdi. Üzüm bağlarında çalışanlar, taze filizlerin üzerine eğilirken güneşin ışınlarını uzakta tutmak için saçlarına sarmaşıklardan bir çelenk geçirir, Yunanistan'ın bize armağan ettiği iki insan tipi, yani sanatçı ve atlet içinse, insana başka hiçbir yararı olmayan acı defne ve yabanmaydanozu yapraklarından çelenkler örerlerdi.
Sayfa 162 - Can Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Arkadaşlarımla en az bir ay birlikte olmayı ve sağlıklı, sevecen dostlukları sayesinde huzura, dengeye, daha az dertli bir yüreğe ve daha hafif bir ruh haline kavuşmayı umuyorum. Benim için "toprak" kadar anne olan "deniz" gibi büyük, basit, ilkel şeylere tuhaf bir özlem duyuyorum. Bana öyle geliyor ki hepimiz, "doğa"ya çok fazla bakıyor, onunla çok az yaşıyoruz. Yunanlıların tutumunu son derece makul buluyorum. Onlar hiçbir zaman güneş batışları hakkında gevezelik etmez, çimenlerin üzerine vuran gölgelerin gerçekten mor olup olmadığını tartışmazlardı. Ama denizin yüzücü için, kumun da koşucunun ayakları için olduğunu bilirlerdi. Ağaçları verdikleri gölge yüzünden, ormanı da öğle vaktindeki sessizliği yüzünden severlerdi. Üzüm bağlarında çalışanlar, taze filizlerin üzerine eğilirken güneşin ışınlarını uzakta tutmak için saçlarına sarmaşıklardan bir çelenk geçirir, Yunanistan’ın bize armağan ettiği iki insan tipi, yani sanatçı ve atlet içinse, insana başka hiçbir yararı olmayan acı defne ve yaban maydanozu yapraklarından çelenkler örerlerdi. Yaşadığımız çağa yararcılık çağı diyor, oysa hiçbir şeyin yararlarını bilmiyoruz. ... Bunun sonucu olarak bizim sanatımız gölgelerle oynayan ay sanatı, oysa Yunan sanatı doğrudan nesnelerle ilgili bir güneş sanatıydı. İlkel güçlerin arıtıcı olduğundan eminim, onlara dönüp onlarla birlikte yaşamak istiyorum. Tabii ki benim kadar çağdaş, enfant de mon siècle* biri için yalnızca dünyaya bakmak her zaman çok hoş bir şey olacak. Hapisten çıktığım gün, bahçelerde sarısalkımların, leylakların tomurcuklanmış olacağını, sarısalkımların altın titreşimlerinin rüzgârla huzursuz bir güzelliğe dönüşüp leylakların eflatun tüylerinin esen yelde savrularak her yanı benim için Binbir Gece Masalları kokusuyla dolduracağını düşündüğümde, mutlulukla
Sayfa 80 - *(Fr.) Çağımızın çocuğu. (Ç.N.) **(Fr.) Görünen dünyanın varlığını yaşayan. (Ç.N.)·Kitabı okudu
Harika
DEFNE ORMANI Köle sahipleri ekmek kaygusu çekmedikleri için felsefe yapıyorlardı, çünkü Ekmeklerini köleler veriyordu onlara; Köleler ekmek kaygusu çekmedikleri için Felsefe yapmıyorlardı, çünkü ekmeklerini Köle sahipleri veriyordu onlara. Ve yıkıldı gitti Likya. Köleler felsefe kaygusu çekmedikleri İçin ekmek yapıyorlardı, çünkü Felsefelerini köle sahipleri veriyordu onlara; Felsefe sahipleri köle kaygusu çekmedikleri İçin ekmek yapmıyorlardı, çünkü kölelerini Felsefe veriyordu onlara. Ve yıkıldı gitti Likya. Felsefenin ekmeği yoktu, ekmeğin Felsefesi. Ve sahipsiz felsefenin Ekmeğini, sahipsiz ekmeğin felsefesi yedi. Ekmeğin sahipsiz felsefesini Felsefenin sahipsiz ekmeği. Ve yıkıldı gitti Likya. Hala yeşil bir defne ormanı altında. Melih Cevdet ANDAY
Sayfa 82·Kitabı okudu
Reklam
Reklam