O bir deprem değildi belki ama her defasında bana baktığında sarsılıp yıkılıyordum. Uçurum değildi ama ben gözlerinin karalığında füşüp kaybolduğuma yemin edebilirim.
Biz bir sarsıntıda evlerimizi terk ediyor, kendimizi sokağa atmaya çalışıyoruz. Gazze'deki Müslümanlar aylardır dünya tarihinde eşi görülmemiş bir katliama, bombardımana, zulme, işkenceye maruz kaldılar. Her an binalarının tepesinde bir füze patlıyor, binalar, hastaneler yerle bir oluyor. Biz depremde binalarımızdan çıktığımızda sokaklara, parklara, açık alanlara geçiyoruz. Onların böyle bir şansı da yok. Çünkü hiçbir yer güvenli değil.
Yağmur çiseliyor! Akıp gitsin üstümdeki küf! Yakam bağrım fora. Üç duble votkanın beklentisindeyim; dört şiddetinde bir deprem! "Mal ve can kaybı: dokuz gökdelen çökmesi ve üç kalp krizi".
Gündelik nefretin maliyetini kurtarmasa da fena değil.