Fareler ve kafesler
7/10
·352 syf.··
2026 6. kitabı
Ortaokul okuma listelerinden neden bir türlü çıkarılmadığını anlamadığım bir kitap daha. 1984 distopyasıyla, karanlık kurgusuyla, sarsıcı kelimeleri, yazımı ve sahneleriyle dehşet iyi ve gerçekten dehşet bir kitap. Nefesimi tutarak okuduğum sahneleri ile bu kitabı tanımla dediğinizde söyleyebileceğim tek şey "dehşet" olur. Önerir miyim? Öneririm ama giriş yaptığım cümleye de dikkat çekerek liseye gitmiyorsanız acele etmeyin diyeceğim. Gelgelelim kitabın yazımına. Orwell her ne kadar benim son derece rahatsız olduğum açıklıkta betimlemeler yapsa da kitabın gerektirdiği dil kesinlikle buydu ve Orwell'dan başkası yazabilir miydi, bilmiyorum. Kitap her şeye rağmen gayet hızlı okunabilecek bir kitaptı benim için ta ki dokuzuncu bölüme kadar. Sayfalarca ama sayfalarca kuru bilgi okumak hem kitabın akışını kesti hem de kitabı okuma süresini benim için birkaç gün kadar uzattı. Bu mutsuzluğumu ve sitemimi de böylelikle eklemek istedim Orwell'ın yazarken esinlendiği "Biz" kitabına da yazımı bitirmeden dikkat çekmek istiyorum. İyi okumalar dilerimm
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
Biraz hayal kırıklığına uğrattı... DİKKAT SPOİLER VAR
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Evet...ilk defa bir inceleme yazıyorum çünkü bu kitabı okuduğumda hissettiklerimi içimde tutmak istemedim. Kitap ilk başlarda gayet iyi ilerliyordu bir sıkıntısı yoktu ama yazar Euria'yı savunuyormuş gibi cümleler vardı yani okurken öyle hissediyordum sanki Euria'nın kötü olması mükemmel birşeymiş gibi... sanki zalim olması çok havalıymış gibi. Öyle bir hissiyat aldım bilmiyorum. Bence Euria kitapta fazla yüceltildi bu kadarına gerek yoktu. Ayrıca ne olursa olsun ben hiçbir zaman Euria'ya acımayacağım çünkü kötü olmak bir seçimdir. Herkes hayatta kötü ve dehşet verici şeyler yaşıyor ama herkes kötü olmayı sevmiyor Euira bunu kendisi seçti yani başına gelen herşeyi hak ettiğini düşünüyorum hatta daha fazlasını hak ediyordu. Şimdi spoilerli kısma geçiyorum (SPOİLER) ÇOOOK fazla gereksiz yere karakter öldüğünü düşünüyorum. Tamam Lin'in ölmesi çokta mantıksız gelmedi ama mesela diğerlerinin ölümü çok gereksizdi sanki sadece öldürmek için öldürüldüler ve çok aceleye geldi. Mesela Nyx ve Valro'nün düşünecek beyinleri yok mu Euria'nın öldürücü gücünden haberdarlar nasıl olur da canları çok kolay birşeymiş gibi Lin'in önüne geçip bizden yararlan diyebilirler? Lin bile kendine o kadar güvenmedi onlar nasıl güvendi pardon? Zatne ikisi de gereksiz yere öldü. Mesela Andros'un ölümü de çok aceleye getirilmişti. Ya resmen zafer kazanıldıktan sonra Andros'un öldüğünü öğrendik ve yazar bunu çok yüzeysel bir şekilde anlatmıştı bir cümlede anlatıp bitmişti. Zaten adamı bu kitapta tanıdık en azından onun için adil bir son gerekiyordu ölüm nedeni acayip saçma adamın kalkan ve saldırı gücü var buna rağmen Drystan'ın zaman kazanması için birkaç askerle savaşırken öldü öyle mi? Kulağa çok saçma ve mantıksız geliyor. Delhin ve Rakan'ın ölümünden de sanki günlük bişeyden bahsediyormuş
Diyarların YazarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 202691 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ses~Sabahattin Ali
10/10
·64 syf.··
2026 17. kitabı
Bu eserden önce,Sabahattin Ali’nin kaleminden, yalnızca Kürk Mantolu Madonna okumuş biri olarak söyleyebilirim ki,kesinlikle Sabahattin Ali’nin romanlarının yanın- da kısa öykülerine de şans verilmesi gerekli.İlk başta gözüme çarpan en büyük fark,komünist mesajların yoğunluğu.Toplumun sefaleti,kurumla- rın beceriksizliği,kadınlara uygulanan kötü muamele,burjuva(şehirli)sınıfla köylü sınıfın arasındaki fark ve şehirlinin,köylüleri bir yandan kardeş olarak gördüğünü idda edişiyle,onları aşağılaması arasındaki tezatlık bu öykülerde birebir işleniyor.Konuyla en alakasız görünen “Köstence Güzellik Kraliçesi” öyküsünde dahi,gazinolarda çalışan kadınların çektiği zulüm ve kapitalist sistemin seni kullanıp atması temaları işleniyor.Şüphesiz her öykü cidden pek dehşet verici olsa da,“Sıcak Su” öyküsü bir çalışanın patronuna yaranmak uğruna yaptıklarında ne kadar sınır tanımaz olduğunu ve yaptığından biraz bile olsa utanmayışını gözler önüne seriyor.Yanlış hatırlamıyorsam aynı hikâyede,dönemin kadınının,eşinden bağımsız birey olmasının imkansızlığını da anlatıyor.Kitaba ismini veren “Ses” hikâyesi ve diğer hikâyeler arasındaki farka dikkat ederseniz eğer,Sabahattin Ali’nin Türkçü düşünceden,Komünist düşünceye kayışını ve bu değişimin kalemine etkisine de şahit olabilirsiniz.
Edebiyat
SesSabahattin Ali · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20267,8bin okunma
10/10
·596 syf.··
2025 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2025 00:00
Fırtına öncesindeki o son sessizlik, sırlar perdesinin ardındaki karanlık gerçekler ve serinin en ağır trajedisine ev sahipliği yapan o unutulmaz basamak: Melez Prens. Bu kitapta Hogwarts, dış dünyadaki savaşa rağmen kapılarını açsa da artık hiçbir şeyin eskisi gibi güvenli olmadığını iliklerimize kadar hissediyoruz. Harry’nin iksir kitabındaki gizemli 'Melez Prens'in notlarıyla okulda parladığı, bir yandan da Dumbledore ile birlikte Düşünseli'ne dalarak Voldemort'un (Tom Riddle) geçmişine, zaaflarına ve Hortkulukların gizemine doğru çıktığı o yolculuk kitabın edebi omurgasını oluşturuyor. J.K. Rowling bu romanda muazzam bir denge tutturmuş. Bir yanda ergenlik aşkları, Quidditch heyecanı ve gençlik kıskançlıkları varken, diğer yanda Draco Malfoy’un omuzlarındaki çaresiz yük ve karanlığın adeta okulun koridorlarına kadar sızması kurguyu kusursuz bir tezatlıkla besliyor. Ve tabii ki o Astronomi Kulesi’ndeki şok edici, kalbimizi paramparça eden o uğursuz gece... Yeşil bir ışık parlamasıyla çocukluğumuzun ve Hogwarts'ın en büyük koruyucusuna veda ettiğimiz, ihanetle sadakatin birbirine karıştığı o dehşet anı. Bizi doğrudan büyük finale hazırlayan, serinin en melankolik, en derin ve en sürükleyici kitaplarından biri. #HarryPotterveMelezPrens #JKRowling #MelezPrens #HarryPotter #AlbusDumbledore #SeverusSnape #Hortkuluk #Hogwarts #FantastikKurgu #Kitapİncelemesi #KitapAlıntıları #1000Kitap #OkudumBitti #KitapÖnerisi #NeOkudum
Harry Potter ve Melez PrensJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202130bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:27
Merhabalarrr, umarım herkes iyidir! Bugün yakın zamanda bitirdiğim Gölge ve Kemik incelemesini yapacağım. Biraz geç kaldım inceleme yazmak için ama geç olsun güç olmasın 𑣲⋆ (Spoiler yok, rahatlıkla okuyabilirsiniz) Öncelikle ben bu kitaptan hiç spoiler yememek için çok uzun bir süre dayandım. Hedefim Kargalar Meclisi ve Sahte Krallık okumaktı, ama ben bir seriyi yarım yamalak okumayı sevmem, o evrenle ilgili her şeyi bilmek tüm karakterleri tanımak isterim. Uzun soluklu seriler çok hoşuma gider. Bu yüzden tüm seriyi almıştım. Çoğu kişi de Gölge ve Kemik üçlemesini beğenmiyor anladığım kadarıyla çünkü gördüğüm incelemeler ve aldığım yorumlar baya sabır duasıydı hep bana. Herkes bunun kitapla ilgili olmadığını, sadece kargalar meclisi kadar iyi olmadığını ve ana karakterin biraz salak olduğunu söyledi. Ben yine de şans vermek istedim çünkü ben de çok zeki falan değilim ahqsoxhwlfjf. Sonuç : Kitabı 0 spoiler ile okudum, hiçbir şeyi bilmiyordum ve dannn diye daldım kitaba. Kitabı okurken oldukça eğlendim, saray entrikaları olsun, yazım dilinin basitliği olsun beni sevindirdi. Daha ağır bir şey beklemiştim çünkü bu kitap yüzünden reading slump'a giren çok kişi gördüm, bu yüzden çok korkmuştum. İhtiyacım olan son şey bir reading slump şu anda. Ama kitap baya aktı, gitti. Su gibi akıp gitti, bir günde bitirdim diyemem, bir sürü işimin arasında okudum kitabı ve yavaş yavaş sindire sindire okumayı tercih ettim bu yüzden uzun sürdü, yani AŞIRI AKICIII!! diyemem ama akıcıydı yine de. Sadece olaydan çok Alina'nın iç monologları olduğu için okurken "tamam sus artık" dediğim yerler çok oldu. Neyse ki iç monolog okumayı seviyorum, özellikle Alina gibi saf salak karakterlerin, çünkü kendi dertlerimi bir süreliğine unutabiliyorum... Gelelim şimdi biraz daha detaya. Karakterlerden bahsedeyim. Bu
Gölge ve KemikLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20207,5bin okunma
Oralardan mümkün olduğunca uzakta olmak isterdim..
Puan vermedi·109 syf.··
2026 24. kitabı
"Başka bir ailede ve başka bir dünyada olsaydık, o kendisi olabilseydi ve ben kendim olabilseydim, ağabey ve kız kardeş gibi olabilir miydik?" Yazar, hikâyeyi büyük bir öfke ya da ajitasyonla değil de; adeta bir mahkeme tutanağı veya otopsi raporu soğukluğunda anlatıyor. Bu mesafeli dili, biz okuyucularda çok daha derin bir dehşet ve rahatsızlık hissi bırakıyor. Roman, tek bir ağızdan değil; Diana’nın abisi, öğretmenleri, doktorlar, komşular, jandarmalar, savcı ve sosyal hizmet uzmanı gibi farklı tanıkların gözünden parça parça aktarılıyor. Böylece sessiz kalıp görmezden gelerek suça ortak olan toplumsal yapıyı da bizlere sorgutlamış oluyor. Kitabın adı olan “Sakar”, aile içi şiddeti örtbas etmek için kullanılan basit bir bahaneden fazlası. Çevredeki yetişkinler de bu yalana inanmayı seçiyor; çünkü gerçeği kabul etmek, sorumluluk almayı gerektiriyor ve kimse sorumluluk alacak kadar cesur değil. Hatta bu durumdan kaçıp mesleğine ara verenler bile oluyor. Kurumlar ise tırnak içinde kurallara, formlara ve prosedürlere o kadar bağlılar ki gözlerinin önündeki somut insan dramını raporlar arasında kaybediyorlar.. Kısacası roman, kötülüğün yalnızca şiddeti uygulayanlardan değil; “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyerek sessiz kalan sıradan insanlardan da büyüdüğünü gösteriyor. Sayfaları çevirirken Diana için bir şeyler yapmak istiyorsunuz fakat kitaptaki karakterler gibi eliniz kolunuz bağlı kalıyor. Kitap bittiğinde geriye kalan ağır suçluluk ve huzursuzluk hissi, bence yazarın hedeflediği ve okuru yüzleşmeye çağıran en güçlü etkisi.
Alıntı
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma