Şunu da biliyorum ki yarın insanların karşısına yepyeni bir halde, diyelim ki doktor veya avukat ya da profesör olarak çıksam, bu mesleklerden herhangi birinin kıyafeti ya fa faaliyetleri içinde kendimi yine ne başkalarının gözünde ne de kendi algımda tek bir kişi olarak göremeyeceğim. Şimdiden, herhangi birinin biçimine girdiğimi düşündümümde hapse tıkılmışım gibi dehşet duyuyorum.
Sayfa 193
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Katlanmak zorunda kaldığı her çaba kendisi için bir işkence olduğu halde, aralıksız didinip durması gerekiyordu.
Konutlar kültür tarihinde katedilen seviyelere uygun olarak değişmiştir, Geçmişteki konutların nasıl olduğunu yakın bir geçmişte yeryüzünün çeşitli yörelerinde rastladığımız konutlardan da anlayabiliyoruz. Öyle bir çağda ya şıyoruz ki bu bizi dehşet bir kibre sürüklüyor. Avrupamerikan tarzı bir görünümü sunmayan örnekler hep geri, ilkel olarak algılanıyor. Hâlbuki bu konutların hepsi olağanüstü bir zanaat harıkası ve bir teknik şaheseridir. Meselâ adamlar 40 m cıvarındaki ağaçların tepesine bambu çubuklarından kulübeler inşâ etmişler. Zemin bataklık ve çok rutubetli, her türlü haşere ortalıkta yaşıyor. Buram buram terliyorsunuz. Çok tatsız bir iklim hüküm sürüyor. Yabani ve yırtıcı hayvanlar da var. Yukarı çıkıyorsunuz, bir kere havası püfür püfür esiyor. Sanki içeride soğuk hava cıhazları varmış gibi serinletiyor. Nasıl yapmışlar bilmiyorum. Ağaca çentikler atmışlar ve olağanüstü çevik insanlar olduklarından maymun gibi zıplıyor, hopluyor, tırmanıyorlar. Ben çıkamıyordum, bana yukarıdan bambu liflerinden örülmüş bir halat atıyorlardı. Ona tutunarak ayaklarımı da çentiklere dayayıp ne zorluklarla çıkıyordum. Bir kere çıktıktan sonra bir daha inmek istemedim. Kalıcı konut dedikleri bu olsa gerek. İçeride ateş yanıyor, yemek pişiriliyor. Hiçbir koku moku yok.
1000Kitap
*~●。。。Bugün uğruna her şeyini feda edebileceğin bir insanı, bir kaç ay sonra gördüğünde yolunu değiştirmek ya da onun içeride olduğunu gördüğün kitapçıdan çıkmak, dehşet veriyor bana.
Sayfa 127 - Everest Yayınları Çeviren Ahu Antmen·Kitabı okuyor
Ufku kurşunla kaplı, donuk bir evrendir bu, Gecesinde hakaret, korku ve dehşet yüzen.
Sayfa 94 - Ayrıntı Yayınları 2.Basım 2018 Fransızcadan Çeviren Ahmet Necdet - PDF·Kitabı okuyor
Alıntı