General Nobile ve arkadaşları! İnsan saadetinin henüz acı olan balını biraz daha tatlılaştırmak için yeni özler toplamak ümidiyle esrarengiz kuzeye doğru uçan ve kanatlari kırılarak buz kayaları üzerinde uyuşup kalan asil arilar! Çengel parmakları üzerinde mütemadiyen karını sayıp duran küçük ve çekingen bir insanlığa mensup olmak arını bizeunutturan sizin o hesapsız ve delice cesaretinizdir.
YouTube Alex Jones' un ve onun İnternet sitesi olan lnfoWars'un videolarını 15 milyar kez önermiş. 2012 yılında gerçekleştirilen Sandy Hook katliamının düz­mece olduğunu, yaslı ailelerin hiç çocuğu olmayan yalancılar oldu­ğunu iddia eden feci bir komplo teorisyeni Jones. Bu iddialar sonu­cunda ölüm tehditlerine maruz kalan ailelerden bazıları evlerini terk etmek zorunda kalmışlar. Kendisine dava açıldığında mahkemede katliamın gerçek olduğunu kabul eden Jones, katliamı inkar ettiği sırada "bir tür psikoz" içinde olduğunu söylemiş -delice iddiala­rından sadece biri. "Bir karşılaştırma yapalım," diyor Tristan. "New York Times, Washington Post ve Guardian 'ın toplam İnternet trafiği ne kadar? Hepsini toplasan on beş milyara yaklaşmaz bile."
Metis Yayınları
Reklam
En etkileyici alıntılardan biri olmalı
“Sokağında savaş mı var? Ha? Evinin önünde insanlar birbirini mi öldürüyor? Git, çık, savaş sen de o zaman! Öl, yaralan, sakat kal! Açlık mı var sizin orada? Çocuk yap, onu ye! Kendini ye! Ama kalkıp da dünyanın öbür ucuna gideceğim diye benim hayatıma sıçma! Hem ne olacak ki oralara gidince! İliğine kadar sikileceksin! Başka ne olmasını bekliyorsun? İnsanlar kollarını açmış, seni bekliyor çünkü değil mi! Geri zekâlı! Gideceğin yerde hiçbir değerin yok, anlamıyor musun? Hem de hiç! Göreceksin! Kimse seninle otobüste yan yana oturmak istemeyecek! Kimse seninle asansörde yalnız kalmak istemeyecek! Kimse o hiçbir zaman düzeltemeyeceğin aptal aksanınla vereceğin selamları almak istemeyecek! Kimse seninle komşu olmak istemeyecek! Kimse çocuğunun senin çocuğunla arkadaşlık etmesini istemeyecek! Kimse senin dinine ait en ufak bir şey duymak ya da görmek istemeyecek! Kimse o yemeklerinin iğrenç kokularını içine çekmek istemeyecek! Kimse senin para kazanmanı istemeyecek! Kimse senin onlardan daha mutlu olmanı ya da daha uzun yaşamanı istemeyecek! Kimse bir kuyrukta senin arkanda olmak istemeyecek! Kimse gittiğin yerde oy vermeni istemeyecek! Kimse seninle yatmak istemeyecek! Kimse gözlerinin içine bakmak istemeyecek! Kimse seni bir insan olarak görmeyecek! Kimse adını sormak istemeyecek! İsteyen olursa da, inan bana, ya delidir ya da istiyormuş gibi yapıyordur! İnsanlar senden o kadar nefret edecekler ki yerleştiğin her yerde emlak fiyatları düşecek! Bunu anla artık! Ama hâlâ canını veriyorsun oralara gitmek için! Hâlâ çocuklarını terk ediyorsun! Hâlâ yıllarca öküz gibi çalışıp bizim gibilere vermek için para biriktiriyorsun! Demek ki... Demek ki her türlü acıyı hak ediyorsun. İşte ben de, tam bu noktada devreye giriyorum! Sana öyle şeyler yaşatacağım ki gidip bunu bütün o
Annem ya da babam olmayabilirdi, hayatı hep eksik his­setmemek için delice koşturarak yaşamış olabilirdim ama artık duracaktım; nefes alıp sahip olduklarıma sarılarak ya­şayacaktım.
Sayfa 546 - Dokuz Yayınları·Kitabı okudu
Düşününüz bir kere: gençlik, zekâ, güzellik, çılgın bir neşe, delice bir cesaret, tanınmış bir ad ve hiçbir havale ile gelmeyen, hesabını bile bilmediği bir para... Bu adamın aramızda nasıl bir etki yapacağını artık siz düşünün.
Yordam Edebiyat·Kitabı okudu
Çünkü benim dünyamda yaşayan ve benim durumuma düşen Türk erkeklerinin çoğu gibi ben de, delice âşık olduğum kadının aklından neler geçirdiğini, onun hayallerinin ne olduğunu anlamak yerine, onun hakkında hayaller kuruyordum yalnızca.
Sayfa 238·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam